İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · SALI

Dünya eczacılık günü

Abdulaziz Yazar

Hatay Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Mayıs 2006 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdulaziz Yazar (CHP), 16 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ECZACILIK GÜNÜ); konuşma 491 kelime.

Abdulaziz Yazar (CHP, Hatay). “Dünya eczacılık günü”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulaziz-yazar-22-2006-05-16-dunya-eczacilik-gunu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ABDULAZİZ YAZAR (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 14 Mayıs Eczacılar Günü dolayısıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, eczacılık mesleğinin 167 nci yıldönümünü kutladığımız bugünlerde, temel amacı bu ülkenin insanlarına nitelikli sağlık hizmeti sunmak olan biz eczacıların bütün sorunlarının çözülmüş olduğu, aksaklıklarının giderildiği ve eczacılık sektörünün daha iyiye gitmesi yönünde çalışmaların yürütüldüğü günlerin geleceğine olan inancımla tüm eczacı meslektaşlarımın 14 Mayıs Eczacılar Gününü kutlarım.

Eczacı bir milletvekili olarak şunu ifade etmek istiyorum ki, eczacılık mesleği ve eczacılar sağlık sektörünün en önemli yapı taşlarından biridir. Bu, asla gözardı edilmemelidir.

Hükümet tarafından hazırlanan 6197 sayılı yasa tasarısı üç yıldır İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde görüşülmekte olmasına rağmen, halen Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınamamıştır.

6197 sayılı Yasada "eczanenin sahibi ve sorumlu müdürü eczacıdır" yerine, Sağlık Bakanlığı tarafından "eczanenin sorumlu müdürü eczacı olacaktır" ifadesi getirilmek istenmektedir.

Bu ifadeyle zincir eczanelerin yolu açılmakta, dolayısıyla serbest eczacının geleceği tehlikeye sokulmaktadır.

Eczane ruhsatlarının eczacı odaları tarafından verilmesi, Türk Eczacılar Birliğince onaylanması ve bunların Sağlık Bakanlığına bildirilmesi, mesleğimizde çok önemli bir sıkıntı olan muvazaalı eczane açma ve işletme olayını ortadan kaldıracaktır.

Eczanelerin kâr oranları yüzde 20 civarındadır. Eczanelerimizin yüzde 4,5'e kadar yaptığı ıskontolar göz önüne alındığında, eczacının geriye kalan kârı yüzde 15'tir. Özellikle, bir eczanenin aylık cirosunun yüzde 9-10'unun eczanenin sabit giderleri için harcandığı bir dönemde bu kârlılık oranlarıyla serbest eczanelerin ayakta kalma şansı imkânsız hale gelmektedir.

Her yıl Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliği arasında imzalanan malî yıl protokollerinde belirtilen "devlet, 45 iş günü içinde ilaç bedellerini geri öder" hükmü birçok kurumda uygulanmamaktadır. Bunun sonucu olarak, eczacı, ilaçları satın aldığı ilaç deposuna olan ödemelerinde sıkıntıya düşmekte, yüksek faizle bankadan para almakta ya da depoya yüzde 3-4 gibi aylık gecikme faizi ödemek zorunda kalmaktadır.

Sağlık hizmetlerinin insanın hayatını devam ettirmesi için vazgeçilmez olduğunu görecek yeni bir anlayışla, hastaların tedavi giderlerinin ödeneğe bakılmaksızın ödenebilmesi, Bütçe Kanununa bir maddeyle eklenmelidir.

İlaçta ve sağlık hizmetlerinde KDV yüzde 8'dir. Hastayı cezalandıran bu vergi oranlarının, mutlak suretle, yüzde 1'ler seviyesine çekilmesi gerekmektedir; çünkü, bu, devletin, vatandaşına karşı aslî bir görevidir.

Değerli arkadaşlarım, eczacılarımız, sigorta reçetelerinin reçete edilmesi konusunda büyük sıkıntılar yaşamaktadır. SSK'nın serbest eczanelere açılmasıyla birlikte hayata geçen "endikasyona göre ilaç verilmesi sistemi" çok büyük mağduriyetlere sebep olmaktadır.

Endikasyona göre ilaç verilmesinde, esas olanın, ana hastalığa ait teşhisin yazılması, talî ilaçlar (Örnek: Analjezik, vitamin, antiasit, tatlandırıcı ve bunun gibi) için teşhis zorunluluğu istenmemesi gerekmektedir. Reçeteye yazılacak dört kalem ilaç için dört ayrı teşhis aranmamalıdır.

Hastaya ilaç verilmesinde yaşanan en büyük sıkıntı ise, fiyat farklarından ve ambalaj şekillerinden doğmaktadır. İlaç fiyat farklarından dolayı ya hasta-eczacı tartışmaları yaşanmakta ya da fiyat farklarının eczacı tarafından talep edilmemesiyle haksız rekabet yaşanmaktadır. Bu sorunun çözümü için, muadili olan ilaçların tamamının fiyatlarının referans fiyat aralığında olması ve dolayısıyla, ilaç fiyatlarında fark çıkmaması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, kamu kurum ve kuruluşlarının ilaç pazarındaki payının yüzde 80 gibi önemli oranda olmasına rağmen, kuruluşların ödeme sürelerini geciktirmesi, eczaları ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bırakmaktadır. Ayrıca, eczacılarımızın SSK'daki yüzde 10'luk payları yedi aylık bir gecikmeyle ödenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 16 Mayıs 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook