Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)
Siirt Milletvekili ·
Genel Kurul, 82. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Nisan 2010 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Özçelik, 6 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ HALUK İPEK'İN; SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN İLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ İLE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE VE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ALİ RIZA ERTEMÜR'ÜN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 10 MİLLETVEKİLİNİN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ GÜLTAN KIŞANAK VE 19 MİLLETVEKİLİNİN; ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR'IN; TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 5 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:490) (*)); konuşma 507 kelime.
Osman Özçelik (Siirt). “Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2010-04-06-ankara-milletvekili-haluk-ipek-in-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secme (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının çerçeve 7’nci maddesine ilişkin verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu maddede yapılan bir değişiklik var, 298 sayılı Yasa’nın 58’inci maddesine ilave edilen bir bölüm var: “Radyo ve televizyonlarda yapılacak propaganda ve yayınlarda, diğer seçim propagandalarında Türkçenin kullanılması esastır.” deniliyor. Buna ek bir madde olarak, paragraf olarak: “Ancak siyasi partiler ve adaylar seçim döneminde, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olmamak şartıyla, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları yerel dil ve lehçelerde de sözlü propaganda yapabilirler.”
Propaganda bir düşünce ürünüdür. Düşünce ile dil arasında çok yakın, doğrudan bir bağlantı vardır. Düşünce özgürlüğünü eğer savunacaksak, düşüncenin her şekilde ifadesini de savunmamız lazım. Düşünce özgürlüğünü kısıtlamak, düşüncenin özgürlüğünü… Dili yasaklayarak düşünce özgürlüğünü savunamayız. Yani insanlar kendi düşüncelerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar, sözlü, yazılı ve görsel biçimde bu düşüncelerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar.
Bu tasarıda sadece sözlü propagandaya olanak tanınıyor, üstelik sadece seçim döneminde. Seçim dönemi dediğimiz, seçim propagandalarının açıkça yapıldığı son on güne ilişkin bir süredir. Yani, Türkçe dışında propaganda yapmak isteyen siyasetçiler sadece on gün ve sözlü olarak bu dili kullanabilecekler. Bu, dilin özgürce kullanımı anlamına gelmez. Üstelik bir engel daha var. Siyasi Partiler Yasası’nın 81’inci maddesi “Türk dilinden ve kültüründen başka dil ve kültürleri korumak, geliştirmek veya yaymak yoluyla Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde azınlıklar yaratarak millet bütünlüğünün bozulması amacını güdemezler ve bu yolda faaliyette bulunamazlar.” demektedir. Yani, bu sözlü propaganda döneminde Kürtçe konuşmak veya Türkçe dışında başka bir dil konuşmanın, ülkenin bütünlüğü aleyhinde propaganda maddesine sokularak doğrudan engellenmesi mümkündür.
Nitekim hepimizin, özellikle partimiz grubuna mensup arkadaşlarımızın aleyhine açılan davalar ve Meclise gönderilen fezlekeler Türkçe dışında Kürtçe yaptığımız konuşmalarla ilgilidir. 20 milletvekili için getirilen 600 -yaklaşık- fezleke vardır. Yani, kişi başına 30 fezleke gelmiştir. Bunların hemen hemen tamamı Kürtçe konuşma yaptığımız içindir. Şimdi, böyle bir engel var iken bunu rahatlattık, bunun yolunu açtık demek mümkün değil.
Yazılı pankart, CD, DVD ve başka malzemelerin kullanılması da yine yasaklanıyor. Siyasi Partiler Yasası’nda bu maddeler duruyor. Bu madde cunta Anayasası’nın, darbe Anayasası’nın getirdiği antidemokratik hükümlere dayanmakta idi ve dünyada ilk kez bir anayasaya kanunla yasaklanmış dil kavramı getirilmişti. Kanunla yasaklanmış dil kavramı rahmetli Turgut Özal döneminde kaldırıldı ama bu Anayasa’ya bağlı olarak hazırlanan yasalardaki engeller hâlâ duruyor, Siyasi Partiler Yasası’nda ve diğer yasalarda. Bu Seçim Yasası’nda yapılacak değişiklik sorunu çözmüyor, bu nedenle yeterli görmüyoruz.
Biz Kürtçe konuşmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar yaptığımız konuşmaların yanında bundan sonra da yazılı olarak da kendimizi ifade edeceğiz, Kürtçe ifade etmeye devam edeceğiz. 30 fezlekemize bir 30 fezleke daha gelse, 600 yıl cezanın yanına bir 600 yıl ceza daha gelse biz kendi ana dilimizi konuşmaya devam edeceğiz.
Zoraki birlik, beraberlik sağlanamaz; birlik, beraberlik gönüllü birlik ve beraberliğe dayalıdır. “Farklılıklarımız zenginliğimizdir.” demek yeterli değil, farklılıklarımızı korumak, geliştirmek ve saygılı olma durumunda birlik ve beraberliği sağlayabiliriz. Farklılıkları inkâr ederek, farklılıkları yok etmeye çalışarak, asimile etmeye çalışarak birlik, bütünlük sağlanamadı bugüne kadar, bundan sonra da sağlanamaz. Karşılıklı saygı ve sevginin esası birbirine saygılı olmaktır, bunu geliştirmek için gerekli yasal düzenlemeleri yapmaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 6 Nisan 2010