İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 64. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Oktay Vural

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 64. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Şubat 2008 · 503 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oktay Vural (MHP), 13 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 503 kelime.

Oktay Vural (MHP, İzmir). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 13 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2008-02-13-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OKTAY VURAL (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, özellikle Vakıflar Yasa Tasarısı gerek Parlamentoda bulunan muhalefet partileri gerekse daha önce Sayın Cumhurbaşkanı tarafından, Türk milletinin millî menfaatleriyle Anayasa’mızda ve Lozan Anlaşması’yla ilgili hükümlerini haleldar ettiğini açıkça ifade ettik. Tabii, bu konuda, özellikle böyle bir kanunun Türkiye’nin millî menfaatlerini ve uluslararası menfaatlerini nasıl haleldar ettiği konusunu da Milliyetçi Hareket Partisi olarak her maddede görüşlerimizi ifade ediyoruz, önergelerle bunların değiştirilmesi için gayret sarf ediyoruz.

Ama, değerli arkadaşlarım, bugün huzurlarınıza gelen bu tasarıyla, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinde ve Anadolu’da mührünü vurduğu, Lozan Anlaşması’yla mührünü vurduğu bir kurucu anlaşmayı deliyorsunuz. Buna hakkınız yok ve bu iradeniz, Türk milletinin millî mücadelesiyle çelişmekte ve çatışmaktadır. Bunu yüreklilikle söylüyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Bakınız, bu konuda daha geçenlerde Yunan meclisince kabul edilen bir yasa önünüzdeyken ve onlar, uluslararası hukuk çerçevesinde ve Lozan Anlaşması çerçevesinde bizim ecdadımızın vakıfları üzerinde istediklerini yapma hakkı elde ederken, bugün, âdeta, sizlerin buraya getirdiği yasa tasarısı bir kapitülasyon gibi; AB uğruna Türkiye’nin kurucu anlaşmasını heba eden bir tasarı olarak getirdiniz. Gerçekten üzüntü verici. Bu konuda karşılıklılık esasını dikkate almıyorsunuz ve bu çerçevede özellikle daha önce bu konuda yapılan müzakerelerde AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Fırat aynen şunu söylüyor… Sizler diyorsunuz ki: “Lozan’la alakalı değil.” Diyor ki: “Oradaki, bırakın canım, azınlıklarla ilgili her türlü düzenlemeden vazgeçelim.” Bu tasarının görüşmesinde bunu ifade etti değerli milletvekilleri. Hangi biriniz, Lozan Anlaşması’nda, kurucu anlaşmamızda azınlıklarla ifade edilen -o kurucu anlaşmasının- hükümlerini deldirmek istersiniz? Amaç ve hedef, doğrudan doğruya, Lozan Anlaşması’yla Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş felsefesini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bir de kalkıp “Ne alakası var?”diyorsunuz. İşte, Dengir Mir Fırat diyor: ”Bizim amacımız bütün oradaki hükümleri çıkartalım da herkesi aynı duruma getirelim.”

Değerli arkadaşlarım, bu, bir kurucu, Millî Mücadele neticesinde mührümüzü vurduğumuz ve siyaseten zaferimizle sonuçlanmış bir Lozan Anlaşması’dır. Dolayısıyla, bu konudaki irade doğrudan doğruya Lozan Anlaşması’nı ortadan kaldıran bir iradedir.

Şimdi geliyoruz bizim burada mührünü vurduğumuz topraklarımıza. Daha önce nerede ne olduğu, nerede yaşadığı belli olmayanların hak iddia etmesinin önünü açıyorsunuz. Ama biraz önce değerli bir milletvekili söyledi, Kıbrıs’ta Arestis davasında Abdullah Paşa Vakfına ait bir vakfa el koyan Rum’un iddiasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kabul etmiş. Ne hazindir ki, mahkeme şunu söylemiştir… Daha sonra bunun tapu kaydı çıktı. Bu tapu kaydı çıktığı zaman “Türkiye bu tapu kaydını bize geç göndermiştir…” Bir taraftan da, Türk’ün mührünü vurduğu Kıbrıs’taki vakıflarla ilgili, Abdullah Paşa Vakfına ait tapu senedini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine geç gönderiyorsunuz ve Türkiye, bizim ecdadımızın tapulu malı üzerinde 950 bin dolar tazminat ödemekle… Bu Arestis’e bir de ayrıca üstüne para verdiriyorsunuz.

MEHMET SALİH ERDOĞAN (Denizli)On sene önceki karar o.

OKTAY VURAL (Devamla)Sayın Bakan açıklasın, niye geç gönderdiniz? Yan gelip yattınız mı? Böyle bir şey olabilir mi değerli arkadaşlarım? (MHP sıralarından alkışlar) Böyle bir şey olabilir mi?

Değerli arkadaşlarım, işte burada, vakıf senetleri burada “Abdullah Paşa’ya ait.” diyor. Size soruyorum: Bir vakfa ait mülkün üzerine nasıl mülkiyet hakkı iddia edilebilir? Böyle bir şey olabilir mi? Ve maalesef burada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Türkiye, mülkle ilgili kayıtları zamanında mahkememize göndermemiştir.” diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 13 Şubat 2008

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook