İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 56. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2003 mali yılı bütçesi 8. ncı tur görüşmelerinde

Niyazi Özcan

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 56. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Mart 2003 · 711 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Niyazi Özcan (AK Parti), 26 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 8. NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE); konuşma 711 kelime.

Niyazi Özcan (AK Parti, Kayseri). “2003 mali yılı bütçesi 8. ncı tur görüşmelerinde”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/niyazi-ozcan-22-2003-03-26-2003-mali-yili-butcesi-8-nci-tur-gorusmelerinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NİYAZİ ÖZCAN (Kayseri)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2003 bütçesi üzerinde görüşlerimi ifade etmek üzere, lehte söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce, Yüce Heyetinizi ve bizi izlemekten olan yüce milletimizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Sosyal güvenliğin temelini insan unsuru teşkil eder. Bir ülkede sosyal refah ve sosyal adaletin sağlanmasının en önemli araçlarından biri de sosyal güvenliktir. Bu nedenledir ki, biz, sosyal güvenliği, insanın kısa ve uzun vadeli risklerine karşı sağlık ve malî kaynaklarının güvenceye alınması, kişilerin başkalarının yardımına muhtaç olmadan yaşama ve geçinme ihtiyaçlarını karşılayan bir sistemler bütünü olarak görürüz.

Sosyal güvenlik, ilk çağlardan bu yana, her milletin gelenek ve göreneklerine göre var olagelmiştir; ancak, Avrupa'daki sanayileşme, sosyal güvenliğin başlangıcı olmuştur. Bizde ise "komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" anlayışıyla süre gelen sosyal güvenliğimiz, bizimle beraber diğer dünya toplumları üzerinde de etkili olmuştur.

Sayın milletvekilleri, bizim sosyal güvenliğimiz, cumhuriyet döneminde 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunuyla kurumsallaşmıştır. Daha sonra 1945 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve 1972 yılında Bağ-Kur'un kurulmasıyla organizasyon tamamlanmıştır. Ancak, bu kurumlar hiç de iyi yönetilmemiş, hatta, Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı, Bağ-Kur sigortalılarına ayrı ayrı tedavi, farklı farklı emeklilik hakları uygulanmış; bugüne kadar, kimine üvey evlat, kimine öz evlat muamelesi yapılmıştır. Bu haksızlıklara, bu hükümet tarafından son veriliyor olması sevindirici bir haberdir.

Bu çerçevede, sosyal güvenlik sistemimiz, ellisekiz yıllık kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen büyük problemler yaşamış, malî dengesi bozulmuş ve çabukça çökme noktasına gelmiştir. Bu dengesizliğe, 59 uncu AK Parti Hükümet Programı ve bütçesiyle "dur" denilmektedir.

Bütçe içinde, özellikle içborç faiz ödemelerinin önemli boyutlara ulaşması, uygulanan istikrar programı sebebiyle ülkemizde gelir-gider dağılımı daha da bozulmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sosyal güvenlik sistemimizdeki yaşanan kriz, malî krizin de ötesinde, verilen sağlık hizmetlerinin yetersizliği, emekliliğin bir yoksulluk olduğu, halkımıza yaşam garantisi vermeyen bir sistem haline geldiğinin bilincinde olarak, yeni düzenlemeler ve reformlar yapılmaktadır. Yapılan bu reformlarla, üretim ile istihdamı, koruma ile büyümeyi birleştirerek, korkusuz, rahat yaşama ve huzur getirecek bir sistem oluşturulmaktadır.

Sayın milletvekilleri, ülkemiz, ne yazık ki, dünyada, gelir dağılımı bakımından en çarpık ülkeler arasında yer almaktadır; ancak, memnuniyetle görüyoruz ki, hükümetimiz, gelir dağılımını düzeltici, yoksulluğu azaltıcı çabaların içerisine girmiş bulunmaktadır. Bu çabalar arasında, 2002 yılı kasım ayında işçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına yapılan zam sayılabilir. Böylece, toplumun en düşük gelir grubunda yer alan emeklilerin gelirleri yaklaşık yüzde 100 artırılmıştır.

Ülkemizin çok önemli diğer bir konusu da işsizliktir. Resmî kayıtlara göre, 2002 yılı sonunda işsizlik oranı yüzde 11,4'e yükselmiştir. Bunun önemli bir kesimi, toplumun en dinamik kısmını oluşturan gençlerdir. Kentlerde genç nüfusun işsizlik oranı yüzde 30'a ulaşmıştır.

Yine, resmî rakamlar göre, toplam işsizlerin yaklaşık yüzde 10'luk kesimi, fakülte ve yüksekokul mezunu, çoğunluğu genç ve eğitimli insanlardır. Hükümetimizin bu konuda olumlu bir çaba içerisinde olduğunu memnunlukla müşahede etmekteyiz.

Ülkemizde sosyal güvenlik politikaların uygulanmasını zorlaştıran önemli etkenlerden biri de, sosyal güvenlik kuruluşlarının içerisinde bulunduğu malî krizlerdir. Bu kurumların geliri giderlerini karşılamamakta ve son yıllarda gelir-gider makası daha da açılmaktadır. 2001 yılında gelirin gideri karşılama oranı yüzde 90,3 iken, 2002 yılında bu oran yüzde 88,3'e düşmüştür. Aradaki fark, genel bütçe için önemli bir yük oluşturmaktadır. Değer, 2002 yılı için gayri safî millî hâsılanın yüzde 3,1'ine yükselmiştir. 2003 yılı bütçesinde devletin tüm yatırımları için ayrılan payın yüzde 6 civarında olduğu dikkate alınırsa, bu miktarın ne kadar önemli olduğu açığa çıkar. Mutlak rakam olarak 2002 yılı bütçesine bu değer 8,2 katrilyon lira olarak konulmasına rağmen, 2003 yılı için ayrılan ise, 12,3 katrilyon Türk Lirasıdır. Ayrıca, faturalı giderler ve ek karşılıklar için 2,26 katrilyon lira ilavesi de bu rakama eklendiğinde, kümülatif olmak 14,5 katrilyon Türk Lirasına ulaşmaktadır; yani, tamı tamına, bütçenin yüzde 10'u, sosyal güvenlik kuruluşlarının açığının kapatılmasında kullanılmaktadır. Hükümetimizin bu konuda da olumlu adımlar atmaya başladığını sevinerek izliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, biz, iktidara gelirken, seçim meydanlarında, seçim beyannamemizde ve hükümet programımızda sağlıklı ve dengeli bir kalkınmayı sağlayacak, serbest rekabet ortamında üretimi, verimliliği, çalışanların refahını ve güvenliğini sağlayacak bir çalışma ortamı oluşturma sözü vermiştik. Dolayısıyla, çalışma hayatını düzenleyen anayasal hükümler başta olmak üzere, 4773 sayı İş Güvencesi Kanununun, 1475 sayılı İş Kanununun, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun, 2822 sayılı Toplusözleşme, Grev ve Lokavt Kanununun, teşkilata dair SSK, Bağ-Kur, İş-Kur Kanunlarının bu çerçevede ele alınarak gözden geçirilmesi ve çalışmaların bu yönde odaklanması gerektiğini düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, çalışma hayatını yakından ilgilendiren kanunların pek çoğuyla ilgili olarak, uzun zamandan beri yoğun çalışmaların sürdürülmekte olduğunu biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 26 Mart 2003

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook