İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 70. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:108)

Nuri Uslu

Uşak Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 70. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2008 · 777 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nuri Uslu (AK Parti), 27 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:108)); konuşma 777 kelime.

Nuri Uslu (AK Parti, Uşak). “375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:108)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nuri-uslu-23-2008-02-27-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NURİ USLU (Uşak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, öncelikle bugüne nasıl gelindi, bu noktaya nasıl gelindi, o konuda çok kısa değerlendirmeler yapmak istiyorum. 4639 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu’nda deniliyor ki: Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve rantabl bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla bunların mali ve sosyal hakları arasındaki adaletsizlikleri gidermek üzere Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi kullanırken kamu hizmetlerinin verimli ve etkin olarak yürütülmesini, ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak, memurların ve diğer kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarında çalışma koşullarına, hizmetin özelliklerine ve gereklerine uygun olarak adaletsizlikleri giderecek düzenlemeler yapılmasını öngörüyor. Ayrıca 1989 yılında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile temsil tazminatı alamayan personelden kimlere görev tazminatı ödenebileceği ve bu tazminatın sınırları ve Bakanlar Kuruluna verilen yetki ve görevler de belirlenmiştir. Böylece değişik kurumlarda aynı unvan ve eşit, muadil görevlerde bulunan personelin ücretleri arasındaki dengesizliğin, adaletsizliğin önüne geçilmiş olacağı düşünülüyor.

Bu doğrultuda 1989 yılından bu tarafa çeşitli düzenlemeler yapılıyor. 2002 yılı Ocak ayında 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak, görevlerin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik olarak yürütülmesini sağlamak amacıyla ilk olarak bütçede öngörülen ek mali kaynaklar çerçevesinde sadece makam ve yüksek hâkimlik tazminatı alan personeli kapsayacak şekilde bir düzenleme yapılıyor.

Ayrıca, Bakanlar Kurulunca değişik kurumlarda aynı unvan veya benzer niteliklere sahip benzer görevlerde bulunanlara ücretleri ve sosyal hakları arasındaki adaletsizliklerin giderilmesi için münferit düzenlemeler ve ilave ödemeler de yapılıyor. Bu zam ve tazminat ödemelerinde de artışlar getiriliyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca, 5473 sayılı Kanun’la kurumlardan ilave ödeme alamayanlara da 2006 Ocak ayında ek ödeme getiriliyor. Bu düzenlemelerde düşük maaş alanlara daha çok, yüksek maaş alanlara daha az olacak şekilde bir düzenleme yapılıyor. Ancak, bütün bu düzenlemeler, tüm memurlarımızın ve diğer kamu görevlilerimizin mali ve sosyal hakları arasındaki dengesizliği, adaletsizliği gideremiyor.

Bir örnek vermek gerekirse, kurumlar arasında, hatta bakanlıklar arasında aynı işte, aynı statüde çalışanlar arasında bile farklılıklar oluşuyor. Hatta bir düzenlemeyle, bir kurumda çalışan bir memuru, bir mühendisi, şube müdürünü dikkate aldığımızda, bir mühendis 1.536 YTL alır iken bir şube müdürü 1.454 YTL alıyor. Yani, burada, mühendisin başında idareci olan ve daha sorumlu olan şube müdürleri mühendislerden daha az maaş alıyor. Kısacası şunu söylemek istiyorum: Bu düzenlemeler, memurlarımız ve çalışanlarımız arasındaki adaletsizliği ve dengesizliği giderecekken daha da üst noktalara getiriyor.

Sayın milletvekilleri, 1989 yılında memurların ve kamuda diğer çalışanların mali ve sosyal haklarındaki adaletsizlik ve dengesizliklerin giderilmesine yönelik yapılan bu yasal düzenlemeler, memurlarımızın çalışma koşullarında ve hayat şartlarında dengeli, eşit, düzeyli iyileşmeyi sağlayamamıştır, hatta kurumlar arasında ve de çalışanlar arasında olumsuzlukları orta yere çıkarmıştır. Bu konuda daha kapsamlı, daha dengeli ve eşit işe eşit ücret olacak şekilde bir kanuni düzenleme gecikmeden mutlaka yapılmalıdır.

Burada, bazı milletvekili arkadaşlarım, memurlarımızın ve diğer kamu çalışanlarının geçmiş dönemlerde ve bizim hükûmetlerimiz dönemlerindeki mali ve sosyal haklarında iyileştirmelerin yapılmadığını belirtmiştir. Bu, belki, AK Parti hükûmetleri dönemlerinin dışındaki hükûmetlerde geçerli olabilir, ancak AK Parti hükûmetleri döneminde memurlarımız ve çalışanlarımız hiçbir zaman enflasyona ezdirilmemiştir, sosyal hakları artırılmıştır ve… Somut bir örnek vermek istiyorum, ben de bürokrasiden gelen, üst düzeyde de görev alan bir milletvekili olarak sizlere bir örnek vermek istiyorum. 2004 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak özellikle orman yangınlarında -biliyorsunuz ülkemizde ormanlarımızın korunması ve ormanların sürdürülebilir yönetiminin ne kadar önemli olduğunu herkes kabul etmelidir- çalışan işçisinden memuruna, mühendisine, bölge müdürüne kadar bütün insanlar, biliyorsunuz orman yangınlarında geçmiş yıllarda şehit olmuşlar, yaralanmışlar, sakatlanmışlardır. 2004 yılına kadar bu insanlarımıza hiçbir ödeme yapılmamıştır. O güne kadar ülkemizde böylece orman yangınlarında 80’den fazla şehit verilmiştir. Bölge müdürlerimiz, işletme müdürlerimiz ve işçilerimiz orman yangınlarıyla mücadele yaparken maalesef yanarak şehit olmuşlardır. İşte, biz, AK Parti Döneminde, 2004 yılında bu kardeşlerimize, orman yangınlarında bu şekil şehit olanlara, yaralananlara ve geri kalanlarına ciddi oranda iyileştirmeler getirdik. Bir örnek vereceğim sadece: 11 tane işçi, 6’sı şehit olmuştur, 5 tanesi yaralı. 2 tane mühendis yine şehit olmuştur. Bütün bu kardeşlerimize 364 milyar lira para ödenmiştir. Bugüne kadar hiçbir hükûmet döneminde memuruna, işçisine böyle bir ödeme yapılmamıştır.

Kısacası şunu söylemek istiyorum.

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Yangıncılara kadro verilmemesini niye ifade etmiyorsunuz Sayın Hatip?

NURİ USLU (Devamla)Biz şunu iddia ediyoruz: Bugün kadar memurlarımız ve kamuda çalışanlarımız arasındaki bu ücret dengesizlikleri, bu ücret adaletsizliklerinin giderilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Artık bu, adaleti ve dengeyi sağlamaktan ileri gitmiş, tamamen adaletsizliği ve dengesizliği orta yere getirmiştir. Bu adaletsizliğin ve dengesizliğin ortadan kaldırılarak geniş ve kapsamlı bir şekilde, hatta personel rejiminde bir düzenleme yapılmak suretiyle bu dengesizliklerin giderilmesinden tarafım.

Hepinize saygılar sunuyorum. Yasamız hayırlı olsun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 27 Şubat 2008

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook