İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 112. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)

Nurettin Sözen

Sivas Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 112. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Haziran 2006 · 556 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nurettin Sözen (CHP), 7 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 556 kelime.

Nurettin Sözen (CHP, Sivas). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-sozen-22-2006-06-07-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA NURETTİN SÖZEN (Sivas)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Teklifi üzerinde ve de geçici madde 54 üzerinde Partimin görüşlerini sunacağım. Bu sunuşu yapmadan evvel hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu madde, bu kanun uyarınca mecburî hizmet karşılığı yurtdışına gitmiş, ancak, bu ilgili madde yasalaşmadan evvel vefat etmiş şahısların borçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin bir maddedir. Dolayısıyla, bu madde son derece insanî düşüncelerle ve duygularla hazırlanmıştır. Vefat etmiş bir şahsın borcunun ortadan kaldırılması kadar doğal bir olay da yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu bu maddeye olumlu bakmaktadır ve olumlu oy verecektir.

Değerli arkadaşlarım, bu oturumda yapılan konuşmalarda yeni kurulan üniversiteler ve YÖK'le ilgili eksik ve yanlış bilgiler verildi; bunu vesile ederek, Meclisin yanlış bilgilenmesini de önlemek amacıyla, o konuda grup adına konuşma yapmış bir milletvekili olarak bu yanlışları düzeltmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, yeni kurulan 15 üniversitenin rektörlerinin Millî Eğitim Bakanı ve Başbakan tarafından Cumhurbaşkanına önerilmesi hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir ve şu anda gerçekten bu üniversite mensupları ve bu üniversitede çalışanlar, asistanlar, hocalar, öğrenciler sıkıntılı bir durumla karşı karşıyadırlar. Ancak, 29.12.2005 tarihli yaptığım konuşmada, böyle bir sıkıntılı durumun doğacağını bildirmiştim; yani, bu şekliyle eğer yasa çıkarsa, 2547 sayılı Yasaya ve Anayasanın ilgili maddelerine aykırı hükümler ihtiva ettiğini -tasarının- bildirmiştim. Cumhurbaşkanı geri gönderecek demiştim, geri gönderdi, Anayasa Mahkemesi iptal edecektir demiştim, etti.

Değerli arkadaşım -burada konuşma yapan arkadaşım- 1992 yılı uygulamalarıyla şimdiki uygulamalar arasında ilişki kurmaktadır. Buna da o zaman yanıt vermiştim ve kötü emsal, emsal olmaz, o bir yanlıştır ve dolayısıyla o yanlışta ısrar etmemek gerekir demiştim ve nitekim öyle oldu, kötü emsal, emsal olmadı ve yasa iptal edildi.

Bir başka gerçek var -ki, bunu, konuşan arkadaşım kuşkusuz çok iyi bilecektir- Anayasa Mahkemesi, önüne gelen dosyalar hakkında karar verir. Anayasa Mahkemesine başvurma hakkı olan tüzel ve özel kişiler talepte bulunurlar, Anayasa Mahkemesi de bu talepleri inceler ve görüşlerini ifade eder. "Niçin o zaman Anayasa Mahkemesi karar vermedi de şimdi iptal ediyor" sorusu abesle iştigaldir. Çünkü, o zaman Anayasa Mahkemesine yasanın iptali yönünde herhangi başvuru yapılmamıştır. Bu kez başvuru yapıldığı için de Anayasa Mahkemesi iptal etmiştir.

Size, bilgisizce, ilgisizce veya belli amaçlarla bu yasanın hazırlandığını kanıtlayan bir başka gerçeği ifade edeyim: 15 üniversiteden 6 tane üniversitenin, yani, Tekirdağ Üniversitesinin 36 öğretim üyesi, Düzce'nin 22 öğretim üyesi, Uşak Üniversitesinin 7 öğretim üyesi ve Ordu Üniversitesinin de 7 öğretim üyesi vardır. Millî Eğitim Bakanlığı ile YÖK'ün yaptığı yazışmalar sonucunda, 6'dan fazla öğretim üyesi olduğu takdirde rektör seçileceği bildirilmiştir. Yani, bu gerçeğe rağmen, 7 kişiyle rektör seçilebilmiş olmasına rağmen, Hükümet, bu 6 üniversiteyi de 15 üniversiteye dahil ederek, tümünde birden rektör seçimlerinde Millî Eğitim Bakanının ve de Başbakanın tayin-atama zincirine dahil olmasını tasarıda öngörmüştür. Kuşkusuz bu öngörü Anayasaya aykırıdır. Çünkü, atama zincirine siyaset adamları dahil olmuştur. Oysa, Anayasamız ve 2547 sayılı Yasa üniversitelerin rektörlerinin atanmasını belli koşullara bağlamış ve siyaset dışı organlar tarafından atanacağı ifade edilmiştir.

Dolayısıyla, burada söylenenlerin hiçbiri doğru değildir. Gerçek şu ki, o yasa, bilerek veya bilmeyerek, yanlış hazırlanmıştır, Anayasaya aykırı hazırlanmıştır ve de şu anda bir boşluk vardır. Yapılacak şey, öncelikle 6 üniversitenin hemen toplanarak rektörünü seçmesidir. Geri kalan 9 üniversite için de, yasalara ve Anayasaya uygun olarak, YÖK'ün önerisiyle ve usullerine uygun bir şekilde rektör atanması gerekmektedir. Bunun bir an evvel yapılması, kuşkusuz, 15 üniversiteyle, o kentlerle, yükseköğrenimimizle, halkımızla, toplumumuzla, ulusumuzun sorunlarıyla çok yakın ilgilidir. Bu düzeltmeyi yapma ihtiyacını hissettim.

Hepinizi tekrar saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 7 Haziran 2006

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook