İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · CUMA

2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

Osman Özçelik

Siirt Milletvekili ·

Genel Kurul, 38. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Aralık 2008 · 806 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Özçelik, 26 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 806 kelime.

Osman Özçelik (Siirt). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DTP GRUBU ADINA OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı üzerinde söz aldım. Hepinize iyi akşamlar diliyorum.

Tedavi giderlerine katılım payı olarak belirlenen miktarların -daha önce de çok ifade ettik- eczaneler üzerinden tahsilinin son derece yanlış olduğunun, bunun mutlaka düzeltilmesi gerektiğinin, eczaneleri iflasa sürüklediğinin bilinmesi gerekir. Buna tekrar vurgu yapıyorum.

Yine, Sağlıkta Dönüşüm Programının hastalar açısından ortaya koyduğu kimi sakıncaları da daha önceki konuşmalarımızda ifade etmiştik, umarım düzenli bir hâle gelir.

Bugünlerde, yine sağlıkla ilgili ciddi bir sorundan bahsetmek istiyorum. Siirt ilimiz, benim seçim çevrem, kışın gelmesi ve sobaların yakılması, kaloriferlerin yakılmasıyla geçen yıl Türkiye'nin en kirli havasına sahip il olarak belirlenmişti. Bu sene aynı hava kirliliği devam ediyor Siirt’te. Bunun temel bir nedeni var: Çok ucuz, kalitesiz kömür yakılıyor. Buna müsaade edilmemesi lazım, kaliteli kömür kullanımı için gerekli denetimlerin yapılması lazım. Halkın çok fakir, çok yoksul olduğunu biliyoruz ancak kentin sağlığı bir bütün olarak tehdit altında; solunum hastalıkları, astım gibi hastalıklar baş göstermeye başladı. Ayrıca, bedava dağıtılan kömürlerin de kalitesiz olduğu konusunda, özellikle Rusya’dan ithal edilen kömürlerin çok kalitesiz olduğu konusunda basında birçok haber yer aldı. Bu varsa, gerçekten öyleyse buna da bir son verilmesi gerekir. Halka eğer kömür vereceksek, bari, hiç değilse kaliteli, sağlığa zararlı olmayan kömürden vermenin doğru olacağına inanıyorum. Asıl olarak da tabii, insanların kömür alabilecek bir işe sahip olmalarını sağlamak lazım. İlimiz, Türkiye'nin en yoksul illerinden biri, işsizlik oranının en çok olduğu illerden biri. Hiçbir şekilde sanayiden söz edilemez, küçük, orta ölçekli çok sınırlı sayıdaki işletme dışında sanayi yok. Kentimiz tarım ve hayvancılığa dayalı. Tarımda, biliyorsunuz geçen sene ciddi bir kuraklık yaşandı, üretici gerçekten çok mağdur oldu. Hayvancılık, temel geçim kaynaklarından biri ama güvenlik gerçeksiyle, yayla yasağı nedeniyle insanlarımız hayvancılık da yapamaz hâle geldiler, hayvanlarını yaylaya çıkaramıyorlar. “Koçerler” dediğimiz çok ciddi bir nüfustur, açlıkla karşı karşıya, bunların sorunlarına bir çare bulmak lazım.

Siirt kentimizin maden bakımından zengin kaynaklara sahip olduğunu düşünüyoruz. Petrol olma ihtimalinin çok yüksek olduğu bir il. Hiç değilse bu konuda araştırmaların yapılması, sanayi getiremiyorsak hiç değilse doğal kaynakların ortaya çıkarılmasında Hükûmetin biraz daha yardımcı olmasını, hassas davranmasını istiyoruz.

Yazın toz içindeydi, yazın susuzluk çekti bütün Siirt kenti, Siirt kent merkezi özellikle, şimdi de kışın kirli havasıyla karşı karşıya. Bizi sevindiren bir şey var, mevcut Belediye Başkanının bir daha aday gösterilmeyeceği. Her ne kadar başarısız bir belediye başkanının tekrar aday gösterilmesi bizim açımızdan bir avantaj gibi kabul edilebilir olsa da ama başarısız insanların tekrar aday gösterilmemesi geleneğinin yerleşmesi bakımından olumlu buluyoruz. Aynı şekilde Bingöl ve Muş belediyelerinin de başarısızlığı üzerine yeniden aday gösterilmeyeceklerini basından duyduk, bunun da sevindirici olduğunu düşünüyoruz. Van’da da aynı başarısızlık var, umarım Van’da da daha başarılı olabilecek bir belediye başkanının gösterilmesi…

Önemli olan kente hizmettir. DTP kazansın, başka bir parti kazansın önemli olan o kente, kentin vatandaşlarına, kent oturanlarına kim daha iyi hizmet verecekse onların seçilmesidir. Biz burada kıskançlık yapmayız, önemli olan hizmetin getirilmesidir.

Fazla uzatmak istemiyorum ama bir iki noktaya da değinmek istiyorum. Baykan Atabağ beldemiz var, Siirt’in Baykan Atabağ beldesi. 3.500 nüfuslu bir belde burası, şebeke suyu yok, kuyulardan su çekiliyor. 3.500 nüfuslu bir belde, hâlâ kuyu suyuyla ihtiyaçlarını karşılıyor. Ama sık sık elektrik kesilmeleri oluyor, son on beş gündür bu beldemiz karanlıkta, dolayısıyla su da temin edemiyor. Su ve elektrik ihtiyaçlarının bir an önce karşılanması konusunda sayın Hükûmet yetkililerini uyarıyorum, dikkatlerini çekmek istiyorum.

Baykan’ın, biliyorsunuz, Veysel Karani ziyaret beldesi var, Veysel Karani Hazretlerinin türbesinin bulunduğu bir beldemiz. Burada sanayi yok, tarım gerçekten çok zor koşullarda ama inanç turizmine çok uygun bir yer. Bütün beldeyi çok rahatlıkla inanç turizmi ile besleyebilecek bir potansiyele sahip. Buraya el atılması ve Veysel Karani Hazretlerinin türbesinin ve çevresinin modern bir anlayışla düzenlenmesi, gelecek turistlerin, gerek yerli gerek dışarıdan gelecek turistlerin konaklayabilecekleri, hizmet alabilecekleri alanların yapılması çok pahalı işler değil, devletin yapabileceği şeyler.

Pervari’de Beğendik beldemiz, gerçekten hiçbir hizmet almamış bir belde. Beldeyi ben gezdim birkaç defa. Belediye Başkanı imamlıktan gelen bir arkadaş, kendisiyle konuştum, gerçekten zor durumda olduğunu ve yerel yönetimle ilgili çok fazla deneyimi olmadığını, kaynakların da yetersiz olduğunu ve bu beldemizde hemen hemen hiçbir hizmetin üretilemediğini kendisi de yakınarak söyledi. Bunları da dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Evet, genellikle biz eleştiriler yapıyoruz ve iktidar partisi üyesi arkadaşlarımız “Siz sadece eleştiriyorsunuz.” diyor. Hayır, biz doğru bulduğumuz şeyleri de destekliyoruz, tabii ki eleştirilecek yanları da eleştiriyoruz. Mesela, KÖYDES ve BELDES çerçevesi içinde, maalesef, 21’inci yüzyılda hâlâ, bir köyümüze, bir beldemize yol ve su getirildi diye seviniyoruz. KÖYDES ve BELDES çerçevesinde suyu ve yolu sağlanan köylerimiz -hepsinin değil- var. Bunun için teşekkür ediyoruz, teşekkür etmesini de biliyoruz. Bu 21’inci yüzyılda hâlâ biz Hükûmete, bir köye su götürüldü, yol götürüldü diye teşekkür etmek zorunda kalıyorsak gerçekten üzücü bir olay. Yine de yapılan çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Eksikleri de tabii ki söyleyeceğiz.

Birkaç gün sonra yeni yıla gireceğiz. Bütün Türkiye'nin yeni yılı hayırlı olsun. Bir de söylemek istiyorum: “… …” (*)

(*) Bu bölümde Hatip tarafından, bilinmeyen bir dille, birtakım kelimeler ifade edildi.

İyi akşamlar. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 26 Aralık 2008

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook