İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 12. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gap'ın bugünü ve geleceği konusunda

Mehmet Faruk Bayrak

Şanlıurfa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 12. Birleşim · 1. yasama yılı · 18 Aralık 2002 · 1.066 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Faruk Bayrak (AK Parti), 18 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GAP'IN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ KONUSUNDA); konuşma 1.066 kelime.

Mehmet Faruk Bayrak (AK Parti, Şanlıurfa). “Gap'ın bugünü ve geleceği konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-faruk-bayrak-22-2002-12-18-gap-in-bugunu-ve-gelecegi-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET FARUK BAYRAK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Güneydoğu Anadolu Projesinin bugünkü durumu ve geleceğiyle ilgili bazı bilgileri arz etmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Güneydoğu Anadolu Projesi, kısa adıyla GAP, hem bildiğimiz hem de etkilerini bir Urfalı olarak bizzat yaşadığımız bir projedir. Türkiye gündeminden daha öteye giderek, dünya gündeminin de ön sıralarında yer alan ve birçok yerli ve yabancı yatırımcının ilgiyle takip ettiği bu proje, Türkiye'de bugüne kadar uygulanmış ve uygulanmakta olan insan odaklı bölgesel kalkınma projelerinin en önemlisi olup, sosyal, politik ve ekonomik özelliklerinin yanı sıra, aynı zamanda stratejik öneme de sahip bir projedir.

Tamamlanması konusunda bugüne kadar sayısız senaryoların üretildiği bu proje, bugüne kadar birçok siyasetçi için hem siyasî rant kapısı olmuş hem de heyetlerin çektikleri resimlere fon olma özelliğinden öteye gidememiştir. Dünyanın ilgisini odaklayan GAP, 30 000'e yakın ziyaretçi ağırlamasına rağmen, bölgeye yatırım yapan girişimci sayısı bir elin parmaklarını geçememiştir.

15 milyar doların yatırıldığı bu büyük proje, elde ettiği enerji ve sulama sayesinde yatırımın maliyetini kurtarmıştır. Bölge ekonomisine ivme kazandıracak asıl çalışmanın, ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarının artırılması şeklinde olması gerektiği gerçeği hep gözardı edilmiştir. İlk planlamalara göre 1,7 milyon hektar alan sulamaya açılmış olmalıyken, bugün bu öngörüdeki gerçekleşme sadece yüzde 12'ler civarında kalmıştır. Bu alanın sulanmasından elde edilen katma değer 170 000 000 dolardır.

Daha Suruç, Ceylanpınar, Viranşehir, Hilvan, Bozova gibi bölgeler su bekliyor. Sulama projelerini tamamladığımız zaman 4 milyar dolar katma değer beklenmektedir. Proje bitirildiğinde sanayi, hizmet, inşaat ve diğer sektörlerle bu rakam yılda 17 milyar dolar geliri bulacaktır. Bu paranın ekonomimize kazandırılması, ülkemizin, bölgenin ve Şanlıurfa'nın kurtuluşu demektir.

Yine, bugüne kadar 32 milyar dolar harcama yapılarak bitirilmesi gereken proje, açık ve net ifadesiyle geri bırakılmıştır. Konunun önemini kavrayamayan yöneticilerin icraatlarıyla, master planlara göre 2005 yılında, Millî Güvenlik Kurulunun tavsiye kararlarına göre 2010 yılında bitirilmesi yönünde karar alınmıştır; ancak, yılda yaklaşık 500 000 000 dolar civarı bir ödenekle ilerleyen projenin en son planlanan tarihe yetişmesi de matematiksel olarak mümkün görünmemektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçmiş hükümetlerin bu konuyu gereği gibi kavrayamamış olmasına bir örnek vermek istiyorum. 600 000 000 dolar bedelli Suruç-Baziki Projesi için Amerikan firmaları talip olup gerekli krediyi bulmuşlar; ama, ne yazık ki, iki yıldan beri Hazineden referans beklendiği için bu iş yapılamıyor. Böyle basiretsizlikler yüzünden, bir zamanlar 60 000 nüfusa sahip olan şirin Suruç İlçemizin nüfusu 15-20 000'lere kadar düşmüştür. Sulamaya açılan alanlarda tarla tesviyeleri, drenaj çalışmaları yetersizliği ve çiftçi eğitiminden kaynaklanan sorunlar nedeniyle, Harran Ovasının orta ve güney kesimlerindeki tuzluluk ve yüksek taban suyu sonrası oluşan drenaj problemlerinin boyutu artma eğilimine girmiştir. Devlet Su İşlerinin etütlerinde de belirtildiği gibi, sadece Harran Ovasında yaklaşık 22 000 hektar alan tuzlulaşma ve çoraklaşma problemiyle karşı karşıya kalmıştır.

Sulu tarımda suyun en iyi şekilde kullanılabilmesi ve beklenen faydanın sağlanabilmesi için, toplulaştırma, arazi tesviyesi, tarla içi yolları, drenaj, arazi ıslahı, araştırma, eğitim ve yayım gibi faaliyetlerin tamamlanması gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP, entegre bir kalkınma projesi olarak, tarımın yanında, maden, imalat, ulaşım, turizm, konut, eğitim ve sağlık gibi tüm ekonomik ve sosyal projeleri de kapsamaktadır. Sizlere bu sektörlerde de durumun ne olduğu konusunda bazı bilgiler sunmak istiyorum. Türkiye'de ilköğretimde sınıf başına 42 öğrenci düşerken, bu rakam, GAP bölgesinde 57, Şanlıurfa'da ise 63'tür. GAP'ın merkezi ve başkenti olarak nitelendirilen Şanlıurfa, bırakın gelişmiş ülke ortalamalarını, yanı başımızdaki iller ve ülke ortalamasının bile çok çok gerisindedir. Şanlıurfa'nın ülke standartlarını yakalayabilmesi için daha 4 785 dersliğe ihtiyaç var. 2005'de 385 000, 2010 yılında ise yaklaşık 620 000 öğrencimiz olacak. Bu projeksiyonlar eğitimdeki durumumuzun vahametini ortaya koymaktadır.

Eğitimde hal böyle iken sağlık alanında da durum oldukça iç karartıcıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla)- Bitiriyorum Sayın Başkan.

Şanlıurfa'da 6 561 kişiye 1 sağlık kurumu, 5 365 kişiye 1 uzman hekim, 3 166 kişiye 1 pratisyen hekim düşmekte, 1 yatağa düşen hasta sayısı 889'a kadar çıkmaktadır.

Şanlıurfa'da bugün kanalizasyon altyapısına sahip köy sayısı sadece 10'dur. Teknoloji çağını yaşadığımız yüzyılda Şanlıurfa'nın 60 köy ve 380 mezrasında maalesef telefon yoktur. Köy yolları asfalt beklemektedir. Kış başlamıştır ve mevcut elektrik şebekesiyle gerek şehrimizde ve gerekse ilçe ve köylerimizde elektrik kesintileri had safhaya çıkmıştır.

GAP'la beraber, kişi başına gelirin yüzde 209 artması gayri safî hâsılada yüzde 445'e varan artış ve 3 800 000 kişiye istihdam imkânı sağlanması planlanmıştı. Tarımsal üretimde meydana gelecek ürün fazlasının ihraç edilmesiyle ülke ekonomisine çok büyük katkıların sağlanması öngörülmüştü. Tarımsal üretimin artışıyla tarıma dayalı sanayiin kurulup gelişmesine katkıda bulunulacak, yem bitkilerinin üretilmesi, mevcut hayvan ırklarının ıslahı ve sağlık şartlarının düzeltilmesiyle et ve süt üretiminde büyük gelişme sağlanacaktı. Bugüne kadarki gelişmeler, Şanlıurfa'yı bir tarım kenti yapmış; ancak, tarıma dayalı sanayiin gelişmesi yeterince gerçekleşmemiştir.

Tarıma dayalı sanayiin gelişmesi için teşvik gibi kolaylıklar yürürlükten kalktığı için, organize sanayi bölgesi canlılığını yitirmiş durumdadır. Yerli ve yabancı yatırımcının bölgede yatırım yapması için hiçbir avantaj bulunmamaktadır. Kısaca, kalkan teşvikler bölgeyi bir cazibe merkezî olma özelliğinden çıkarmış, yatırımcının bölgede yatırım yapması için haklı ve kârlı gerekçeleri ortadan kalkmıştır. Bu da şu anlama gelmektedir, artık, yatırımcının Urfa'da yatırım yapması için hiçbir sebep yoktur, yani, Urfa, yatırımcı için bir cazibe merkezi olmaktan çıkmıştır.

Birinci Organize Sanayi Bölgesindeki altyapı çalışmalarının tamamlanmasını müteakiben, İkinci Organize Sanayi Bölgesi için de gerekli ödeneklerin bir an önce verilmesi, altyapısının tamamlanarak müteşebbislere tahsis edilmesi, organize sanayi bölgesi dışında kalan alanlarda da sanayileşme için uygun pilot bölgelerin tespiti ve bu bölgelerin sanayi tesisleri için kullanılabilecek duruma getirilmesi, gerçekleştirilmesi gereken acil projelerdir.

Devlet, bölgedeki yatırımcıları bedelsiz arsa tahsisiyle desteklemeye ve teşvik etmeye çalışırken, diğer yandan 3083 sayılı Tarım Reformu Yasası tarım arazilerinde yapılaşmayı engellemekte ve girişimcinin önünü tıkamaktadır. Bu çelişki ortadan kaldırılmalı ve yatırımcının önündeki engeller yok edilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP'ın gelişmelerine bağlı olarak bölgeyle Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleri arasındaki gelir dengesizliği azalacak, bölgenin tarım ve tarıma dayalı sanayilerle diğer sanayi ürünleri için bir ihracat merkezi haline gelmesi ve bölge nüfusunun yaşam standardının yükselmesi, iş imkânlarının artırılmasıyla işsizliğin ve göç olgusunun süratle azaldığı bir yöre haline gelecekti.

Bugün, Harran Ovasında yaklaşık 10 000 hektar alana yetecek jeotermal sıcak su kaynağı mevcuttur. Bacasız fabrika konumunda ve büyük istihdam gücü olan modern teknoloji seracılığının, yurtdışına kaliteli ürün ihracına yönelik, 10 dekar ve üzerindeki ekonomik ölçekli yatırımları desteklemek amacıyla KOBİ kredileri kapsamına alınması için girişimlerde bulunulması büyük bir istihdam sahası oluşturacaktır.

Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenerek ekonomiye kazandırılması sayesinde 100 000 kişiye iş imkânı sağlanması söz konusudur. 35 000 hektarlık arazi büyüklüğüne sahip olan ve elliiki yıldır el değmemiş bu topraklarda özellikle organik tarım konusunda ciddî çalışmalar yapılması, bölge ekonomisine canlılık kazandıracaktır. Bugün, sadece bu alanların aydınlatılması için devlete yüklenen külfet 700 milyar civarındadır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

8 konuşma daha · 18 Aralık 2002

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook