Hakimler ve savcılar kanunda değişiklik yapılması
Kırıkkale Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 22. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Ocak 2003 · 942 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ramazan Can (AK Parti), 15 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI); konuşma 942 kelime.
Ramazan Can (AK Parti, Kırıkkale). “Hakimler ve savcılar kanunda değişiklik yapılması”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-can-22-2003-01-15-hakimler-ve-savcilar-kanunda-degisiklik-yapilmasi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
24.2.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 9 uncu maddesiyle ilgili, 1995 yılında, Anayasa Mahkemesinde, o zamanki Anavatan Partisi Grubu adına, Sayın Mesut Yılmaz tarafından iptal davası açılmıştır. İptal davası sonucunda, Anayasa Mahkemesi tarafından, kanun değişikliğine dair tasarının kanunlaşan metninin belli maddeleri iptal edilmiştir. İptal gerekçesi ise, Anayasanın başlangıç hükümlerine ve 10 uncu maddesindeki eşitlik prensibine aykırı bulunduğundan dolayıdır. Bu iptalle -benden önceki hatiplerin de belirttiği üzere- hâkimlik mesleğine geçişte avukatların hâkimliğe geçiş yolları kapanmıştır. Bu boşluğun doldurulması maksadıyla Sayın Adalet Bakanımız tarafından bu tasarının gündeme getirilmesi yerinde bir harekettir. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
İptal gerekçeleri ise; Anayasanın başlangıcında, her Türk vatandaşının Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanacağı belirtilirken, bu manada, avukatlıktan hâkimliğe geçişin kolaylaştırıldığı, bunun da hâkimlerin aleyhine bir düzenleme olduğu; Anayasanın 10 uncu maddesiyle, hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, neticede, avukatlara tanındığı; bu nedenle iptalinin gerektiği...
4087 sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesiyle, özellikle, 55 yaşındaki, uzun süre avukatlık yapmış olan meslektaşlarımın hâkimliğe geçişindeki temel gaye, sırf, SSK'dan emeklilik değil, Emekli Sandığından emeklilik kazanmaları; bu nedenle, maaşlarında bir artış ileri geleceğinden dolayı bu geçişin tamamen muvazaalı olduğu görüşü Anayasa Mahkemesinin iptal kararına gerekçe olmuştur. Gerçekten de bu fikir yerindedir.
Toplumumuzda bir kanaat var. Bu kanaate göre, hukuk fakültesini bitirenler, avukatlar dahil olmak üzere, öncelikle hâkimlik imtihanına müracaat ederler; fakat, her nasılsa, imtihanda başarılı olamayanlar avukat olur. Kamuoyundaki bu görüş ne kadar yerinde değilse, ne kadar yanlış bir kanaatse, aynı zamanda, 55 yaşında, belirli süre, uzun vade avukatlık yapmış olanların hâkimliğe geçiş talepleri de o derece yerinde değildir. Çünkü, kanundaki bu boşluğu doldurmaktaki maksat, pratikte daha başarılı olan, nazarî bilgiyi tatbikata geçiren avukatların bilimsel güç ve başarıları meslektaşları arasında temayüz etmiş olanlarıyla hem hâkimlikteki açığı kapatmak hem de bunlar pratikte daha başarılı olduğundan dolayı uzun vadede hâkimlik yapmalarından yararlanmaktır. Ancak, bundan önceki yasanın değiştirilme nedeni ise, belirli birilerine, hâkimlik adı altında, maalesef, bu mesleği kullanarak peşkeş çekme gayesini gütmüştür. Anayasa Mahkemesi, yerinde olarak, bu kararı iptal etmiştir.
Anayasa Mahkemesi çıkarılan yasayı kısmen iptal etmişse de, iptal sonucunda, avukatlıktan hâkimliğe geçiş yolu kapatılmıştır. Yalnız, bu durum da sakıncalıdır. Şöyle ki; hâkim açığının büyümesi, tatbikattan gelen tecrübeli ve birikimli avukatların yararlanmaması...
Yargılamanın üçlü sacayağından olan avukatların, kamu hizmeti ifa etmeleri, toplumla iç içe olmaları, pratik ve tatbikatta daha başarılı olmaları nedeniyle, hâkimliğe geçişleri kolaylaştırılmalıdır; ancak, bu geçişin kolaylaştırılması, hâkimler aleyhine bir durum da teşkil etmemelidir. Şöyle ki; emekliliğine az bir süre kala hâkimliğe geçen ve yüksek emeklilik maaşı almak için meslek değiştirenlere de engel olmak gerekir. Hukukî bilgisiyle çevresinde saygın bir yere sahip olan avukatlardan, hâkimlikte uzun bir süre yararlanmak temel amaç olmalıdır. Bu tasarı da bunları ihtiva etmektedir. Bu nedenle, yerinde bir tasarıdır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 1 inci maddeyle "Adalet Bakanlığınca önceden belirlenen ihtiyaç sayısına, daha önce başka görevlerde kadro, maaş ve derece yönünden iktisap etmiş oldukları haklar nazara alınmak suretiyle lisans, lisansüstü (master) ve doktora öğrenim durumlarına göre devlet memuriyetine giriş derece ve kademesiyle veya bu derecelerden aşağı olmamak şartıyla müktesep olarak almış oldukları derece ve kademeyle adaylığa atanırlar" ibaresi getirilmiştir.
Bu atamada, daha önce serbest avukatlık yapmış olanların avukatlıkta geçen sürelerinin üçte 2'sinin hâkimlikte geçmiş gibi sayılacağı hükmü getirilmiştir.
Demin de arz ettiğim üzere bu düzenlemenin temel gayesi, yargıç ve savcı açığını kapatmak, hiç değilse azaltmaktır. Bunu yaparken de, nazarî bilgiyi tatbikata geçiren avukatlardan yararlanma fikri de yerindedir. Zira, avukatlar, yargı erkini oluşturan iddia, savunma ve karar üçlüsünün vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Avukatsız savunma ve yargılama faaliyeti düşünülemez. Nasıl ki, adalet mülkün temeliyse, adaletin temeli de savunmadır.
Nitekim, avukatların yargıç ve savcılarla eşit durumları, Anayasa Mahkemesinin Avukatlık Yasasıyla ilgili 8.5.1984 günlü ve 1984/12 esas, 85/6 sayılı kararında, avukatlar ile hâkimlerin ve savcıların eşit nitelikte oldukları açıkça beyan edilmiştir.
Avukatlar, stajdan sonra, yargılamanın her alanında ve her katında çalışmaktadırlar. Tatbikat deneyimi yargılama süjelerinin en önemlisidir. Belirli alanda faaliyet gösteren hâkim ve savcılardan ziyade avukatlar, hukukun her alanında faaliyet ve aktivite gösterebilirler. Bu nedenle, hâkimlik mesleğine geçişte avukatlara ayrıcalık getirmek gerekir; ancak, hiçbir zaman diğer meslektaşlara haksızlık etmemek şartıyla.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hâkimler ve savcılar nasıl avukatlık yapabiliyorlarsa, avukatların da hâkimlik ve savcılık yapabilmesi gerekir. Bunda eşit muameleye tabi olmaları, Anayasanın 10 uncu maddesinde belirtilmiştir. Hatta, kimi yabancı ülkelerdeki uygulamalarda, hâkimlik yapabilmek için belirli bir süre de olsa avukatlık yapmak şarttır. Bundan da anlaşılan şudur ki, tatbikattan gelen insanların kürsüde daha başarılı olduklarıdır. Uygulamada da görüyoruz ki, kimi ülkelerdeki durum bu şekildedir.
Özetle, bu nedenle, hâkimliğe geçiş kolaylaştırılmalıdır. Aslında, avukatlıkta geçen sürenin tamamının hâkimlikte sayılabilmesi de düşünülebilir; ancak, Türkiye uygulamasına bakmamız gerekiyor. Hâkimliğe yeni atananların görev yerinin, derece durumunun farklı olduğu, hâkimlerin Emekli Sandığına, avukatların SSK'ya bağlı oldukları ve bunun gibi durumların altyapısı oluşmadığından, şu aşamada bu şekilde olması mahzurludur. Nitekim, Anayasa Mahkemesi de bu şekildeki bundan önceki düzenlemeyi iptal etmiştir.
Uygulamada hâkimlik kürsüde öğrenilmektedir. Zira, kürsü öncesinin tamamı nazarî bilgiden ibarettir. Oysa, avukatları incelediğimizde, her ne kadar avukatlık stajında bu tatbikî bilgileri öğrenseler de, hâkimlik mesleği daha titiz, daha onur verici, adalet dağıtıcı olduğundan mağduriyetlere sebep vermesi düşünülebilir. Bir avukatın hatası, müvekkiline zarar verebilir, bir hakkın zedelenmesine neden olabilir; ancak, bir hâkimin hata yapması, hem mağduriyete sebep olabilir, hem adalete hem de hakkaniyete zarar verebilir. Bu manada, bu çerçevede, iki tarafın da dezavantajları ve avantajları değerlendirilerek, adalet, hakkaniyet, nasafet ilkelerine göre karar vermek gerekir.
Bu manada, hükümet tasarısı yerindedir; bu tasarı, üyesi bulunduğum Adalet Komisyonunda Cumhuriyet Halk Partili ve AK Partili meslektaş üyelerimizle birlikte oybirliğiyle kabul edilmiştir. İnşallah, Genel Kurulda da oy birliğiyle kabul edilecektir diyor, bu duygular içerisinde hepinizi selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 15 Ocak 2003