Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Nisan 2006 · 764 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nevzat Doğan (AK Parti), 19 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 764 kelime.
Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2006-04-19-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısının Altıncı Bölümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Anayasada, Türkiye Cumhuriyetinin temel esaslarından birinin sosyal devlet ilkesi olduğu belirtilmiştir. Bu ilkenin birçok tarifi olmakla birlikte, sosyal devletin, yurttaşların sosyal durumlarıyla ilgilenen, toplumda yaşayan herkese, ama özellikle ve öncelikle de yoksul insanlara, insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyini sağlayan devlet şeklindedir. Gerçekten de, sosyal devlet için önemli olan, bölüşümün adaletli sağlanması, geniş kitlelerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve insan onuruna yaraşır bir yaşamın sağlanmasıdır. İşte, iktidara geldiği ilk günden bu yana parti programında halkımıza vaat ettiği her sözü birer birer yerine getiren AK Parti Hükümetimiz, Anayasada tarifi bulunan sosyal devleti de artık hayata geçirmektedir ve bu anlamda, devleti, halka hizmet aracı olarak gördüğünü bir kez daha vurgulayıp, bir sınıf ya da kesimin değil, bütün kesimlerin ve bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak sosyal politikaları, adım adım hayata geçirmektedir.
Değerli arkadaşlar, gerçekten, burada, bu kanunu hazırlamakla, tarihî bir değişimin, tarihî bir devrimin hukukî altyapısını oluşturuyoruz. Ülkenin tüm kaynaklarını, sosyal güvenlik alanında ve sağlık alanında, halkın hizmetine sunmanın altyapısını oluşturuyoruz. Günü kurtarma politikaları yerine, önümüzdeki, ülkemizin kırk yılını, elli yılını garanti altına alacak adımları atıyoruz. Popülist politikalar yerine, önündeki seçimi kazanma hedefleri yerine, ülkemizin geleceğini, elli yılını, torunlarımızın geleceğini kazanma hedefini güdüyoruz ve gerçekten, şimdiye kadar, maalesef, gerçek sosyal devletin gerçekleşemediği, gerçek refah devletinin yapamadığı gerçek korumayı yoksullarımıza sunmaya çalışıyoruz ve çağı yakalamayı hedefliyoruz. Ülke kaynaklarını çarçur etme yerine, hortumculara kaptırma yerine, ülkemizin yaşayan güzide insanlarının sağlığına, sosyal güvenliğine yönlendirme çalışmasını yapıyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çağdaş ve modern bir sosyal güvenlik sisteminin adımıdır bu kanun tasarısı. Bu kanun tasarısının Genel Kurula gelmeden önceki yıllar süren aşamalarında, tabiri caizse, mutfağında çalışan birisi olarak şunu söyleyebilirim ki, gerçekten, iktidarımız döneminde yapılan en önemli adımdır; hatta, bir devrimdir bu, hem sağlık alanı için hem de sosyal güvenlik alanı için; çünkü, artık "böyle gelmiş böyle gider" yerine "böyle gelmiş böyle gitmez" anlayışını getiren devrim niteliğinde bir adımdır.
Devlet hastanelerinden bu kadar olur, SSK hastanelerinden bu kadar sağlık hizmeti olur anlayışı yerine, devlet kurumlarından da en iyi hizmet sunulur, vatandaşına en iyi hizmet layık görülür anlayışını getiren bir adımdır.
Devrim diyorum; çünkü, yıllardır, iktidarlar, bunun hep edebiyatını yaptılar, bunun gerekliliğini vurguladılar; ama, hayata geçirilmesinde, maalesef, geri kaldılar.
Değerli arkadaşlar, gerçekten, popülist adımlar yerine, ülkenin otuz yıl, kırk yıl sonrasındaki emeklilik yaşından bahsediyoruz. İstenseydi, bunlardan hiç bahsedilmeyebilirdi; ama, söylediğimiz gibi, önümüzdeki 2050 yılında, dünya ekonomik devleri arasında ilk 10'a gelmiş bir Türkiye'yi hayal eden AK Parti İktidarının ileriye bakışının bir göstergesi olduğunu belirtmek isterim.
Peki, biz, bu devrimi gerçekleştirirken "devrimciyiz" diyenler ne yapıyor: "İstemezük" diyorlar. Yalan yanlış bilgilerle halkımızı yanlış yönlendirmeye çalışıyorlar. Olaya, maalesef, ideolojik bakıyorlar. Değişime, her zamanki gibi karşı duruyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NEVZAT DOĞAN (Devamla)Teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, biz bu filmi, AK Parti İktidarımız süresince, hep görüyoruz. Gene aynı bakış açısı, vatandaşımızın, SSK hastanelerindeki, ilaç kuyruklarındaki çilesini ortadan kaldırırken gene karşı çıktılar. SSK hastanelerini ve devletin diğer hastanelerini tek çatı altına toplayalım, SSK'lılarımızı sadece bu hastanelere mahkûm etmeyelim, sağlık ocaklarından ve diğer bütün hastanelerden faydalansınlar dediğimiz zaman, gene karşı çıktılar. 12 000 sağlık personelini, doğunun ücra köylerine kadar gönderelim, oradaki köylümüz, vatandaşımız, sağlık hizmetinden daha fazla faydalansın dedik, karşı çıktılar ve bunun gibi, kitap dağıtalım yoksulumuza derken karşı çıktılar, kömür dağıtalım derken karşı çıktılar, kısacası, toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştığımız sosyal politikaları hayata geçirirken karşı çıktılar; ama, biz, doğru bildiğimizi yapmakta kararlılığımızdan geri kalmadık.
Evet, halkçılık ve devrimcilik ilkelerinin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu cümlelerini takdirinize sunmak istiyorum: "Halkçılık, cumhuriyetçilik ilkesinin içerdiği demokratik, özgürlükçü, çoğulcu yönetimin yasalardaki bir hak olmaktan çıkarılıp işlerliğe kavuşturulmasını, yönetimde, siyasalda, kalkınmada, gelirlerin dağılımında, devlet ve ulus imkânlarının kullanılmasında halk yararının gözetilmesini amaçlar. Bu amaç doğrultusunda devleti, önlemler almak, yasalar çıkarmak, düzenlemelere gitmek, engellemeleri ortadan kaldırmakla, görevli kılar" diyor ve devam ediyor: "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı, Türkiye Halkını uygar bir sosyal toplum durumuna ulaştırmaktır. Devrimlerimizin asıl amacı budur. Ülke, mutlaka, çağdaş, uygar ve yepyeni bir ülke olacaktır" diyor.
Evet, Atatürk, halkçılığı böyle tarif ediyor değerli arkadaşlar. AK Parti olarak biz de, bu tarife uyan bir sosyal güvenlik sistemi getiriyoruz, genel sağlık sigortası sistemi getiriyoruz.
Bugün her fırsatta devrimcilikten, halkçılıktan, Atatürkçülükten bahsedenler, statükonun yanında kalıyorlar, otuz yıl, kırk yıl önceki sistemin yanında duruyorlar.
Peki, sözlerimi bitirirken, şu soruyu soruyorum: Kim gerçekten halkçı, kim gerçekten Atatürkçü, kim çağdaş kim gerici, kim statükocu kim devrimci, kim sosyal adaletçi?!
Yüce Türk Milletinin bunları çok iyi değerlendireceğini umuyor, bu tarihî adımın, ülkemize, milletimize, torunlarımızın geleceğine, 2050'li yılların dünya devi Türkiyesine destekler, hayırlar, başarılar getirmesini diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 19 Nisan 2006