İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli sağlık personeli çalıştırılması (s.s.998)

Nevzat Doğan

Kocaeli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 10. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ekim 2005 · 983 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nevzat Doğan (AK Parti), 20 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEMAN TEMİNİNDE GÜÇLÜK ÇEKİLEN YERLERDE SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ÇALIŞTIRILMASI (S.S.998)); konuşma 983 kelime.

Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli). “Eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli sağlık personeli çalıştırılması (s.s.998)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2005-10-20-eleman-temininde-gucluk-cekilen-yerlerde-sozlesmeli-saglik-personeli-c (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi hakkında AK Parti Grubumuz adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi, bu kanun daha önce Meclisimizden geçmişti; ancak, Sayın Cumhurbaşkanınca kanunun 6 ncı maddesinin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle Meclisimize tekrar görüşülmek üzere gönderilmesi nedeniyle bugün bir kez daha görüşmek durumunda kalıyoruz. Yine, bildiğiniz üzere, 4924 sayılı Kanunla eleman temininde güçlük çekilen yerlere daha iyi imkânlarda personel atanması ve hizmetin etkin, verimli ve daha kaliteli bir şekilde sunulması maksadıyla, 2003 yılında, sözleşmeli sağlık personeli statüsü getirilmişti. Ancak, 4924 sayılı bu kanun hükümleri uygulaması sırasında bazı sorunların ortaya çıkması, sağlık hizmetlerinin daha etkin, daha verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla bazı hususlarda değişiklik ve ilave düzenlemelere ihtiyaç duyuldu. Yine, bildiğiniz gibi, bu yasa çerçevesinde, ülkemizin yıllardır doktor, ebe, hemşire gitmeyen bölgelerine doktor, ebe, hemşire ve birçok sağlık personelinin -ki, toplamda 16 500 sağlık personelinin- gitmesi sağlanmıştı.

İşte, bu görüşmekte olduğumuz maddenin de içinde olduğu kanun tasarısı içerisinde bu değişiklik ve bu ilave düzenlemeler bulunmaktadır. Şöyle hızlı bir şekilde göz atacak olursak, neydi bu değişiklik ve düzenlemeler; sözleşmeli personelin istihdam edildiği bölgelerde, zorunlu hallerde, bu personellerden yönetici olarak da faydalanılması yolunun açılması; yine, sözleşmeli personelin haftalık çalışma sürelerinin devlet memurlarının çalışma süreleriyle uyumlu hale getirilmesini içeriyordu. Yine, çalıştığı birimlerde sözleşmeli personelin eğer pozisyonu iptal edildiyse bunların mağduriyetini gidermeye yönelik tedbirler geliyor. Yine, devlet memuruyken sözleşmeli personel statüsüne geçenlerin tekrar geriye dönmelerinde Bakanlığın tasarruf yetkisi ortadan kaldırılıyordu. Gene, aynı kanun tasarısı içerisinde, diğer taraftan kadrolu istihdamın mümkün olmadığı ve 4924 sayılı Kanun gereği çalıştırılan sözleşmeli sağlık personeli istihdamının gerekli bulunmadığı hallerde ücretleri dönersermayelerce karşılanmak kaydıyla ve Bakanlar Kurulunca alınacak kararlarla, usullerle 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli personel çalıştırılması getiriliyordu. Bu, hepinizin de bildiği gibi, özellikle sağlık tesislerimizin dönersermaye sistemleri aracılığıyla istedikleri kadar personeli, sağlık personelini çalıştırma imkânı getiriyor.

Evet, 6 ncı maddeye gelecek olursak, bugün görüşmemize neden olan; bu maddede de Sağlık Bakanlığının eğitim ve araştırma hastanelerindeki ihtiyaçları doğrultusunda buralarda görev yapacak şef ve şef muavini kadrolarına profesör ve doçent ve ilgili dal uzmanlarının atanma usul ve esaslarını düzenleyen bir madde.

Bildiğiniz gibi, eğitim ve araştırma hastanelerinde klinik şef ve şef muavinleri sorumlu bulundukları kliniklerin, hem yönetiminden hem oradaki asistan doktorlarının eğitiminden hem de oradaki hekimlik uygulamalarından; yani, hastaların tedavilerinden, yani, üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin sunulmasından sorumludurlar. Dolayısıyla, araştırma ve eğitim hastanelerinin bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığı da bu konularda sorumlu durumdadır, bakan da sorumlu durumdadır. Dolayısıyla, böyle bir durumda bütün bu sorumlulukları üstlenmiş bir bakanlığın bu kadar önemli görevlere atamalar sırasında tercih hakkını kullanmasından doğal bir şey olamaz

İşte geçenlerde birtakım olaylar oldu. Eğitim hastanelerindeki yenidoğan ünitesinde ölen bebeklerin bile hesabı Sayın Sağlık Bakanından soruldu; ki, bunda bir sorumluluğu olmadığı halde. İşte eğitim hastanelerindeki kuyrukların nedeni yine Sağlık Bakanlığından, dolayısıyla siyasî iradeden sorulmaktadır. Davul sizin boynunuzda olsun, tokmak bizim elimizde olsun anlayışını, tabiî ki, kabul etmemiz mümkün değil. Bununla ilgili gerekli düzenleme yapılmıştır ve sizlerin de onaylarıyla geçecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık hizmetlerinde gerek Anayasanın ilgili maddelerinde gerekse gelişmiş ülkelerin kendi halklarına sunduğu hizmet standartlarından hareketle, hükümetimiz, diğer alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da Türk insanının yaşam kalitesini artıracak, Türk insanını, vatandaşını merkeze koyacak politikaları cesaretle uygulamaktadır. İktidarımızın üç yıllık süresince sağlık alanında yaptığı icraatlar, bunları en iyi şekilde göstermektedir. Hepiniz biliyorsunuz bunları. Artık hastanelerimizde rehin kalma olayı, acil servislerden geri döndürme olayları, çok şükür yaşanmıyor. Sağlık kuruluşlarının tek çatı altına toplanması, hastanelerin ortak kullanıma açılması gibi çok önemli adımlar atılmış ve bunun sayesinde, vatandaşlarımız, ayırımsız olarak, tüm kamuya ait kuruluşlardan sağlık hizmetini alma fırsatını elde edinmiştir.

Yine, hepinizin bildiği gibi, ilave olarak, özel sağlık kuruluşları ve en son olarak da askerî hastanelerimiz vatandaşlarımızın hizmetine açılmıştır. Yine yıllardır devam eden, SSK'lılarımızı mağdur eden ilaç kuyrukları, yine iktidarımız tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Görüldüğü gibi, değerli arkadaşlar, AK Parti İktidarı, sağlıktaki tüm kaynakları vatandaşlarımızın hizmetine âdeta seferber etmiş durumdadır. SSK'lılarımız önceden 150 tane hastaneden hizmet almak durumunda kalırken, yapılan bu düzenlemelerle bugün 800 tane hastaneden, 6 000 tane sağlıkocağından hizmet alır duruma gelmiştir…

HALUK KOÇ (Samsun)Hangi 6 000 sağlık ocağı?!

NEVZAT DOĞAN (Devamla)… artık istediği eczaneden ilacını alır duruma gelmiştir. Ülkemizde, ilk defa, ilaçta ucuzlama olayı olmuştur bizim dönemimizde, hem de yüzde 100'lere varan oranlarda. Kan ve kan ürünlerinde ve daha sonra ilaçta ve ondan sonra da sağlık hizmetlerinde, ilk defa, dönemimizde, KDV oranları inmiştir. Yeşilkartlılarımızı mağdur eden, ayaktan tedavilerinde ilaç, ortez, protez gibi malzemelerin temini, yine, bizim iktidarımız tarafından sağlanmıştır.

Şunu bir kez daha vurgulamak gerekir ki, evet, sağlıkta tüm bu yapılanlara rağmen her şey dört dörtlük, güllük gülistanlık değildir. Elbette ki yapılacak çok şey daha vardır. Bugün bütün sağlık birimlerimizde hizmet kalitesinin arzu edilen düzeyde olmadığını hepimiz biliyoruz. Halkımızın, yıllarca, birçok devlet kurumlarıyla birlikte sağlık birimlerinden de arzu ettiği gereken ilgiyi, etkin ve kaliteli hizmeti, maalesef, alamadığını biliyoruz. İşte, bu nedenledir ki, AK Parti İktidarı sadece sağlıkta bir sistem değişikliğini yapmıyor, aynı zamanda sağlık hizmetlerini sunma mantalitesini, mantığını değiştiriyor ve böylece, artık, sağlık hizmeti sunma anlamında, devletin memuru, devletin doktoru, devletin hemşiresi mantığı yerine, milletin memuru, milletin doktoru, milletin hemşiresi anlayışını yerleştiriyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu da bir kez vurgulamalıyım ki burada, bugün, Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında doktor oranı açısından, nüfusa oranla doktor sayısı açısından en geri durumdaki bir ülkedir. Sağlıkta Avrupa Birliği standartlarını yakalamamız için, bir an önce, tıp eğitimi kalitesini de düşürmeden, doktor sayısının artırılması yönünde ilgili tarafların adımlar atması gerekmektedir.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Yetmiyor mu yılda 5 000 doktor?!

NEVZAT DOĞAN (Devamla)Biraz abartılı olacak; ama, eğer bunu yapmazsak, önümüzdeki yıllarda belki de dışarıdan doktor ithal etmek durumunda kalabiliriz.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Yapma ya; kadro bulamıyorsunuz!

NEVZAT DOĞAN (Devamla)Özellikle çağın gereği bazı branşlarda doktor ve yardımcı sağlık personelinin yetiştirilmesi gerekmektedir. Bilim dallarının kurulması, ilgili bölümlerin açılması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 20 Ekim 2005

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook