Zeytin ve zeytinyağı üreticileri hk.
Genel Kurul, 12. Birleşim · 1. yasama yılı · 18 Aralık 2002 · 635 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Sür (CHP), 18 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI ÜRETİCİLERİ HK.); konuşma 635 kelime.
Orhan Sür (CHP, Balıkesir). “Zeytin ve zeytinyağı üreticileri hk”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sur-22-2002-12-18-zeytin-ve-zeytinyagi-ureticileri-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN SÜR (Balıkesir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; zeytinyağı üreticilerinin sorunları hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ne tesadüftür ki, Balıkesir'in iki milletvekili aynı oturumda aynı konuda söz almış bulunuyor. Sizlerin vaktini boşa harcamadan, önemli konulara değinerek bu süremizi kullanmaya çalışacağız.
Değerli milletvekilleri, zeytin, tarih boyunca değişik kültürlerde barışın ve umudun sembolü olmuştur. Bazılarınca zeytin ağacı ve meyvesi kutsal kabul edilmiştir. Zeytinin anavatanı konusunda iki görüş vardır. Birincisi, Ege, Anadolu'nun Akdeniz kesimleri, Suriye ve Lübnan'da ortaya çıktığı; ikincisi ise, anavatanının Mısır, Kuzey Afrika'nın Atlas Dağları kesimleri olduğudur.
Değerli milletvekili arkadaşım Sayın Özgün, zeytincimizin, zeytinyağı üreticimizin beklentileri konusunda, sizlere, bence, bizim de katıldığımız konularda bilgiler verdi. Ben, mümkün olduğunca, çalışmalarımı ayıklayarak, sizlere, onun dışında bir şeyler söylemeye çalışacağım.
Dünyada yaklaşık 10 000 000 hektarlık alanda zeytin tarımı yapılmaktadır. Bu alan üzerindeki 900 000 000'u aşan zeytin ağacının yüzde 98,1'i Akdeniz'e kıyı ülkelerdedir. Ülkemizde ise, tarımsal istatistikler tam anlamıyla güncel olmamakla birlikte, meyve veren 80 000 000, meyve vermeyen 7 000 000 civarında zeytin ağacı bulunmaktadır. Ege ve Marmara sahillerimiz başta olmak üzere tüm sahil şeridimizde ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde, toplam 35 ilimiz sınırları içinde zeytin yetişmektedir. Yaklaşık 400 000 aile geçimini doğrudan zeytinden sağlamaktadır. Ülkemizde, zeytin üretiminde yüzde 80,5'le Ege Bölgesi birinci sırada, Akdeniz Bölgesi yüzde 11,8'le ikinci sırada ve Marmara Bölgesi 6,1'le onu takip etmektedir.
Dünyada zeytinyağı üretimi -yıllara bağlı olmak üzere- yaklaşık 2 500 000 ton civarındadır. Bu yıl, ülkemizde 180 000 ton civarında yağ üretileceği tahmin edilmektedir. Ülkemiz zeytinyağı üretimi tüketimimizden fazla olduğu için ihracat yapmak zorundadır.
Değerli milletvekilleri, ülkemiz, petrolden sonra en büyük ithalat kalemi olarak sıvıyağ ithal etmektedir ve ülkemizde yetişen bu nadide ürünün, bu altın sarısı sıvının, maalesef, yeterince değerlendirilebildiğine inanmıyorum. Binlerce yıldır bu topraklarda zeytin yetişiyor. Binlerce yıldır, Anadolu'da yaşayan insanlar zeytini hasat ediyor ve zeytin ürününü kullanıyor ve çok sağlıklı olan bu ürünü, maalesef, insanımıza yeterince yediremiyoruz. Bize göre, bundan önceki dönemlerde, nasıl, fındık, mercimek, devlet politikası olarak insanımıza anlatılarak, bunların tüketimi yerli kaynaklarda sağlanmaya çalışıldıysa, zeytin de, zeytinyağı da, devlet politikası olarak insanımıza anlatılmalı ve insanımızın, sağlıklı olan bu yağı kullanması sağlanmalıdır.
Edremit Körfezinde, özellikle Edremit Körfezinde Altınova'dan Küçükkuyu'ya kadar olan Balıkesir'in sahil şeridinde üretilen zeytinyağı, sevgili İsmail arkadaşımızın da biraz önce ifade ettiği gibi, Türkiye'nin en güzel yağı olduğu gibi dünyanın da en güzel yağıdır. Dünyada, bu yağdan daha kaliteli zeytinyağı üreten başka bir yer, başka bir nokta yoktur; sadece İtalya'nın Po Ovasında üretilen zeytinyağı, bizim bu bölgede yetiştirdiğimiz zeytinyağına yaklaşık değer arz etmektedir.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde, tarımın her kesiminde olduğu gibi, zeytin ve zeytinyağı üreticisi de çeşitli sorunlarla boğuşmakta ve yaşam mücadelesi vermektedir. Girdi fiyatları çok yüksektir. Gübre, mazot ve ilaçlama fiyatlarındaki büyük artışlara rağmen, ürün fiyatlarındaki artışı bırakın, düşüşlerdeki yaklaşımlar, düşmeler, üreticimizi umutsuzluğa düşürmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ORHAN SÜR (Devamla)Sayın Başkan...
BAŞKANDevam edin lütfen.
ORHAN SÜR (Devamla)Altınoluk Beldemizde yapılan uluslararası zeytinyağı toplantısında alınan kararlardan bazılarını Meclisimize sunmak istiyorum.
Türkiye'de zeytinciliği ve zeytinyağı üretimini kurtarabilmenin yöntemleri, yolları olarak, Miras Kanununda değişiklikler yapılarak zeytin sahalarının daraltılmasının önlenmesi istenmiştir.
Fidan üretiminden pazarlamaya kadar Avrupa Birliğinde uygulanan destek modelinin uygulanması, örneğin yeni plantasyonların teşviki, eski plantasyonların gençleştirilmesi, Avrupa Birliğindeki gibi fiyat ve prim politikalarının yerleşmesi, hasatta mekanizasyona destek verilmesi gibi önlemlerin alınması gerekmektedir ve yine, ülkemizde zeytinliklerin yüzde 75-80'inin meyilli alanlarda bulunması nedeniyle ilaçlama ve gübrelemenin yeterince yapılamaması ve dünya pazarlarında artan talepler de göz önüne alınarak organik ürün yetiştiriciliğine destek verilmesi gerekmektedir.
Değerli arkadaşlarım, her yıl 3,5 milyon civarında yeni zeytin fidanı dikiyoruz; ama, dikilen bu 3,5 milyon zeytin fidanının yüzde 90'ının Gemlik çeşidi olduğu ve bu durumun ileriki yıllarda pazarlama açısından sorunlara yol açabileceği düşünülerek, diğer yağlık ve sofralık zeytin fidanı dikimine teşvik vermeliyiz.
Ben, biraz önce sevgili arkadaşımın ifade ettiği gibi, öncelikle, zeytinyağı üreticisinin beklentisi olan primin 60 sent olarak acilen açıklanmasını ve piyasanın bu şekilde oluşmasını diliyorum.
Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
8 konuşma daha · 18 Aralık 2002
