İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Şairlerimizden cahit zarifoğlu'nun ölüm yıldönümü hk.

Recep Garip

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Haziran 2005 · 549 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Garip (AK Parti), 8 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞAİRLERİMİZDEN CAHİT ZARİFOĞLU'NUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ HK.); konuşma 549 kelime.

Recep Garip (AK Parti, Adana). “Şairlerimizden cahit zarifoğlu'nun ölüm yıldönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-06-08-sairlerimizden-cahit-zarifoglu-nun-olum-yildonumu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son dönem Türk edebiyatının en büyük şairlerinden Cahit Zarifoğlu'nun ölüm yıldönümü nedeniyle şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Uygarlık tarihi, kültür sanat adamlarıyla doludur. Toplumu onlar şekillendirmişler, toplumun önündeki engelleri onlar kaldırmışlardır. Evrensel insan haklarını en çok savunanlar, ömürler tüketenler, hapse girip çıkanlar, zulme uğrayanlar, sürgüne gönderilenler yine onlardır. Edebiyat, fikir ve sanat öncüleri bu toplumun bağrında yetişmiş en güzel çınarlardır. Bu ulu çınarların gölgesinde bulunan her şeyden toplum mutlak surette faydalanır. Siyasî tarihin yazılmasında yine uygarlık onarıcıları görev başındadır. Onlarla zaman kayda düşülür. Yetişmekte olan kuşaklar, onların kollarından, yapraklarından, dallarından, gövdelerinden, meyvelerinden, velhasıl akan ırmaktan içebildikleri oranda faydalanırlar ve yetişmekte olan nesli aydınlatmaya, ilerletmeye devam ederler.

Şair "haziranda ölmek zor" dese de, izleri tarihin sayfalarında bulunan, hâlâ, yüce dağlardan süzülen bir çeşme berraklığıyla, sularından içilen Orhan Kemal, Cahit Zarifoğlu, Nazım Hikmet, Cemil Meriç haziranda aramızdan ayrılmışlardır. Hepsini rahmetle anıyorum. Onlar bırakıp gitseler de, bu toplum bitmeyen şarkıyı söylemeye devam etmektedir. Tarih dokusu, yerli olma bilinci, yurtseverlik aşkı, bu toplumun mayasında bulunan ve yüzyıllar öncesinden aldığı katışıksız inanç, iman, bağlılık, savunma, kardeşlik iksirleriyle türkülerimiz söylenmeye devam etmektedir.

Tüm dünyada yaşanan yeniden yapılanma ve demokratikleşme sürecinde ülkemizin siyasal, kültürel ve ekonomik alanda köklü değişimler içinde olması kaçınılmazdır. Her alanda barışa, kardeşliğe ve dayanışmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır.

Cahit Zarifoğlu "Ne çok acı var" diye başlıyor "Yaşamak" adlı kitabında. Yakın dostu Rasim Özdenören "Kırkyedi yıllık bir koşuşturmaca ile geçen bir ömrün dönemeçleri arasındaki mesafelere, ne çok acı, ne çok aşk, ne çok karar, ne çok pişmanlık sığdırılmış" diye söylemekten kendini alıkoyamıyor.

"Kardeşim dedim/ acılarıma da kardeş olur musun" diye sesleniyor Cahit Zarifoğlu. Talat Sait Halman ise, Zarifoğlu'nun vefatıyla ilgili "Türk kültürü ve edebiyatı için feci bir kayıp bu" diye ekler ve gerçekten acı bir kayıptır.

"İşaret Çocukları", "Yedi Güzel Adam", "Menziller", "Korku ve Yakarış" ve tüm şiirlerinin bir arada bulunduğu "Şiirler" adlı şiir kitapları bulunan Zarifoğlu'nun "İns" adını verdiği bir hikâye kitabı, "Savaş Ritimleri" ve "Ana" adlı romanları, "Yaşamak" adlı bir günlüğü, "Bir Değirmendir Bu Dünya" ve "Zengin Hayaller Peşinde" adlı iki deneme kitabı bulunmaktadır. Kendisine, Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülünü kazandıran "Yürekdede ile Padişah" adlı tiyatro eserinin yanında birçok çocuk hikâyesi ve oyunu bulunmaktadır.

Cahit Zarifoğlu, özgürlüğün, özgünlüğün, çocuk saflığının, insan olmanın adıdır. Yapmacıksız, yalın ama lirik söylemlere sahiptir. Tekdüze gidemezsiniz onunla; onda labirentler, yokuşlar bulursunuz. O, sizi labirentlere indirir, çıkarır, dağların doruklarına taşır; kasabalarda, köylerde, kırlarda, savaşta sürekli sizinle birliktedir.

Birdenbire kavranmak, bulunmak, bilinmek işine gelmez Şairimizin. Kimi zaman aşikârdır, kimi zamansa serüvenler üretir, gizlenir. Onu, okuyucu aramak, bulmak zorundadır. Yaşadığı çağın anaforlarından meyveler toplar; onları çocuklara dağıtır.

Şiirin önemli uç beylerinden olan Zarifoğlu, imge unsurunu görkemli bir şekilde kullanır. Kelimeler sincap gibi sıçrar, şiir tekrar çalışmayı gerektirmez Zarifoğlu'nda. Hayatın anlamını, yaşamanın kıymetli olduğunu, onun bizatihi yaşantısında görürsünüz.

Cahit Zarifoğlu, şair-i maderzat, yani, anadan doğma şair; bu lakabı alır. Adından bu şekilde bahsedilen şairimiz, gerçekten, Türkiye'nin tarihinde çok enderdir. Türk Dilinin gelişimine büyük katkısı olmuştur. Kendisinden önce ve belki de kendisinden sonraki zamanlarda, Cahit Zarifoğlu gibi dili ve kelimeleri düzgün, değişik ve insanı tutup sarsan bir şekilde kullanan neredeyse yok gibidir. Bu bağlamda, Kierkagaard'ın "Korku ve Titreme"sini, Faulkner'in "Ses ve Öfke"sini hatırlayabiliyoruz.

Cahit Zarifoğlu'nun şiiri, modern bir Türk şiiri; ama, modern şiiri fazlasıyla aşan, aynı zamanda çağlarüstü bir şiir konumuna gelmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

6 konuşma daha · 8 Haziran 2005

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook