İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)
Genel Kurul, 105. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Mayıs 2008 · 611 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oğuz Oyan (CHP), 15 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)); konuşma 611 kelime.
Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-23-2008-05-15-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OĞUZ OYAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; efendim, şimdi konuştuğumuz yasa tasarısı bazı cazip kavramlar içeriyor. Bunlardan bir tanesi “istihdam” meselesi, biri “GAP” yani bölgesel kalkınma. Her ikisine de baktığımızda bunlara, doğrusu, karşı çıkmak mümkün değil. Ama tabii, bunları yani istihdam artışına dönük düzenlemeleri yapmak ile bölgesel kalkınmaya kaynak aktarmak meselelerini tartışırken, acaba, bu düzenlemeler doğru mu yapılıyor? Burada tartıştığımız iki gündür bu.
Tabii, bir başka konuyu da sormamız lazım: Acaba, işsizlik daha mı az önemli? Yani istihdam artışı tamam da yani o istihdam artışına giremeyecek, o kapsam içine giremeyecek olan, belki de sayıları artacak olan işsizler ne olacak? Şimdi, bu, çok önemli bir mesele.
Tabii, bir başka, bununla bağlantılı mesele de GAP ne ölçüde istihdam artıracak? Yani GAP’a yapılan yatırımlar eğer daha çok tarıma dönük yatırımlar olacaksa -ki öyle anlaşılıyor, geri kalan tarafı oydu GAP yatırımlarının, enerjide daha ileri gitmişti- burada daha çok tarımsal verimlilik artışları üzerinden, ilave istihdam etkisi az olan yatırımlardan bahsediyoruz demektir. Dolayısıyla, burada İşsizlik Sigortası Fonu’nu kullanırken, daha çok istihdam yaratan birtakım özel uygulamalar düşünülemez miydi sorusu akla geliyor.
Tabii, İşsizlik Sigortası Fonu’nun çalışanlar adına, onların işsiz kaldığında kullanılması amacıyla bir sigorta fonu olduğunu düşünürsek, burada yapılan değişikliklerin, daha işsizlik sigortasının tanımından başlayarak, yani sigortalılara işsiz kalmaları hâlinde ödenen bir fon olmaktan çıkaran düzenleme, bundan sonrası için de bu yasada çok ciddi bir delik açmaktadır. Bunu özellikle hatırlatmak isterim.
Tabii, bütçe ilkeleri açısından da çok mu acaba anlamsızdır bütçe ilkelerini savunmak? Burada, gerek 19’uncu madde -ki biraz önce geçti birinci bölümde- gerekse şimdi görüşülecek 25’inci maddede, her ikisinde de ademi tahsis ilkesine bütçenin aykırı düzenlemeler yapılıyor. Bütçeyi böyle bir baypas organı olarak kullanıyoruz ama belli gelirler belli şekilde gider yazılıyor bütçeye. Bu da bütçede fon uygulamasıyla gördüğümüz çok sakıncalı, 1984 sonrasında gördüğümüz ve 2000 başlarında ancak kurtulabildiğimiz bir fon uygulamasına da bizleri götürebilir.
Değerli arkadaşlarım, tabii, bir başka şey de doğruları burada söylemek. Yani bir arkadaşımız çıktı biraz önce iktidar grubu adına ve işte “1991’le 2001 arasındaki istihdama bakarsak azalış bile var.” dedi.
Değerli arkadaşlarım, iktisatçılar üç türlü yalan var derler: Biri yalan, diğeri kuyruklu yalan, diğeri de istatistik. Eğer siz, burada bitiş yılınızı 2001 gibi Türkiye’de müthiş bir kriz, müthiş bir istihdam kaybı olduğu yıl olarak alırsanız tabii ki istihdam kaybı çıkarırsınız. Hatta, ben size daha başkasını da söyleyeyim: 2001’i esas alarak 2001’den sonra ne müthiş bir istihdam artışı olduğundan da bahsedebilirsiniz ama bu doğru olmaz, bu, kuyruklu yalandan daha kötü bir şey olur. Dolayısıyla, burada ne ölçüde istihdam artışı, bu dönemde son yani bu kadar yüksek büyüme temposunun olduğu iddia edilen dönemde ne kadar bir istihdam artışı yaratılıp yaratılmadığına bakmak gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, Türkiye’de bu yılın ilk dört ayında on altı bin işletme kapandı. Her yıl kapanan işletme olur ama bu yıl ilk dört ayda kapanan işletme sayısı geçen yılın yüzde 22 üzerinde. Yani Türkiye’de giderek iş yerleri kapanıyor -geçen yıllara oranla daha fazla- işsizlik artışı yükseliyor. İzmir’de Sanayi Odası Başkanı “Sanayici işçi çıkarıyor.” diyor ve önümüzde gelen fırtına -bu fırtına, hatta tayfun- yeni büyük iş kayıplarını haberliyor. Böyle bir durumda 35 katrilyon para toplanmış bir fonu öncelikle işsizlere dönük olarak kullanmamız gerekmiyor mu? Bu aktarmayı yapmamız durumunda dahi bu mümkündür kalan kaynaklar için. Niye yapmıyoruz? Çünkü hazine borçlanmasına gidiyor. İşsizlik sigortasının yüzde 95’i hazinenin borçlanmasına ayrılan bir kaynaktır.
Burada GAP’a kaynak ayrılmasına karşı değiliz. 19’uncu maddeyle, bir eklemeyle sözde bir düzenleme oldu ama ne kadar geriye dönüşü tam sağlayacağız o (c) bendiyle, o da tam kesin değil. Ama yapmamız gereken -burada benim bir işsizlik sigortası kanunu teklifim vardı, orada olduğu gibi- işsizlerin sisteme girişini, işsizlik sigortası sistemine girişini kolaylaştırmak, bir. İkincisi, sistemde kalış sürelerini uzatmak ve üç, daha yüksek düzeylerde bir işsizlik sigortası ödeneği almalarını sağlamak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 15 Mayıs 2008
