İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 118. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s 1200)

Ömer Abuşoğlu

Gaziantep Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 1.245 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S 1200)); konuşma 1.245 kelime.

Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “Atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s 1200)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-06-21-ataturk-orman-ciftligi-mudurlugu-kurulus-kanununda-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, üzerinde tartıştığımız, üzerinde konuştuğumuz ve zaman zaman da çirkin birtakım görüntülerin ortaya çıktığı bu müzakerelerin esas mahiyeti şu: Atatürk Orman Çiftliğiyle ilgili, Ankara Büyükşehir Belediyesinin belli ihtiyaçlarına istinaden birtakım taleplerinin gerçekleştirilmesi üzerinde, bir kanun tasarısı hakkında konuşuyoruz. Kanun tasarısının, ilk, Meclise sunuluşu itibariyle, üzerinde gerçekten tereddüte düşülen, üzerinde gerçekten uzun uzun tartışılan, tartışılacak boyutları olan bir yönü vardı; ama, 1 inci maddede verilen önergeyle kısmen bunlar telafi edildi.

Tabiî, bu noktada en fazla tartışılan husus, Sayın Cumhuriyet Halk Partisinin tutumu oldu. Tabiî, önergeyle verilen teklif ve yapılan değişiklik henüz ortada yokken, Sayın Cumhuriyet Halk Partisinin, Plan ve Bütçe Komisyonundaki yaptığı birtakım itirazlar, ister istemez, herkesin dikkatini çekiyor ve Cumhuriyet Halk Partisi sözcüleri de kürsüye çıktıklarında "biz, artık, yeni değiştirilen hali ile eski halini mukayese ettiğimiz zaman, ortada bizim söylediğimiz itirazlara mahal, yer kalmıyor. Dolayısıyla, biz, bu kanunu destekliyoruz ve bu kanunun çıkması için de İktidar Partisiyle işbirliği içindeyiz, onları destekliyoruz" diyor; yani, "destek" bir anlamda, Türkçe sözlüğüne baktığınız zaman "payanda" demektir. Bundan da alınıyorlar. Burada, Türkçeyi gayet iyi kullandığını bildiğim Sayın Ömer Hocam var; herhalde payandanın destek anlamına geldiğini o da onaylayacaktır. O bakımdan, benim biraz önce kürsüden kullandığım "payanda" sözcüğünün herhangi bir hakaret içermediği de açıkça ortadadır.

Yalnız, belirtmek istediğim bir husus daha var. Halk Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, her ne kadar "bizim itirazlarımızın tamamı ortadan kalktı" dese de, verilen önergede "bedelsiz olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi lehine intifa hakkı tesis edilir" diyor. Aynı şekilde, CHP'nin muhalefet şerhine baktığımda "muhakkak bir bedel alınmalıdır" ifadesi var. Üzerine basa basa, vurgu vermek üzere de başına bir "muhakkak" kelimesi eklenmiştir. Öyleyse CHP'nin bu itirazı hâlâ verilen önergedeki değişikliğe rağmen devam etmektedir.

Ayrıca, on yıllık süre hususu… CHP'nin, yine, Bütçe Plandaki muhalefet şerhiyle ilgili olarak okuyorum cümleyi: "İntifa hakkı tesisi için on yıllık süre konması göz boyama ve aldatmacadır; bu söylem, süresiz devrin meydana getireceği tepkileri önlemek içindir."

AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Başkan, yürürlük maddesini konuşuyoruz...

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Yürürlük maddesi, evet…

AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Allah, Allah…

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Yürürlük de, neticede, şu içeriğini tartıştığımız hususun yürürlüğüdür ve bununla ilgili ortaya çıkacak hususların, kamuoyunca, yeterince aydınlatılması hususudur.

Yine, önergede, Cumhuriyet Halk Partisinin on yıllık süreye itiraz etmesine rağmen, on yıllık süre, verilen değişiklik önergesinde aynı şekliyle devam ediyor. Bunu kamuoyunun bilgilerine sunuyorum.

Bu kanunun tartışmaları bahane edilerek, gerek Cumhuriyet Halk Partisi sözcülerince gerek AK Parti sözcülerince, Anavatan Partisini ilzam edecek, Anavatan Partisini muhatap alacak, birtakım, burada, yakışıksız ve Meclisin mehabetine uygun olmayan birtakım sözler sarf edildi. Cumhuriyet Halk Partisinin tavrını anlayabilirim, anlayışla karşılayabilirim; çünkü, parti içerisindeki birtakım rahatsızlıklardan dolayı AK Partiye transfer olan milletvekilleri ve Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılıp bağımsız kalan milletvekilleri var; bunun acısı, gerçekten, Cumhuriyet Halk Partisini bu şekilde konuşmaya itiyor olabilir; ama, AK Partinin tavrını anlamak mümkün değil. Bu Meclis çatısı altında bu dönemde ilk defa milletvekilleri transferi meselesi…

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa)Sen nereye transfer oldun; nereye transfer oldun sen?!

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Dinle, sana da sözüm var, dinle... Bekle, yalnız, dışarı çıkma.

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa)Nereye transfer oldun sen?!

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Dışarı çıkma, bekle!

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa)Sana ne nereye çıktığım!..

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Milletvekilliği transferi meselesini ilk defa AK Parti gündeme getirdi ve bu Meclis çatısı altında böyle bir şeyler olacağı ve olduğunda da normal karşılanması gerektiğini AK Partinin tutumundan ve tavırlarından o zaman izledik. Şimdi bundan niye rahatsız oluyorlar; niye rahatsız oluyorlar?! Ha, kendilerine gelince bir şey yok, bir sakınca yok; ama, parti içerisindeki sıkıntılardan endişe duyup da, rahatsız olup da istifa eden milletvekili oldu mu, AK Partiye yapılan en büyük haksızlık! Burada, insanı, insafa davet etmek gerekir. Özellikle Sayın Kapusuz'un bu noktadaki tavırlarını hiç hoş karşılamadığımı ifade etmek istiyorum.

SALİH KAPUSUZ (Ankara)Biraz sonra söyleyeceğim. Biraz sonra geleceğim.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Ayrıca, gerek Cumhuriyet Halk Partisi sözcülerince gerekse de AK Parti sözcülerince sıkça dile getirilen, Anavatan Partisinin mahkeme kararıyla hakkının teslim edildiği; fakat, Maliye Bakanlığınca şu veya bu gerekçelerle bu hakkın teslimi noktasında geciktirici bir rol içerisine girildiği bir husus var; partilere yapılan hazine yardımı meselesi. Şimdi, bizim, buradaki, özellikle son iki haftalık gündem söz konusu olduğunda, AK Parti, Anavatan Partisinin muhalefet partisi olması özelliğinden kaynaklanan muhalefet etme isteğini ve muhalefet etme tavrını, sanki, Anavatan Partisine yapılması gereken hazine yardımı yapılmadığı için böyle bir tavır içerisine giriyor diye, Anavatan Partisine de buradan bir suçlayıcı unsur ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Efendim, bizim buradaki esas tavrımız, Meclisin gündemine AK Parti tarafından getirilen, her hafta getirilen ayrı bir düzenleme… Daha geçen hafta, Meclisin gündemi birtakım temel kanunlar ve aciliyetine binaen temel kanun olmadan şekilde, olmayacak şekilde buradan geçirilmesi düşünülen bir program, bir gündem düzenlemesi yapıldı ve biz de, bundan sonra haziran ayı sonuna kadar bu gündeme bağlı kalacağımızı zannettik.

AK Partisinin kendi getirdiği tekliflerdi bunlar; ama, bu hafta başında, dün baktık ki, kendisi niçin getirmekte tereddüt etti bilmiyoruz; ama, Cumhuriyet Halk Partisi yeni bir Danışma Kurulu teklifiyle geldi ve yeni bir gündem düzenlemesi söz konusu oldu ve AK Partisi de, geçen hafta ısrarla bu gündemin takip edilmesi hususundaki ısrarından vazgeçerek, CHP'nin getirdiği; ki, CHP'nin getirdiği gündem de yine AK Partiyle anlaşarak düzenlenmiş bir gündemdi. Saygı duyuyoruz, anlaşabilirler.

Bizim itirazımız bu noktada. Meclis gündemini, her gün değişen, her hafta değişen, âdeta oyuncak haline getiren bir tutuma bizim tepkimiz var. Meclis gündeminde görüşülecek olan kanun tasarılarının önceden belirlenmesi gerekir. Geçen hafta belirlenmiş. Biz de haziran ayı sonuna kadar görüşeceğimiz kanunlar şudur, şudur, şudur diye bunları tespit etmişiz ve AK Parti de, bunları, aciliyetine binaen çok sıkışık bir zaman içerisinde kanunlaştırmak üzere bunlardan bir kısmını da temel kanun olarak getirmiş ve kabul ettirmiş; ama, bir hafta sonra ne oluyor bilmiyoruz, ne değişiyor, Türkiye'nin şartlarında o ölçüde büyük değişiklikler mi oluyor; acul dedikleri, çok acil bir şekilde yasalaşması gerekir dedikleri hususlardan, kanunlardan 8 tanesini geri çekip, yerine bir gündem düzenlemesine gidiliyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin çocuk oyuncağına âdeta dönüştürülmesi gibi …

M. NECATİ ÇETİNKAYA (Elazığ)Kelimeyi yanlış kullandın. Acul, acil olan… Kişi için…

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Kişi için kullanılır; evet, kişi için kullanılır.

...Zaman zaman bu tür tavırlar sergileniyor. Bu bakımdan, bizim itirazımız, bizim tepkimiz bunadır. Elbette, kanunlar doğrultusunda, gerek Anavatan Partisi gerek bir başka parti ve gerekse de mahkeme kararlarını yürütme konusunda görevli olan, yerine getirme konusunda üzerine yükümlülük düşen kesimler de bunları yerine getireceklerdir. Bizim, bundan herhangi bir endişemiz, bundan herhangi bir kaygımız ve gocunmamız da söz konusu değildir.

O bakımdan, Anavatan Partisi muhalefetini, bu şekilde, yanlış mecralara çekilerek vatandaş nezdinde küçültmeye çalışma işini ben yanlış buluyorum. Bu tavırda ısrar edilmesini de kınıyorum.

Ayrıca, biraz önce, AK Parti sıralarından bir sayın milletvekili laf atarak, benim AK Partisinden istifa ettiğimi ifade eder, ima eder şekilde bir sataşmada bulundu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Daha önceki konuşmalarımda da ifade ettim. İstifa ettiğim zaman da basın bülteniyle niçin istifa ettiğimi açıkladım ve bu istifamla da gurur duyuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Ama, görüyorum ki, bazı milletvekilleri bundan gocunuyorlar. Niye gocunduklarını da şu ifadeyle belirtmek istiyorum: Çünkü, benim istifa gerekçem ve zaman içerisinde burada dile getirdiğim istifamla ilgili gerekçeleri anlamak için, insanın birazcık anlayabilecek kapasitede olması gerekir.

EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Abuşoğlu, süreyi…

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Evet… Bitiriyorum Sayın Fatsa, bitiriyorum. Size herhangi bir sataşmam söz konusu değil.

Ziya Paşa diyor ki: "İdraki meali bu küçük akla gerekmez. Zira ki, bu terazi bu sıkleti çekmez." Eğer istifam konusunda hâlâ tereddütleri, hâlâ kafasında soru işaretleri olan varsa, bu, benim istifamdan kaynaklanmıyor, kendilerinden kaynaklanıyor.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 21 Haziran 2006

95 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook