İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 33. BİRLEŞİM · PAZAR

Vıı.tur (.sanayi ve ticaret bak., milli eğitim bak)

Nejat Gencan

Edirne Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 33. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Aralık 2003 · 903 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nejat Gencan (CHP), 21 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VII.TUR (.SANAYİ VE TİCARET BAK., MİLLİ EĞİTİM BAK)); konuşma 903 kelime.

Nejat Gencan (CHP, Edirne). “Vıı.tur (.sanayi ve ticaret bak., milli eğitim bak)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejat-gencan-22-2003-12-21-vii-tur-sanayi-ve-ticaret-bak-milli-egitim-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA NEJAT GENCAN (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 2004 malî yılı bütçesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Kabaca bir tabirle Sanayi ve Ticaret Bakanlığını tanımlamak gerekirse; sanayici, tacir, esnaf, sanatkârlar, KOBİ'ler, sınaî nitelikli tarımsal ürünün üreticileri, diğer girişimciler ve yetmiş milyonluk tüketici kitlesinin hizmet bakanlığıdır. 3 400 esnaf odası, 12 esnaf konfederasyonu ve bunlara bağlı 2 800 000 esnaf ve sanatkârımız vardır. Bütün ticarî ve sınaî şirketlerin denetlenmesi bu bakanlıkla ilgilidir. Bakanlık, bu hizmetlerini, 7 bağlı veya ilgili kuruluş ve 2 de ilişkili kuruluş aracılığıyla yerine getirmektedir.

Bu bakanlığın kuruluş amacını da kısaca hatırlatmak gerekirse; ülkenin sanayi politikasının, ülke şartları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda tespit edilmesi, kalkınma plan ve programlarında yer alan ilke ve hedefler doğrultusunda, sanayiin dengeli ve hızlı gelişiminin sağlanmasıdır. İlk kurulduğu yıllarda, sanayiin kurulmasına, ticarî faaliyetlerin gelişmesini sağlayarak yön veren bir bakanlığın, bugün geldiği nokta ortadadır. Girmeye çalıştığımız AB ülkelerinde, sanayi bakanlıkları, sanayi ve ekonomiye yön verecek yetkilerle donatılmıştır. Tabiî, ülkemizde, ekonomik faaliyetlerin yarıdan fazlası, finansal faaliyetler üzerine kurulmuştur. Bu anlayışı değiştirecek, ticarî ve sınaî faaliyetlere önem verecek bakanlığı yeniden yapılandırmanın gereği ortadadır arkadaşlar.

Ülkeleri, bölgeleri ve dünyayı göz önünde bulundurarak, uzun vadeli düşünmek durumundayız. Bu bağlamda, kesin hedefler saptamalı ve bu hedeflere ulaşmak için, ana stratejiler ve bunlara bağlı planlar belirlenmelidir. Bu bağlamda, ulusal politika önceliklerinin de ortaya konulması gerekmektedir. Öncelik konularında, devletin de son hızla kendisini yenilemesi gerekmektedir. Ülkemizde, şirketlerin yüzde 90'ının KOBİ olduğunu düşünürsek, önceliklerimizden birini ortaya koymuş oluruz. Geçmişten bugüne kadar, ülkemiz sanayiinin gelişmesine önemli katkılarda bulunan KOBİ'ler, bu işlevlerini devam ettirmekle birlikte, önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Genel sorunlarını şöyle sıralayabiliriz: Üretim ve pazarlama sorunları, finansman ve bürokrasi sorunları. Başlıca sorunlar olarak sayabildiğimiz bu sorunların giderilmesi noktasında bakanlığımızın yaptığı çalışmaları şu an takdirle karşılıyor; fakat, bu çalışmaların yaşama geçirilmesini bekliyoruz.

Küreselleşme, tekpazar, gümrük birliğine girilmesi gibi gelişmelerin KOBİ'leri fazlasıyla zorladığını bilmekteyiz. İhracat konusunda, devletin ve diğer kurumların KOBİ'leri desteklemesi zorunlu hale gelmiştir.

Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri yapımı bakanlığın önemli görevlerinden birisidir, öyle de olmalıdır; çünkü, bölge istihdam olanaklarının artırılması, işsizlik, çarpık kentleşme ve çevre sorunlarına çözüm bulunmasında organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri büyük rol oynamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; böylesine ağır sorumluluklar karşısında, bakanlık bütçesinin ne kadar yetersiz olduğunu bazı rakamlarla göstermek istiyorum ve sözlerime organize sanayi bölgelerine ayrılmış olan miktarlarla devam edeceğim. Etüt çalışmaları için 131 milyar, inşaat çalışmaları için 38 trilyon 259 milyar, küçük sanayi siteleri için 35 trilyon 705 milyar, el sanatlarını geliştirmek için 75 milyar ve kamulaştırma için 1 trilyon 125 milyar Türk Lirası ödenek tahsis edilmiştir. Bu ödeneğin yetersiz olduğunu şu örnekle verebiliriz: Yatırımı devam eden 68 adet organize sanayi bölgesi için 2004 yılı bütçesinde ayrılan yaklaşık 40 trilyonluk bir para vardır. Organize sanayi bölgesi başına düşen miktar, yaklaşık olarak 600 milyardır. Bu 600 milyarla, bu şekildeki yatırımların ne kadarının yapılacağını sizin takdirinize bırakıyorum. Kurulan 12 adet teknoloji gelişme bölgesinde 100 trilyonluk bir kaynağa ihtiyaç vardır; ancak, bu 12 teknoloji bölgesine ayrılan miktar 3 trilyondur. Bu da çarpıcı bir rakamdır.

Esnaf ve sanatkârlarımız, ülkemizin, toplumsal hayatımızın önemli istikrar unsurlarından biridir. 2003 yılında aktarılan kaynakla beraber esnaf ve sanatkârlarımıza faiz sübvansiyonu olarak 108 trilyon ayrılmış bulunmaktadır. Bunu da esnaf başına değerlendirdiğimiz zaman, esnaf başına 40 000 000 Türk Lirası bir destek olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun da yetersiz olduğunu söylemekte yarar görüyorum. Yeterli olduğunu söylemenin mümkün olmadığı bu desteklerin yanında, çağdaş destekleme araçlarından yoksun esnafımıza öncelikle yapılması gereken, Batı'lı ülkelerdeki modellerin ülkemize adaptasyonudur. Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan her yeni istihdam için sosyal güvenlik prim desteği, küçük işletmelere vergi muafiyeti ve istisnaları, istihdam başına bir yıl veya daha fazla süreli, sıfır faizli kredi desteği, iş değiştirme desteği gibi çağdaş destekleme modellerini ülkemizde uygulamaya başlamamız gerekmektedir.

Doğrudan olmak üzere, sınır kentlerimizin de dolaylı olarak ihracatımızı etkileyen sınır ticareti konusuna değinmek istiyorum. Komşularıyla iyi ilişkiler kurduğu kentlerimiz açısından önemli bir konudur. En önemlisi ihracatın artırılması ve ihracatla beraber bir bölüm ithalatın -ithalat yoluyla daha düşük maliyetle karşılanacak mallarla- sınır illerimizde ekonomik hayatı canlandırarak sınaî ve ticarî gelişmeyi sağlayacağını umuyorum. Sınır ticareti, gerçek kişi, esnaf ve yolcu beraberi uygulamasında belirtilen miktar ve değerleri geçmeyecek şekilde gerçekleştirildiği takdirde, ülkemizin uluslararası yükümlülükleri açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir. Bu bağlamda, sınır illerimizde, özellikle de Edirne İlinde sınır ticaretinin tekrar hayata geçirilmesini beklemekteyiz. Kalkınmada öncelikli ilçeler kapsamına giremeyen; fakat, gerçek anlamda çok zor durumda olan sınır ilçelerimize sınır ticareti izninin verilmesi, bu anlamda da önem kazanmaktadır.

Pancar şekeri sanayiin yüzde 80'i kamu kontrolünde. Pancar tarımıyla ilgili olarak, şekerpancarı kotası, şeker yasası, pancar şekeri, nişasta bazlı şekerler gibi konular gündemi sık sık işgal etmektedir. Bu sektöre gereken önemi vermek zorundayız arkadaşlar. Pancardan şeker üreten tüm ülkelerde olduğu gibi, Fransa'da, Almanya'da, Amerika Birleşik Devletlerinde ve AB ülkelerinde üretimler artarken, ülkemizdeki uygulamaların, sektörün gelecekteki yapısının ve arz-talep dengesinin dışa bağımlı yaratılmaması gerekir. Üretimin devamlılığının sağlanması, rekabet gücünün artırılması, üretici ve sektör çalışanlarının mağdur edilmemesi çerçevesinde daha dikkatli değerlendirmeliyiz bu konuyu; çünkü, bu sektör, doğrudan ve dolaylı olarak 10 milyonu aşkın insanımızı ilgilendirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işsizliğin geldiği nokta hepimiz tarafından bilinmekte, bu konunun nasıl aşılacağı da bilinmekte. Yatırımların artırılması, ar-ge çalışmalarına ağırlık verilmesi suretiyle, üretimin hızla artmasını gerçekleştirmek için gereken temel hammade ve yarı mamul maddelerin üretileceği yan sanayiî alanlarına da yatırım yapılması gerekmektedir.

Değinmek istediğim diğer bir konu da, geniş bir kesimi ilgilendiren 5590 sayılı Kanunun yerine hazırlanan, odalar ve borsalar birliği kanunu. Bu kanun, ülke şartlarını göz önüne alarak, ticaret borsalarının...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 21 Aralık 2003

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook