Yapı denetimi hakkında kanunda değişiklik yapılması hak.kan.tekl.
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 108. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Haziran 2004 · 800 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nuri Çilingir (CHP), 30 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAPI DENETİMİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK.KAN.TEKL.); konuşma 800 kelime.
Nuri Çilingir (CHP, Manisa). “Yapı denetimi hakkında kanunda değişiklik yapılması hak.kan.tekl”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2004-06-30-yapi-denetimi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-tekl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA NURİ ÇİLİNGİR (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 620 sıra sayılı kanun teklifi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün emeklilik günü; dolayısıyla, aynı zamanda, Türkiye Emekliler Günü. Bütün emeklilerimize, refah içinde, huzurlu, mutlu günler diliyorum; ama, AKP İktidarında, ne yazık ki bunları göremiyoruz.
ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Bu gidişle de zor görürüz!..
NURİ ÇİLİNGİR (Devamla)Bu gidişle de zor görürüz!..
Değerli arkadaşlar, konuya girerken, önce mesleğimi söylemek durumundayım; otuziki yıllık inşaat mühendisiyim, mezun olduğumdan bu yana da fiilen mühendislik yapıyorum, müteahhitlik yapıyorum, projecilik yapıyorum. Bunları, bir memur zihniyetiyle bakmadığımı göstermek için söylüyorum.
Şimdi, burada, belediye başkanı arkadaşlarımız, genellikle haklıdırlar, popülist yaklaşıyorlar; diyorlar ki: "Canım, vatandaş 200 metrekare bir bina yapacak, ne gerek var bunu denetim içinde tutmaya." O zaman, devam edelim, şöyle de diyebiliriz; proje yapmaya ne gerek var, belediyeden ruhsat almaya ne gerek var, kaliteli malzeme kullanmaya ne gerek var... Bunun sonu, depremlerde, özellikle 1999 depreminde yaşadığımız felakettir; bunu, asla unutmayacağız. Ben, meslek hayatımda, Türkiye'nin yüzde 96'sının deprem kuşağında olduğunu bilerek ve bunun için büyük mücadeleler vererek geldim. O yüzden, böyle popülist yaklaşımlarla bu işlere çözüm bulunmayacağını çok iyi biliyorum.
Biraz önce, milletvekilli arkadaşımız dedi ki: "İnşaat sektörünün önü açılacak, işsizler iş bulacak." Bu gerçek değil arkadaşlar. 200 metrekare bir binanın maliyetini aldığınız zaman 80 milyar bedel yapar; eğer, siz, bu maliyeti aşağı düşürmek istiyorsanız -ki, bunun denetim ücreti, yüzde 3'ten, 2 400 000 000 liradır- bunu azaltmak istiyorsanız, yapılması gereken şey, 5 inci maddeyle ilgili teklif getirirsiniz, yüzde 3'ü, 1'e, 1,5'e düşürürsünüz; bunu yapmanız lazım; yani, bazı konutları denetim dışına çıkarmak kesinlikle çözüm değildir.
Denetim, projeden başlar, projenin yapımından başlar. O zaman, olayı daha geniş boyutla almamız gerekir; üniversiteden mezun olan öğrencilerimizden başlamamız gerekir, yetkin mühendislik kanunu çıkarmamız gerekir ve denetimi nasıl ve kimin yapacağına karar vermemiz gerekir. İmar Kanununda bir denetim mekanizması var; ama, bu mekanizmanın işleyip işlemediğini herkes biliyor. Eğer o mekanizma iyi işlemiş olsaydı Marmara depreminde 20 000 insanımızı kaybetmezdik. Demek ki, orada bir sıkıntı var ki bu olaylar meydana geldi. O zaman çözüm arandı, 595 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çıkarıldı. Bu kararnamenin, Anayasa Mahkemesi tarafından bazı maddeleri iptal edildi, bu arada 36 000 konut denetimsiz yapıldı, daha sonra değiştirmeyi düşündüğümüz 4708 sayılı Yasa çıkarıldı. Bu yasa 2001'den bu yana uygulanıyor. Bu yasada da sıkıntılar var, hepimiz biliyoruz; bu yasanın yeniden ele alınması gerekir, yeni bir düzenleme getirilmesi gerekir. Zaten değişikliğin gerekçesinde de bu söylenilmiş. Neden, bu değişiklikleri, sivil toplum örgütleriyle, inşaat mühendisleri odasıyla, mimarlar odasıyla, belediyelerle, taraf haline getirip tümüyle yeniden düzenleyerek yapmıyorsunuz da bir maddeyi değiştirmek için bu tasarıyı getiriyorsunuz? Soruyorum ben hükümete, katılıyor mu acaba hükümet bu tasarıya? Sayın Bakanımız başka şeyle meşgul, bizi dinlemiyor.
Düzenleme yapacağız diyorsunuz; doğru, yapılması gerektiğine inanıyorum, Cumhuriyet Halk Partisi olarak katkı vermeye de hazırız; ama o düzenlemenin içerisinden bir maddeyi çekip getiriyorsunuz. Ne olacak; yazın 200 metrekarenin altında binalar çok çok yapılacak, Türkiye'de işsizlik çözülecek, maliyetler de aşağıya düşecek... Bunlar ham hayalden ibaret. 2 500 000 000 yerine 1 000 000 000 alırsınız; o değişikliği yapmak istiyorsanız ille, onu yaparsınız; o da bir şey kurtarmaz. O zaman, bu konuyu yeniden ele almamız gerekir, masaya yatırmamız gerekir, bütün tarafların bir araya geleceği ortak çözüm bulmamız gerekir. Şu anki denetim şirketlerinden şikâyetler de çok, bunu da biliyoruz; zincirler kurulmuş, bunu da biliyoruz. Bu zincirlerin önüne geçecek, bütün bunları engelleyecek yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var; ama, AKP'liler ne yazık ki, böyle palyatif çözümleri çok seviyorlar. Bir kanun değişikliği, bir madde, altı ay sonra bir madde, bir sene sonra bu madde uymadı yeniden bir madde... Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ciddiyetine uymuyor, yakışmıyor.
Biraz önce şurada yaşamış olduğumuz olaylar bile bizi derinden üzmüştür. Burada, sıraya bir kanun teklifi alınmış, görüşülmesine başlanılacak, Sayın Bakan yerinde yok, görüşülemiyor; Başkanlık Divanı oturuma ara veriyor. Meclisin 14.00'te çalışmaya başlayacağına dün karar verdik, neden 15.00'e kadar vakit kaybettik o zaman?
Değerli arkadaşlar, vaktinizi almamak için çok fazla konuşmayacağım; diyorum ki, gelin, bu teklifi geri çekin. Çok ciddî bir hazırlıkla, denetim yasasını da yeniden gözden geçirerek, yeni mekanizmalar oluşturarak, bu tasarıyı tümden ele alalım; o zaman, onun içerisinde bu küçük yapıların da sorununu çözmüş oluruz; ama, kaçak yapılara engel olacaktır düşüncesi kesinlikle doğru değildir. Kaçak yapı yapacak zaten belediyeye gelmiyor ki; ne işi var da denetim şirketine gitsin. Dolayısıyla, kaçak yapı tamamen ayrı bir olay. Bu, ruhsat alan yapılar için getirilen bir iştir, inşaat sektörünün de önünü açacak değildir, kaçak yapılaşmaya da engel olacak değildir. Bana göre, bu gerekçelerin hiçbir tanesi doğru değildir.
Sayın Çelik, bunu hazırlamış; ama, herhalde, kendisi biraz mesleğin dışında olduğu için imzalamış, öyle hissediyorum. Onun için, kendisinden de rica ediyorum, lütfen, bu teklifi geri alın. Geri almazsanız, fazla da muhalefet etmeyeceğiz; ama, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bunun yeniden düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz; destek vereceğimizi de söylüyoruz.
Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
3 konuşma daha · 30 Haziran 2004