İstanbul'un sorunlarıyla ilgili
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 3. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Ekim 2005 · 655 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Sevigen (CHP), 5 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL'UN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 655 kelime.
Mehmet Sevigen (CHP, İstanbul). “İstanbul'un sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 5 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevigen-22-2005-10-05-istanbul-un-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET SEVİGEN (İstanbul)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygı, sevgiyle selamlıyorum.
Hepinizin bu mübarek ramazan ayınız kutlu olsun. İnanıyorum ki, hiç olmazsa bu ayın hayrı şerifi için yoksulumuzu, fakirimizi fukaramızı düşünürüz diye düşünüyorum.
5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününü de kutluyorum buradan. Bütün öğretmenlerimizin de Dünya Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Sevgili arkadaşlarım, İstanbul deyince akla çok şey geliyor. Bir Avrupa ülkesi kadar büyüğüz; İstanbul'un 70 tane milletvekiliyiz. 70 milletvekilinin 5 tanesi bakan, 6 tanesi bakan galiba, öyle zannediyorum. Milletvekili arkadaşlarımızın birçoğu İstanbul'da belediye başkanlıkları yapmış, İstanbul'un sorunlarını en çok bilen arkadaşlarım. Ama, maalesef, biz İstanbullular -gerçekten söylüyorum, buna ben de dahilim- bir araya gelip, şu İstanbul'u bir konuşalım, şu İstanbul'da neler oluyor diye düşünmüyoruz, konuşmuyoruz. Hükümetten bir çağrı gelmiyor. Sağ olsun, Sayın Bakan, İçişleri Bakanı ağabeylik yapıp hepimizi toplaması gerekir. Başbakan Yardımcımız aynı bölgenin milletvekili; ama, İstanbul, kendi yağıyla... Ehliyetsiz insanların elinde, ne olduğu belli olmayan yönetimlerin... Kimin eli kimin cebinde, kim yetkili, kim yetkisiz... Bir kargaşa içerisinde almış başını gidiyor. İstanbul sahipsiz kalmış. Son günlerde İstanbul'un trafiğini biliyorsunuz; tatilden dönen insanlar ile okulların açılması ve kış aylarının gelmesiyle İstanbul kilitlendi. Belediyemizin yapmış olduğu yanlış yönetimden dolayı, yanlış ihalelerden dolayı, yanlış şantiye binalarının, yanlış inşaatların kurulmasından dolayı İstanbul arapsaçına dönmüş. Milyonlarca lira zarar… Bütün benzin kuyruklarında insanlar diyor ki: "Arkadaş, benzinimizi dolduruyoruz Mehmet Bey, üç defa giderdim işimden evime; 20 000 liralık benzin koyuyorum; ama, şimdi, ben benzine bir bakıyorum ki, işe gittiğim zaman bitiyor; farkında değilim." Yani, insanlar sahipsiz kalmış İstanbul'da, çaresiz kalmış sevgili arkadaşlarım. Ama, İstanbul'a çare bulmamız mümkün değil.
Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında belediyemiz bir projeyi uygulamaya çalışıyor. Fakir fukaranın evini yıkıyoruz. Bunu yıkarken bütün İstanbul'un yollarını, İstanbul'un altyapılarını tamamen perişan etmişiz. Şantiyeler durmuş parasızlıktan. Hangi şantiye kimindir, hangi şirket nereden nereye kadar yetkilidir; bu, bilinmiyor. Tamamen, İstanbul kargaşa içerisinde. İstanbul'un sahibi yok diye düşünüyorum.
İstanbul Belediyemiz, maalesef, raylı sistemden, İstanbul Belediyemiz toplutaşımacılıktan, İstanbul Belediyemiz denizyollarından faydalanmayı hiç düşünmüyor; bunlar gündeminde yok. Varsa yoksa karayolları; ama, karayollarını da beceremiyor, beceriksizlik içerisinde. İnanın, Edirnekapı'dan -eski Edirne asfaltı var- Arnavutköy'e giden yol -Recep buradaysa bilir; oranın eski belediye başkanı- beş yıldır, tamamen -samimî olarak söylüyorum- kapalı. İki tane ray demir atmışlar, beş yıldır orası kapalı. Oradaki insanlar feryat içinde, perişanlık içerisinde. İnsanlar işlerine gidemiyor, çocuklar okula gidemiyorlar; ama, İstanbul'daki yönetici arkadaşlarımıza telefon ettiğimiz zaman, hiç kimse bize doğru dürüst, tatmin edici bir cevap veremiyor. Trafik sorunu felç olmuş. İstanbul'un diğer sorunlarından, gasptı, hırsızlıktı, kapkaçtı, çeteydi, uyuşturucuydu okul önlerinde, bunlardan bahsetmiyorum; ama, tamamen insanları canından bezdiren, insanları perişan eden bu trafik sorunu İstanbul Belediyesinin... İstanbul'da yetki kimdedir, valilikte midir, poliste midir hiç belli olmayan yöneticilerin elinde perişan olmuş durumda. Bir trafik kazası oluyor, trafik polisleri gelmiyor, telefon ediyoruz. Kadıköy'ün nüfusu 1 000 000 -biraz önce gelirken bir yetkiliyle konuştum- 30 tane trafik polisi var. 30 tane trafik polisini üç vardiya çalıştırdığın zaman, her vardiyaya 12 tane trafik polisi... Kaza oluyor, gelmiyor, trafik kapanıyor. En küçük bir yerde bir trafik kazası olsa, trafik polisini bekliyoruz, sigortayı bekliyoruz; gelinceye kadar yollar kapanıyor, trafik kapanıyor, insanlar kavga ediyor, günlerce kavga ediyor. Trafik kazası… En son araştırmaya göre, 13 000 insanımız ölmüş bu son ayda trafik kazasından. 13 000 tane kaza yapılmış İstanbul'da. Bunun önüne kim duracak? Bunun önüne ya İçişleri Bakanı geçecek ya Belediye Başkanı geçecek. Belediye Başkanı kendi halinde. Tayyip Erdoğan, İstanbul sevdalısı, İstanbul şiirleri okuyan Başbakanımız ortalarda yok; Arap ülkelerini dolaşıyor, geziyor. İstanbul perişan… İstanbul sevdalısı burada belli olur, burada… (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından gürültüler)
AHMET YENİ (Samsun)Brüksel'den geliyor, Brüksel'den…
MEHMET SEVİGEN (Devamla)Laf atarak konuşmanın bir anlamı yok.
İstanbul'u sevmek, sözde olmuyor, sözde olmuyor beyefendi. Belediye Başkanlığınız döneminde İstanbul'a ne yaptınız, hangi çiviyi çaktınız?
AHMET YENİ (Samsun)Brüksel… Brüksel…
MEHMET SEVİGEN (Devamla)Aklınıza geliyor mu?.. Bugün ramazan günü bir şey sormak istiyorum…
AHMET YENİ (Samsun)Avrupa Birliği…
MEHMET SEVİGEN (Devamla)Tayyip Erdoğan deyince İstanbul Belediyesinden aklınıza gelen bir proje var mı? Bir tane söyleyin, susuyorum… Bir tane söyleyin… (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
9 konuşma daha · 5 Ekim 2005