İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yapı denetimi hakkında kanunda değişiklik yapılması hak.kan.tekl.

Recep Yıldırım

Sakarya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 108. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Haziran 2004 · 715 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Yıldırım (AK Parti), 30 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAPI DENETİMİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK.KAN.TEKL.); konuşma 715 kelime.

Recep Yıldırım (AK Parti, Sakarya). “Yapı denetimi hakkında kanunda değişiklik yapılması hak.kan.tekl”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-yildirim-22-2004-06-30-yapi-denetimi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-tekl (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA RECEP YILDIRIM (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 29.6.2001 tarih ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde değişiklik yapılmasına dair, Grup Başkanvekilimiz Bursa Milletvekilimiz Sayın Faruk Çelik ve şahsımın vermiş olduğu teklif hakkında, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999'da karşılaştığımız asrın felaketinin yarattığı fiziksel ve ekonomik tahribatı hepimiz hatırlıyoruz. Yurdumuz, dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Halkımızın yüzde 95'i deprem kuşağında yaşıyor. Hızlı kentleşmenin eseri olan, zemine uygun yapılmamış binalarda halkımızın can ve mal güvenliğinin tehdit edildiği hepimizin malumudur. Buna karşın, yapı denetimi adına alınan tedbirler, konut sahibi olmak isteyen dargelirli vatandaşlarımızın önüne bürokrasi duvarını örmekten öte bir işe yaramamıştır.

Depremler sonrası yaşanmış tecrübelere rağmen yapıların, fen, sanat, sağlık kurallarına uygunluğu, halkın can ve mal güvenliğini temin eden niteliklere uygun yapılaşma, gerek mevzuatın elverişsizliği gerek sosyoekonomik problemler nedeniyle sağlanamamıştır. Ülkemizde yaşanan büyük depremler neticesinde, çok sayıda insanımız hayatını kaybetmiş, çok sayıda insanımız sakat kalmıştır. Halihazırda, depreme maruz kalmış olan insanlarımız üzerinde depremin olumsuz psikolojik etkileri devam etmektedir.

Gündeme gelen bu teklifimiz vesilesiyle, depreme maruz kalan ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kere daha Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Ne var ki, bunca insanımızın hayatını kaybetmesine sebep olan olayların meydana gelmesinde, gerek Meclis olarak ve gerek idare olarak büyük sorumluluk ve vebal altında olduğumuzu unutmamamız lazım.

Deprem sonrasında, halkımız, prefabrike konutlara, derme çatma yapılara ve kulübelere, çadırlara sığınmıştır. Bu vesileyle, deprem sonrasında ortaya atılan, yapı izninin şartlara bağlanmasıyla insanlarımızın konut sıkıntısına çare bulunamamıştır. Kaçak yapılaşma, derme çatma, plansız ve programsız bir yapılaşma -hepimizin, deprem geçirmiş olan tüm arkadaşlarımızın, illerinde, beldelerinde, köylerinde- yaşandığı malumunuzdur.

Bunun için, vermiş olduğumuz teklifte, gerekçenin ana hedefi şudur: Dünyanın aktif bir deprem kuşağı içerisinde olan, toprak ve nüfus itibariyle neredeyse tamamı deprem tehlikesi altında bulunan ülkemizde, henüz etkili bir yapı denetim sistemi kurulamamıştır. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremler sonucu, bu konudaki mevzuat eksikliğini gidermek amacıyla gerekli düzenlemenin yapılması hedeflenmiş; ancak, 595 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve sonrasında çıkarılan 4708 sayılı kanunun uygulanmasında aksaklıklarla karşılaşılmıştır. Bu kanunlardan önce, hatırlanacağı üzere, kanun hükmünde kararnameyle, 180 metrekareye kadar olan yapılara yapı denetim muafiyeti getirilmiş, daha sonra, bu kanun çıktıktan sonra, kanun hükümdeki kararname de yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kanun hükmündeki kararnameyle, vatandaşlarımızın konut sıkıntılarının bir nebze olsun giderilmesi ve belediyelerimiz tarafından kontrolleri sağlanmış idi. Bu kanunun getirdiği yükümlülükler neticesinde, mağdur vatandaşlarımız, gereken yapıları kaçak olarak şehir dışında, imar alanları dışında uygulamaya başlamışlardır.

Mezkûr kanunun uygulanmasıyla ortaya çıkan aksayan yönler düzeltilmeli ve bu konuda yapılan çalışmalar bir an önce sonuçlandırılmalıdır. Bu doğrultuda, yapı denetim sistemine sigortanın dahil edilmesi, yapı denetim kuruluşlarının denetiminin daha etkin hale getirilmesi, sistemde sorumlu konumda olanların görev ve sorumluluklarının açık bir şekilde belirlenmesi, cezaların daha caydırıcı olması, yapı denetim sisteminin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmalıdır.

İnşaat sektörünün önünün açılması, çok sayıda sektörün ve dolayısıyla, ülke ekonomimizin canlanmasını ve hayata geçirilmesini sağlayacaktır. Bu bakımdan, yapılması düşünülen değişiklik, öncelikli olarak dargelirli vatandaşların konut sorununun çözümünü amaçlamaktadır.

Teklifimizin dışında kalan yapılarda, tüm yurtta yapı denetimi uygulanmasının sağlanmasının kanunun ruhuna daha uygun olacağı kanaatindeyiz.

Takdirlerinize arz etmiş olduğumuz bu teklifle, tek parselde, bodrum katı dışında, en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun kapsamından çıkarılmaktadır. Bu yapıların denetimi için, 3194 sayılı İmar Kanununun esasları devreye sokulmaktadır.

Teklifimizin temel toplumsal gerekçesi de, bu yapıların diğer yapılara nazaran daha az risk taşımasıdır, denetimleri daha kolaydır. Halkımızın mesken ihtiyacının karşılanmasına, maliyetlerin düşürülmesi suretiyle katkı sağlanacaktır. Bu yapılar, yapı sahiplerinin, bizzat, kendi mesken ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldıklarından, yapının fen, sanat, sağlık kurallarına uygun yapılmasına azamî önem gösterilecektir. Bu teklif, sosyal devlet olmanın da bir gereğidir. Bir yandan vatandaşın satın alma gücünü artırmak için uğraşacaksın, bir yandan da vatandaşın cebinden daha fazla parayı alacaksın; bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler.

Hazırlamış olduğumuz bu teklifle, inşaat sektörünün önünü açmış bulunmaktayız. Teklifimiz yasalaştığında, inşaat sektörünün önünü açarak istihdamın artmasına, dolayısıyla ekonominin canlanmasına yol açacaktır. Bunun yanında da, işsizlerimize yeni bir iş imkânı sağlanmış olacaktır.

Kaçak yapılaşmanın ülkemizin başına açtığı sorunlar hepimizin malumudur. Vatandaş konutunu yaparken, yapı maliyeti yanında denetim maliyetini de yüklenmek istemiyor; bu yüzden, inşaatı kafasına göre yapıyor; bu da, kaçak yapılaşmaya yol açıyor.

Bu vesileyle, yukarıda saydığım gerekçelerle huzurunuza getirdiğimiz bu teklifi desteklemenizi bekler, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

3 konuşma daha · 30 Haziran 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook