İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · SALI

Yunanistan'daki türk azınlığın durumunun ele alınması hk.

Recep Akdağ

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Mayıs 2006 · 1.068 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Akdağ (AK Parti), 16 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YUNANİSTAN'DAKİ TÜRK AZINLIĞIN DURUMUNUN ELE ALINMASI HK.); konuşma 1.068 kelime.

Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Yunanistan'daki türk azınlığın durumunun ele alınması hk”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-05-16-yunanistan-daki-turk-azinligin-durumunun-ele-alinmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Teşekkür ederim Değerli Başkanım.

Saygıdeğer Başkanım, değerli milletvekilleri; Hatay CHP Milletvekilimiz Sayın Abdulaziz Yazar Bey eczacılarımızla ilgili meselelerden bahsetti. 14 Mayısı geride bıraktık. 14 Mayıs, Türk eczacılarının eczacılık mesleğiyle ilgili özel bir günü. Ben de bütün eczacılarımızın, Türk insanının, ülkemizin sağlığına verdiği katkılardan dolayı, bu güzel günlerini -geçmiş de olsa- bir kere daha tebrik ediyorum ve kendilerine saygılar sunuyorum. Gerçekten eczacılarımız, bütün sağlık çalışanları gibi, bir ekip ruhu içerisinde bugün ülkemizde mükemmel bir hizmeti yürütmektedirler.

Tabiî, Değerli Milletvekilimiz, bir gündemdışı konuşmanın içerisine, eczacılarımızla başladı, bütün sağlık sistemini eleştirerek devam etti ve sorunların çözülmesi için de ümit olmadığından bahsetti bizim Hükümetimiz adına. Yanlış sağlık politikalarından bahsetti; ama, hayret ettim, gerçekten bu kadar iş yapılmışken, şu iş de şöyle iyi yapılmıştır diye hiçbir şey bulamadı mı Değerli Milletvekilimiz; buna çok hayret ettim!

Halbuki, Türkiye, bu üçbuçuk yıl içinde, değerli milletvekillerim, bakın, ne gördü: Bu üçbuçuk yıl içerisinde, insanımız ilaca erişmeye başladı. Çok değil, üç yıl öncesinde siz, eğer, bir işçi iseniz, bir işçi yakınıysanız, işçi emeklisiyseniz, bir yeşilkartlı vatandaşsanız, ilaç almak için kuyruklarda çile tüketmek zorundaydınız. Bir işçiyseniz, yakınıysanız veya emeklisiyseniz, yani, SSK mensubu iseniz yalnızca SSK'nın hastanesine veya dispanserine gidebilirdiniz, eğer orada muayene olma fırsatı bulmuşsanız o da, size reçete yazıldığında, saatlerce orada kuyrukta beklerdiniz; çünkü, 30 000 000'a yaklaşık bir nüfus, işçi kardeşlerimiz, yalnızca 300 civarında hastaneden, hastane eczanesinden reçetelerini yaptırabilirlerdi. 4 saat bekleyen de vardı, daha uzun süre bekleyen de vardı.

Ama, Hükümetimizin sosyal adaleti öne alan "önce insan" diyen, "insanı yaşat ki, devlet yaşasın" diyen zihniyet dönüşümü sayesindedir ki, bugün, ülkemizin eczacıları Türk insanına hizmet etme fırsatını buldular. İşte, o 30 000 000 insanın reçetesini, bugün, çok değerli eczacılarımız veriyorlar, bu hizmeti onlar sunuyorlar.

Peki -mutlaka yanlışlar da yapılmış olabilir- bu kadar mükemmel bir dönüşümü, eczacılarımızın günüyle ilgili, onların özel günleriyle ilgili bir konuşma yaparken azıcık bundan bahsetmek gerekmez mi; yani, insaf bunu gerektirmiyor mu?! Böyle, çıkıp "her şeyi yanlış yaptınız, kötü yaptınız, bizim sağlık politikalarının düzelmesinden bu Hükümet döneminde ümidimiz yok" falan demek kolay. Milletin gözünün içine baka baka bunları söylemek kolay; ama, hakikaten, biraz insaflı olmak gerektiğini düşünüyorum.

Şimdi, vatandaşımız, bu 30 000 000 vatandaşımız ve bunların yanında yeşilkartlılarımız, 10 000 000 yeşilkartlımız, ilacına, bu ülkenin onurlu insanı olarak, rahatça erişebiliyor; bunun önünde hiçbir engel yok.

Tabiî, prosedürlerle ilgili olarak, uygulama esaslarıyla ilgili olarak aksayan taraflar hâlâ var. Örneğin, değerli milletvekilimizin de bahsettiği gibi, henüz, tek bir provizyon ekranına sahip değiliz. Ama, daha önce, değerli milletvekillerim, farklı listeler uygulanıyordu; yani, Bağ-Kurluya ayrı bir uygulama, SSK'lıya ayrı bir uygulama, yeşilkartlıya ayrı bir uygulama, memura, emekliye ayrı bir uygulama. Şimdi, listeler açısından birlikteliği sağladık ve bütün bu geri ödeme kurumlarımızla Sağlık Bakanlığımız ve Eczacılar Birliğimiz birlikte çalışmaya devam ediyoruz; inşallah, yakın bir gelecekte, tek ekranı da eczacılarımızın önünde göreceğiz.

Ama, değerli milletvekilleri, bütün bunları, biz, on yıllar boyunca Türkiye'de hiç konuşamıyorduk bile. Hükümetler, sadece seçim beyannameleri sırasında, bir de hükümet programlarını ifade ederken bunları yazılı metinlerine geçiriyorlardı, daha sonra, uygulama sırasında, icraat döneminde bunlar tamamen unutuluyordu. İlk defa AK Partimizin döneminde, 58 inci ve 59 uncu Hükümetler dönemindedir ki, bütün bunları uygulamaya sokmaya başladık.

Değerli milletvekilimiz muadili olan ilaçların hepsinin ödeme listesine alınmasını ifade ettiler. Bu, yanlış bir düşüncedir değerli milletvekilleri. Muadili olan demek, eşdeğeri olan demek, bir ilacın ticarî anlamda bir diğer ilaçla farklılığı olmasına rağmen, etkinliğinin aynı olması demektir. O zaman, niçin, vatandaşımız daha pahalı olan bir ilacı kullansın ve kamu da, bu sebeple daha fazla ödeme yapmak zorunda kalsın?!

Biraz önce bahsettiğim bu mükemmel dönüşümü gerçekleştirirken -sağlıkta dönüşüm programımız çerçevesinde- vatandaşımızın ilaca erişimini kolaylaştırırken bütün bu tedbirleri almamış olsaydık, yeni bir ilaç kararnamesiyle ilaçların fiyatlarında ucuzlamalar gerçekleşmemiş olsaydı, modern geri ödeme sistemleriyle kamunun bu husustaki yeni harcama kalemleri bir anlamda tolere edilecek duruma getirilmemiş olsaydı, gerçekten, şimdi önümüze çok büyük rakamlar çıkardı; ama, Hükümetimiz, gayet başarılı bir sosyal dönüşümü, yaptığı yeniliklerle gerçekleştirmiş, bir taraftan ilacın ucuzlamasını sağlamış, öte taraftan da vatandaşımızın ilaca erişimini temin etmiştir.

Şimdi -ben hatırlıyorum- bu kürsülerden, daha önce, bu noktada büyük itirazlar oldu; yani, bizim, ilaçları serbest eczacıların vatandaşımıza temin etmesi konusundaki çalışmalarımıza büyük itirazlar oldu. O zaman şöyle söyleyenler vardı: "İlaç harcamalarını, bu, 2 misline çıkarır, 2 milyar dolar artırır, 4 milyar dolar artırır, 6 milyar dolar artırır" diyenler bile oldu; ama, geldiğimiz noktaya bakınız: Hükümetimiz döneminde, 2003'te ilaç harcamalarımız yalnızca yüzde 3,5 artmıştır, 2004'te yüzde 3,5 azalmıştır, 2005'te de yalnızca yüzde 3,5 artmıştır. Reel rakamlar itibariyle söylüyorum, enflasyondan arındırılmış rakamlar olarak. Böylece, mükemmel bir sosyal projeyi gerçekleştirdik ve bu hususta bize vatandaşımız dua ediyor, Hükümetimizin arkasında olduğunu her fırsatta bize gösteriyor.

CANAN ARITMAN (İzmir)Beddua ediyorlar! Sayın Bakan, beddua ediyorlar, beddua!

HASAN AYDIN (İstanbul)Bunları sen söylüyorsun...

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Bu arada, biz, değerli eczacılarımızla da mükemmel bir uyum içerisinde çalışıyoruz.

YILMAZ KAYA (İzmir)Bir de eczacılara sorun!..

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Belki de, hükümetler ile eczacıların ve sektörün bu kadar uyum içinde çalıştığı ve böylece, hizmetin bu kadar vatandaşa kolay bir biçimde ulaştırıldığı bir başka dönem Türkiye Cumhuriyeti yaşamamıştır.

YILMAZ KAYA (İzmir)Para ödemiyorsunuz eczanelere Sayın Bakan!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Değerli milletvekillerim, gerçekten, sağlıkta dönüşüm programımız, bir taraftan, ilaç konusunda, vatandaşımızın ilaca erişimi konusunda bu kadar mükemmel bir dönüşümü gerçekleştirirken, öte yandan, vatandaşımızın sağlık hizmetlerine erişimini de kolaylaştırmaktadır.

Sayın Milletvekilimiz Hatay'dan bahsettiler. Aslında, Hatay'da hastanelerin birleştirilmesi verimliliğin artışını sağlamıştır; daha fazla hasta muayene edebiliyoruz, hastaların bekleme süreleri azalmıştır, eksik olan cihazların -örneğin MR cihazı dahil- Hatay'da, birçoğu bugün hizmete konulmuştur. Çok net bir rakam ifade edeceğim -Değerli Milletvekilimiz de bilgilenmiş ve bunu hemşerilerine de ulaştırmış olur ümit ederim- Adana'ya, Balcalı'ya sevkler, bu dönemde, bu birleştirmeden sonra yüzde 50 azalmıştır. Demek ki, vatandaşımıza hizmet gidiyor; vatandaşımız, Hatay'da da, ülkenin birçok diğer yöresinde, birçok şehrinde olduğu gibi, daha iyi, daha mükemmel bir hizmet almaya devam ediyor.

Değerli arkadaşlarım, biz, AK Parti Hükümeti olarak, 59 uncu Hükümet olarak, hizmetimizi, sağlıkta dönüşüm programımızı, her gün biraz daha geliştirerek devam ettireceğiz. Şuna inanıyoruz: Yüce Meclisimiz, kararlı bir biçimde, uyguladığımız yeni politikaların arkasında oldukça -ki, bunun böyle olacağından eminiz- seçime kadar olan dönemde -yani, 2007 Kasımına kadar- sağlıkta çok daha mükemmel işler gerçekleştireceğiz. Biliyoruz ki, yılların ihmal edilmiş, yetim bırakılmış alanı olan sağlıkta yapacak daha çok iş var. Bir maraton koşusunun tam da ortalarında olduğunu biliyoruz; ama, Yüce Milletimiz şundan emin olmalıdır: AK Partililer olarak, nefesimiz ve idmanımız tamdır. Hizmetlerimizi geliştirerek yolumuza devam edeceğiz.

Bu vesileyle, tekrar, eczacılarımızın sağlık hizmetimize verdiği katkılardan dolayı kendilerine şükranlarımı belirtiyor; sizlere saygılarımı arz ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 16 Mayıs 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook