2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 27. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Aralık 2020 · 444 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Nuri Gülaçar (AK Parti), 10 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 444 kelime.
Osman Nuri Gülaçar (AK Parti, Van). “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-gulacar-27-2020-12-10-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=93109
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 72’nci yıl dönümü münasebetiyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutluyorum. Hiçbir ayrım gözetmeksizin insanı odağına alma hedefiyle imzalanan bu beyannamenin bir gün tüm insanlığa fayda getirmesini de temenni ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de konuşmamı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız üzerinden yapacağım.
Toplumların aile yapıları bağlı bulundukları değerler sistemi veya ideolojiler üzerinden şekillenir.
CAVİT ARI (Antalya)Boşanmalar arttı ülkede, boşanmalar.
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Devamla)Modern döneme kadar dünyanın hemen hemen bütün toplumlarında aileyi belirleyen, onu tanzim eden dinler, gelenek ve görenekler olmuştur. Sahip olduğu felsefi temel gereği, modernizmin toplumsal hayata müdahalesi sadece belirli bir alanla sınırlı kalmamış, toplumun yapı taşı olan ailenin şekillenme biçimini de tamamen değiştirmiştir.
Değerli arkadaşlar, Batı toplumunda başlayan bu değişim, dünyanın tüm toplumlarına örnek bir prototip gibi ihraç edilmiştir. Peki, bu değişimle Batı veya Doğu toplumlarının elinde nasıl bir aile modeli kalmıştır? Bu aile modelinden başta Batı toplumu olmak üzere memnun olan var mıdır? Sürdürülebilir bir model midir? Bu soruların artık tartışmaya yer bırakmayacak şekilde bir tek cevabı vardır: Hayır.
DİRAYET DİLAN TAŞDEMİR (Ağrı)Nedir peki?
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Devamla)Modern ideolojinin önerdiği aile yapılanması tamamen çökmüştür. Bunu bizler iddia ettiğimizde belki Batı’nın ve Batı taklitçilerinin kabulü mümkün değildir ancak Batılı düşünürlerin birçoğu modernizm eleştirisini önce aile üzerinden yaptılar. Bireyciliğin bu kadar merkezî bir yer işgal ettiği bir modelde, ailenin dağılması ve yalnızlık hâlinin bulaşıcı bir hastalık gibi yayılması, insanların birçoğunun psikolojik bunalımlar yaşaması kaçınılmaz oldu. Türkiye toplumu da Batı’nın bu aile tipi modellemesinden maalesef nasiplendi. Milletimizin aile yapısının inşası büyük ölçüde İslam’ın öğretileri ile gelenek ve göreneklerimize dayalıydı. Son iki yüz yıldır tedricen aile yapımızı modernizmin öğretileri üzerine inşa etmeye başladık. Bu değişim önce elit bir sınıfla sınırlıydı, daha sonra kültürel araçlar ve kitle iletişim araçlarıyla en ücra köylerimize kadar yeni bir aile modeli yaygınlaştırıldı.
Değerli vekiller, bugün geldiğimiz noktada televizyon programları, sinema ve diziler sadece aileyi şekillendirmiyor, maalesef, bu mecralar eliyle dönüşen ailenin hâlipürmelali de ekranlara taşınıyor. Maalesef, Türkiye’deki televizyon programlarının ve dizilerin birçoğu bugün aile konusunu işlerken en büyük tema aldatmak. Adam, kadını aldatıyor. Bunu kabullenmeyen kadın başka bir adamla oluyor. Çocuklar tamamen dağılmış durumda. Gayrimeşru ilişkiler, gündelik, gecelik hayat tercihi veya farklı cinsel eğilimlerin bu sektör eliyle normalleştirilmesi son derece bilinçli ve planlı adımlardır; bunlara müsaade edilmemelidir. Kadınlar bu mecralarda sadece cinsel bir obje veya şiddet objesi olarak lanse ediliyor; erkekler ise şehvet sarmalından kurtulamayan, saplantılı özneler olarak sunuluyor.
Bizim toplumumuza karşı sorumluluğumuz var. Kadın, asil ve yüce kimliğiyle, ailenin yapı taşı olan anneliğiyle, kişiliği ve fedakârlığıyla rol model olarak yeni nesillerimize anlatılmalı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 10 Aralık 2020