İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Antalya ili kale ilçesi adının "demre" olarak değiştirilmesi hk.kan.tekl.(ss.634)

Osman Kaptan

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 75. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Mart 2005 · 1.370 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Kaptan (CHP), 24 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANTALYA İLİ KALE İLÇESİ ADININ "DEMRE" OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİ HK.KAN.TEKL.(SS.634)); konuşma 1.370 kelime.

Osman Kaptan (CHP, Antalya). “Antalya ili kale ilçesi adının "demre" olarak değiştirilmesi hk.kan.tekl.(ss.634)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2005-03-24-antalya-ili-kale-ilcesi-adinin-demre-olarak-degistirilmesi-hk-kan-te (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Antalya'nın Kale İlçesinin adının "Demre" olarak değiştirilmesi hakkındaki 634 sıra sayılı kanun teklifi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın arkadaşlarım, Antalya'nın Kale İlçesine "Kale" adı 1987 yılında ilçe olunca verilmiştir. Kale adı resmî yazışmalar dışında kullanılmamaktadır. Yani, bu ilçenin adı, devlete göre Kale, halka göre "Demre"dir. Yine, ülkemizde Sayın Fikret Badazlı'nın da belirttiği gibi, 3 tane Kale adında ilçe bulunmaktadır, Denizli'de, Malatya'da ve Antalya'da. Ancak, Antalya-Kale, halkımız arasında kabul gören bir ad değildir; çünkü, hem uluslararası turizm haritalarında Antalya-Kale'nin adı Demre'dir, hem de Türkiye içinde Demre adıyla bilinmektedir, tanınmaktadır. Örneğin, Demre, sivribiberiyle ün yapmıştır, bütün toptancı hallerinde Demre'nin sivribiberi Demre sivrisi diye bilinmekte, fiyatlandırılmakta ve satılmaktadır. Bırakın Türkiye içinde Kale ilçelerinin karıştırılmasını, Antalya içinde bile Kale yeterince bilinmemektedir. Örneğin, Antalya Otogarına gitseniz, Kale arabaları nereden kalkıyor diye sorsanız, sizin, oradaki kişiler yüzünüze bakarlar, bir şey söyleyemezler, karıştırırlar; ama, Demre arabaları nereden kalkıyor deseniz, hepsi size yardımcı olur, yol gösterir. Kısacası, Demre, bir markadır; dünyada böyle bilinir, Türkiye'de böyle bilinir. İnternette 40 000 ile 60 000 arasında Demre tanıtım sayfasına rastlanmaktadır. Bu sayfaların birçoğu da yurtdışı web sitelerindendir. Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının Ekim 1997 tarihinde Strazburg'ta yaptığı ikinci zirve toplantısında alınan bir karara göre, Avrupa'nın kültürel ve doğal mirasının korunmasına ilişkin belirledikleri projelerden biri de Demre Noel Baba Projesidir. Öz olarak, Antalya-Kale İlçesinin adı, turizmde Demre olarak geçiyor, haritalarda Demre, projelerde Demre olarak yer alıyor, tarımda Demre sivri biberiyle tanınıyor, dünyada Demre, Türkiye'de Demre, Antalya'da Demre olarak biliniyor, tanınıyor. Yöre halkı Demre adını benimsemiş, kabullenmiş, Kale adının Demre olmasını istiyor.

Kale Belediye Meclisi 3 Mayıs 1999 tarih ve 26 sayılı Kararıyla ilçenin adının Demre olmasını istemiş, 2000 yılında Kale Kaymakamlığı Antalya Valiliğine yazmış, Antalya Valiliği de olumlu mütalaa ile İçişleri Bakanlığına göndermiştir. Ancak, zaman içerisinde bürokratik ve siyasal süreç ağır işlemiş ve bu tarihe kadar sonuçlandırılamamıştır. Şimdi ise, Antalya'nın iktidar ve muhalefet tüm milletvekilleri, Kale adının Demre olmasını istemektedirler ve Yüce Meclisimizin de takdirine sunuyoruz. Kabul edeceğinizi de umuyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Demre, eski çağ Likyasının en önemli 5 kentinden biri olup, kuruluşu MÖ 5 inci-6 ncı Yüzyıla kadar uzanmaktadır. Demre, Kekova, Myra -veya Mira- antik kentleri ve Noel Baba Kilisesiyle tanınır. 1997 yılında Demre, turizm merkezi ilan edilmesine karşın, şu ana kadar turizmde bir yatırım yapılmamıştır.

Sayın arkadaşlarım, yine, Türkiye'nin 14 özel çevre koruma bölgesinden bir tanesi de Üçağız (Kekova) bölgesi Demre sınırları içindedir. Özel Çevre Koruma Kurumu, şu ana kadar bu bölgenin koruma imar planını hazırlamamıştır. Bu gecikme, Üçağızda (Kekova) yaşayan vatandaşlarımızı çok mağdur etmiştir. Bu yüzden orada yaşayan insanlarımız tapulu arazilerine bir ev, bir oda hatta bir kümes bile yapamamaktadırlar; çünkü, burası aynı zamanda birinci derecede arkeolojik ve doğal SİT alanıdır, o nedenle korunması gerekiyor; ancak, burada yaşayan insanlarımız, nüfus artışından dolayı, evlenen çocuklarına, tapulu arazilerine yaptıkları evlerden ve mevcut evlere yaptıkları ilavelerden, evin akan damının kiremidinin değiştirilmesinden, sekiz on dilmenin değiştirilmesinden gibi mecburi, zorunlu olarak yaptıkları işlerden dolayı ceza mahkemelerinde yargılanıp ceza almaktadırlar. Örneğin, köyün son seçilen iki muhtarı, ceza aldıkları için, adlî sicillerinin bozuk olması nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu kararıyla muhtarlıktan el çektirilmiştir. Şu anda Üçağız halkı tarafından seçilmiş muhtar yoktur. Muhtar adayı da bulunmamaktadır; çünkü, köyde adlî sicili düzgün, muhtar olacak insan kalmamıştır.

TUNCAY ERCENK (Antalya)Hepsi içeride.

OSMAN KAPTAN (Devamla)Muhtarlığa kaymakam tarafından atanmış bir öğretmen vekalet etmektedir.

Değerli milletvekilleri, Üçağız'da koruma imar planının bir an önce yapılarak burada yaşayan insanlara, mağdur edilmeden alternatif yerler gösterilmelidir. Bir ay önce Kekova'da (Üçağız) yapılan yıkım olaylarında vatandaşla devlet memurları karşı karşıya gelmiştir. Devletin görevlisi yıkacağım diyor vatandaş, yıkma, ben evsiz ne yapacağım; koruma imar planı yapılıncaya kadar yıkma diyor. Memur çaresiz, vatandaş çaresiz. Çare elinde olanlar elini çabuk tutup, koruma imar planını bir an önce yapmalıdırlar. Üçağız'da (Kekova) insanlarımız deniz ile SİT arasında sıkışmış kalmışlardır; denize çıksalar Sahil Güvenlik, karaya çıksalar Özel Çevre Koruma.

Sayın milletvekilleri, Kekova'da (Üçağız) vatandaşlarımız perişan, ne yapacaklarını bilemez hale gelmişlerdir. On vatandaşımızın evi yıkılmıştır; yıkılanların içinde 60 yataklı, yurtdışı bağlantılı 2 tane de pansiyon vardır. Turizm sezonu başlarken, bu yıkımların, turizm açısından olumsuz etki yapacağı dikkate alınmalıdır. Vatandaşlarımız, devlete, burası SİT alanıysa, bana yer göster; yer gösteremiyorsan, arazime bir göz bir oda bir yer yapayım çoluğumun çocuğumun, kışta kıyamette başını sokacak bir odası olsun, bir evi olsun demekteler ve imar planının bir an önce yapılmasını da istemektedirler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada, hazineye ve ormana ait arazilerde bulunan evler yıkılmıştır. Bu konuda, Üçağız Köyü muhtarsız ihtiyar heyetinin Kale Kaymakamlığına verdiği köyün azalarınca imzalanmış bir dilekçe var. " Kaymakamlık makamına, Kale.

Üçağız köyünde kadastro çalışmaları yapılırken, köylümüzün cahil ve yoksul olması sebebiyle, atadan kalma birçok ev ve arazi haksız olarak hazine adına kaydedilmiş, köylümüzün mahkemelerde uğraşacak gücü olmadığından, atadan kalma mülkler hazineye geçmiştir. Oysa, bu mülkler, halen, gerçek hak sahipleri tarafından kullanılmaktadır. Kaçak yapıldığı söylenen birçok yapı, işte bu şekilde hazineye veya ormana geçmiş araziler ve yapılar üzerindedir. Bu nedenle, koruma amaçlı imar planı yapılıp kesinleşinceye kadar, bütün yapı ve inşaatların yıkımının ertelenmesini arz ve talep ederiz" diyor 23 Şubat 2005'te.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bunları niye söylüyorum; Kale adının Demre olarak değiştirilmesiyle iş bitmiyor; Demrelilerin sorunları var, Üçağızlıların sorunları var, seracıların sorunları var, narenciyecilerin sorunları var. Demre'de ihracat az olduğu için, yetersiz olduğu için, ticaret durma noktasına gelmiştir. Demre'de, üretici ve tüccarlar, banka kredisiyle ayakta durmaya çalışmaktadır. Demre'de 3 banka şubesi vardır; bir bankaya olan borç öbür bankadan alınan krediyle kapatılmaktadır. İhracatın teşvik edilmesi gerekir. Aslında, bu sorunların çoğu, Antalya'nın ve Türkiye'nin sorunlarıdır; bu sorunların çözülmesi gerekmektedir.

Demre'nin nüfusu 14 000'dir, kışın 30 000 oluyor; çevre ilçe ve illerden, köylerden gelen sebze işçileri, tüccarlar bu Demre nüfusunu 2 katına katlıyor.

Türkiye'de ilk turfanda sebze Demre'de üretilmekte. Ne yazık ki, bu ilçemizin sulamasuyu yoktur. Kuyular açılarak yapılan sulamasuyu yetersiz kalmaktadır. Zamanla, bu kuyulardaki su da tuzlanmaktadır. Deniz seviyesinde olan bu yerlerdeki kuyulardan içilen suyun yerini deniz suyu doldurmaktadır. Bu durumdaki kuyulardan sulanan toprak zamanla çoraklaşmakta ve verimsiz hale gelmektedir. Bunun için, kışın sel olarak denize akan Demre Çayına baraj yapılarak, sulama sorunu bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Finike-Demre yolu iyileştiriliyor. Bu, doğru ve geç bile kalmış bir iştir. Ancak, dostlar alışverişte görsün cinsinden olmasın. Bu yolun daha güzel, daha kalıcı ve daha kullanışlı yapılması için gerekli önlemlerin alınmasında yarar vardır.

Sayın arkadaşlarım, belki dostlar alışverişte görsün lafından alınabilirsiniz; alınmanıza hiç gerek yok. Ancak, bazı yapılanlar, hakikaten, bazı işler çok aceleye getiriliyor; onun için de, ya eksik yapılıyor ya da yanlış yapılıyor. Çoğu kanun teklif ve tasarıları da böyle.

Sayın Badazlı, konuşmasında, konuyu doğru anlattı; ancak, arkadaşlarımızın verdiği kanun teklifinde, gerekçede "40 kilometre ötedeki komşu ilçe Finike'ye bağlı Kale adında kendi ilçesinden daha fazla tanınan bir belde mevcuttur. Bundan dolayı da idarî ve hukukî sorunlar ortaya çıkmaktadır" denilmektedir.

Sayın arkadaşlarım, Sayın Badazlı konuşmasında doğru söylemesine rağmen, bu gerekçede Finike-Demre arası 40 değil, 25 kilometredir. Finike'ye bağlı Kale diye bir belde yok; Finike'nin beldeleri, Turunçova, Sahilkent, Hasyurt, Yeşilyurt'tur. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilen bir kanun teklifinin gerekçesi gerçekleri yansıtmalıdır diye bunları söylemek istiyorum; yoksa, eleştirmek açısından değil. Bunu biz yazmış olsaydık, siz derdiniz ki "Demre'yi, Finike'yi bilmiyor musunuz" ve bunda da haklı olurdunuz. AKP'li arkadaşlarca hazırlanan kanun teklifinin gerekçesini, Finike'yi, Demre'yi bilmeyen birisinin yazdığına kuşku yok. Kendileri yazmamış olabilirler, hiç olmazsa okuyup da imzalasalardı daha iyi olurdu; insana, madem yazmadınız, niye okuyarak imzalamadınız derler. Ben, gerçeğin tutanaklara geçmesi açısından söylüyorum bunları; yoksa, eleştirmek için değil.

Aslında, bu teklifi ben hazırladım; AKP'li Antalya milletvekili bir sayın arkadaşımızla görüştüm, siz de imzalar mısınız dedim, "imzalarız" dediler. Ben de seve seve hazırladım; ama, bir baktık ki, arkadaşlar yangından mal kaçırır gibi hemen onlar ayrı bir şey hazırladı, biz ayrı hazırladık; neyse ki, sonunda bunlar birleşti, İçişleri Komisyonunda da kabul gördü.

Sayın arkadaşlar, siz-biz meselesi değil; Antalya için, Türkiye için, Demre için yapılacak her şeyde biz varız. Nitekim, iki üç hafta önce, AKP İstanbul Milletvekili Sayın Yahya Baş'ın hazırladığı Meclis araştırma önergesini ben memnuniyetle imzaladım, bizim çoğu arkadaşlarımız da imzaladı.

Sayın arkadaşlar, neyse, önemli olan, Kale'nin adının Demre olarak değiştirilmesidir. Her ne kadar ayrı teklifler de olsa, bunlar sonuçta birleştirilmiştir. Bu konudaki olumlu tutum ve çalışmalarından dolayı İçişleri Komisyonuna, Antalya'nın iktidar ve muhalefet tüm milletvekillerine şahsım adına teşekkür ederim.Genel Kurulumuzda da bu kanun teklifimizin kabul edileceği inancıyla, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 24 Mart 2005

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook