Türk dil bayramı ve yunus emre haftası hk.
Adana Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 93. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Mayıs 2005 · 559 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Garip (AK Parti), 3 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK DİL BAYRAMI VE YUNUS EMRE HAFTASI HK.); konuşma 559 kelime.
Recep Garip (AK Parti, Adana). “Türk dil bayramı ve yunus emre haftası hk”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-05-03-turk-dil-bayrami-ve-yunus-emre-haftasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; saygılar sunuyorum.
Cuma günü görüşmüş olduğumuz TÜBİTAK yasasını görüşmeye devam ediyoruz. Özellikle, biraz önce Berhan Şimşek'in son cümleleriyle girmek istiyorum.
Ben, geçen hafta cuma günkü konuşmamda ifadelendirdim; doğrudur; isim vermek istemedim; eğer isim verilmesi gerekirse, 7 tane soyadı aynı olan isimler TÜBİTAK'ta vardır.
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Fark etmiyor; şimdi de 2 var Sayın Garip.
RECEP GARİP (Devamla)Sayın Berhan Şimşek, ben, sizi dinledim ve ses çıkarmadan. Lütfen...
Ve yine, başkan ve eşinin de aynı kurumda çalıştığını isim olarak burada görmek mümkün; bunlar kayıtlarda mevcut.
Biraz önce, ifadelerde, Anadolu insanı yüreğiyle çok iyi görmekte ve bilmektedir ki, iktidar kimdir, muktedir olan kimdir; bunu, Anadolu halkının, Anadolu yüreğinin çok ciddî noktada onayladığını hep birlikte görüyoruz. Anadolu'ya gidişlerimizde Anadolu insanının çok ciddî noktada kucak açtığını görmeye devam ediyoruz. Bütün anketler, bütün çalışmalar da bunu göstermektedir. İkibuçuk yıllık dönem içerisinde, Türkiye şantiye haline gelmiş olan bir ülkedir.
GÜROL ERGİN (Muğla)Allah allah!.. Hangi Türkiye?!
RECEP GARİP (Devamla)Ben, TÜBİTAK konusuna girmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, insan bilimin ışığında aydınlanıyor, bilimle ilerliyoruz. Bilim olmadan aydınlanmak ve ilerlemek mümkün değildir. Biz de bilimle aydınlanmamız gerekiyor. Bunun için, TÜBİTAK gibi bir kurumun 1963 yılından bu yana, kırkiki yıllık süreci içerisinde gelmiş olduğu nokta, her birimiz tarafından bilinen, görünen bir gerçeği bize yansıtıyor. İstedik ki daha evrensel olsun, istedik ki bütün dünyanın gelmiş olduğu stratejik noktada, teknolojik noktada ülkemiz de bu stratejiye ulaşsın, bu teknolojiyi kullansın; istedik ki, biz, bu teknolojik yapıya bizatihî kendi bilim adamlarımızla kendimiz ulaşarak, uğraşarak buralara oturalım, buraları yapılandıralım.
Bütün bunlardan yola çıktığımızda görüyoruz ki, 497 ve 498 sayılı Kanunları TÜBA kurulmuş ve buranın kuruluşlarında, eski Başbakanlardan Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, Bakanlardan Hikmet Çetin, Seyfi Oktay, Mehmet Moğultay, Fikri Sağlar ve aramızda halen devam eden Abdülkadir Ateş gibi kişilerin de imzaları bulunmaktadır.
TÜBİTAK'ın geçmişine şöyle dönüp bakıldığı zaman bütün bunların hepsini görmek mümkün. Dolayısıyla, burada herhangi bir kurumun, herhangi bir devlete ait olan bir merkezin ele geçirilmesi söz konusu değil. Özellikle cuma günü ve bugünkü ifadelerde sürekli birtakım şeylerden bahsediliyor, ele geçirilmekten bahsediliyor. Kim, nereyi, nasıl ele geçiriyor, bunu anlamakta zorlandığımı belirtmek istiyorum. Eğer bu ülkenin bütün mal varlığı bu ülkeye aitse, Türk Ulusunun kurumlarıysa, hepimiz Türk vatandaşıyız ve bize ait olan kurumlardır. Ne zaman bir eğitimden bahsedecek olsak, ne zaman herhangi bir şekilde bütün insanlığı, bütün Türk Ulusunu ilgilendiren bir konudan bahsedecek olsak, bir şekilde, alelacele getirilmiş birtakım yasal düzenlemelerden bahsedildiği söyleniyor. Oysa, bütün bunların hepsi, uzun, aylarca çalışılan, komisyonlarda incelenen ve bizlere gelen problemlerdir ve konulardır
Dünyaya kapalı olamayız. Dünyaya bütün kapılarımızı açtığımız gibi, bilim insanlarını da dünyaya taşımakta mecburuz ve buna muhtacız. Dolayısıyla, TÜBİTAK gibi bir kurumda bilim adamlarımızın, evrensel, bütün insanlığa katkıda bulunabilecek bir yapıya doğru ulaşması ve bu konuda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Stratejik alanlarda, bilimsel gelişmelerde hem kendi coğrafyamıza hem dünya insanlığına mutlaka katkıda bulunabilecek ilim öncüleri, uzun asırlar önce, nasıl ki, bizim ülkemizin geçmişinde varsa, bugün de olacak, yarın da olmaya devam edecek. Bunun için, TÜBİTAK'ın genişlemesi gerekiyor, TÜBİTAK'taki yanlış yapının mutlak surette düzeltilerek evrensel kılınması gerekiyor.
Bilimin ışığında ilerlediğimizi kaydettik. Türk Halkından hiçbir şeyi kaçırma hakkına hiç kimse sahip değil. AK Parti İktidarı da hiçbir şeyi gizli ve kapalı olarak yapmıyor; bilakis, halkın gözünün içine baka baka ifadelendirerek yolumuza devam ediyoruz. Anadolu insanının yüreği bu konuda son derece AK Partiyle bütünleşmiş olarak, yolumuza devam etmeye devam ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 3 Mayıs 2005