Dünya öğretmenler günü
Siirt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 3. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Ekim 2005 · 386 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Öner Ergenç (AK Parti), 5 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ); konuşma 386 kelime.
Öner Ergenç (AK Parti, Siirt). “Dünya öğretmenler günü”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 5 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oner-ergenc-22-2005-10-05-dunya-ogretmenler-gunu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖNER ERGENÇ (Siirt)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi, aziz milletimizi ve aziz öğretmenlerimizi, değerli meslektaşlarımı bu milletin kürsüsünden saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Yine, konuşmamın başında hepinizin ve aziz milletimizin ramazanını tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Değerli milletvekilleri, bilgi toplumu insanının modelini yetiştirecek olan eğitim sistemi, okulların ve öğretmenlerin bugünkünden farklı özelliklere sahip olmasını gerektirmektedir. Esas itibariyle öğrenmeye dayanan bilgi toplumunun oluşmasında, yeni dünya düzeninde yükselen değerlerin kazanılması sürecinde, öğrencilerle kurulacak ilişki türlerinde ileri teknoloji sonucu oluşmaya başlayan duvarsız sınıflar, öğrenci merkezli eğitim, internet okulları ve benzerlerinde öğretmenin rolünün ne olacağı bütün dünyada tartışılmaktadır. Bilgi çevrelerindeki yaygın görüş, öğretmenlerin sürekli öğrenme alışkanlığı edinmiş birer bilge insan olarak yetişmelerini sağlamak noktasındadır.
Bilgi toplumunun yükselen başlıca değerleri, hızlı gelişme ve değişme, insanî değerlere dönüş, insan kaynağına ilgi, yeni bilgi teknolojileri, bilgiye dayalı örgütlenmeler ve organizasyonlar, bilgi insanı gibi değerler sayılabilir. Bu değerlerin oluşmasının benimsenmesini sağlayacak olan, şüphesiz ki, eğitim sürecidir. Bu sürecin baş aktörü ise öğretmendir.
İnsanlık, bilgi toplumunun hayata hâkim kılmakta olduğu değerlerle oluşan yeni bir hayat biçimiyle karşı karşıyadır. 21 inci Yüzyılın yükselen yüksek teknolojisinin otomatikleştirdiği insan, ne yazık ki, bütün dünyada, bugün mutlu değildir. Kalabalıklar içerisinde insan yalnızlaşmıştır. İnsanlık bu handikaptan bir çıkış yolu bulmak zorundadır. Bunun da yolu bilgi, hedefi ise insanî değerlerdir. Bu, insanın mutlu ve huzurlu olabilmesi, fikrî zenginliğe erişmesi, zihinsel potansiyelini harekete geçirmesi; yani, bilgi insanı olmasıyla mümkündür. Bilgi insanının duygusal öğrenme kapasitesini harekete geçirmek, bu hedefe ulaşma noktasında vazgeçilmez bir unsur olarak görülmelidir. Günümüzde yaşanmakta olan problemlerin başında insanî değerlerin aşınması yer aldığına göre, duygusal öğrenme yoluyla insanî değerlerin yeniden topluma kazandırılması, eğitim sürecinde, öğretmenin, hiç şüphe yok ki, temel görevidir. Makinenin yardımıyla öğrenilemeyecek insanî değerleri bireylere kazandırmak, okulların ve öğretmenlerin işlevleri arasında daha önemli bir yer tutmaktadır. Günümüz öğretmeninin öncelikle kendi yeterliliğini gözden geçirmesi lazımdır; çünkü, öğretmenin yetersizliğinin faturası millete çok ağır olacaktır. Öğretmenin, öğrencilerinin ilerisinde olması, onlara yol gösterebilmesi, danışmanlık rolünü iyi oynayabilmesi için, öncelikle öğretmenin kendisini geliştirme sorumluluğuyla hareket etmesi ve devletlerin de öğretmenlerini bu bağlamda yetiştirmekle yükümlü oldukları bir gerçekle karşı karşıya bulunmaktayız.
Türkiye itibariyle ifade etmek gerekirse, ne yazık ki, bugün, bugüne kadar uygulanan öğretmen yetiştirme biçimimizde istikrarlı bir çizgi takip edilememiş ve öğretmen yetiştirme kaynağının çok çeşitli olması sonucunda öğretmenliğin bir meslek olmaktan çıkarılması suretiyle de...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
9 konuşma daha · 5 Ekim 2005