Kamu avukatlarının sorunları hk.
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Haziran 2005 · 704 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yılmaz Kaya (CHP), 8 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU AVUKATLARININ SORUNLARI HK.); konuşma 704 kelime.
Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “Kamu avukatlarının sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2005-06-08-kamu-avukatlarinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YILMAZ KAYA (İzmir)Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; kamu avukatlarının sorunlarını sizlere aktarmak adına gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlarken, öncelikle, daha önceki depremde komisyon üyesi olarak gittiğimiz Bingöl'de yaşanan yeni bir deprem nedeniyle, bütün Bingöllü vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum, yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Değerli arkadaşlarım, yargılamanın üç ayağı vardır biliyorsunuz; iddia, savunma ve yargı. Bu ayaklardan, iddia ayağını temsil eden savcı, savunma ayağına temsil eden avukat ve yargı, yani karar ayağını temsil eden de hâkimlerdir. Yargılama sürecinde, fonksiyonel olarak, her birinin görevleri birbirinden farklı olsa da, hiçbirinin görevi diğerinden üstün kabul edilemez; ancak, uygulamada, ne yazık ki bu böyle olmamakta. Kısacası, hâkim ve savcılar, yargılamanın değerli iki ayağı, yine kamu personeli, devlet memuru olmalarına rağmen kamu avukatları ise, ne yazık ki, değersiz, üçüncü ayak kabul edilmektedirler.
Bu nereden çıktı derseniz; kamu avukatlarının özlük hakları hâlâ iyileştirilememiştir. 2003 yılında, bu uğurda verdiğimiz yasa teklifi, maalesef ve ne acıdır ki, o zaman AKP Grup Başkanvekili olan ve bir avukat olan Sayın Haluk İpek'in olumsuz çabaları nedeniyle de Genel Kurul gündemine alınmamış ve hâlâ beklemektedir.
Değerli arkadaşlarım, kamu avukatlarının mağdur olduğu konular sadece özlük haklarıyla ilgili konular değil. İş yoğunluğu, bu iş yoğunluğuna karşılık sayılarının azlığı; yine, hukukçu olmayan amirlerinin kendilerine müdahaleleri, temyiz sürelerini bile bilmeyen bu amirlerin, temyiz edilip edilmeyeceğine karar vermeleri ve onlara talimat vermeleri gibi sorunlar olarak, en başta sayabiliriz.
Aynı statüde olmalarına rağmen, yani, kamu avukatları olmalarına rağmen, değişik kurumlarda görevli avukatların farklı maaş almaları da, kamu avukatları arasında, bu anlamda da olumsuz farklılıkların başında gelmektedir.
Değerli arkadaşlarım, kamu avukatlarının amirlerinin denetim ve talimatları dışında, kamu avukatlarının teftişi bakanlık müfettişleri tarafından yapılabileceği öngörülmüşken, ne yazık ki, şu anda ismini vermeyeceğim bir kurumda, tabiri caizse, bir teftiş terörü estirilmektedir. Nasıl mı; değerli arkadaşlarım, bu kurumda, kamu avukatlarını, o kurumun hukukçu olmayan bir müfettişi şu anda denetlemekte, dosyalarını hallaç pamuğu gibi atmaktadır. Bu, savunulacak bir durum değildir. Sayın Bakan burada yok, bu konuşmamdan sonra belki görüşme imkânımız olabilir; ama, bu hukukdışı tutumun -nedeni de malumdur bu uygulamanın- bir an önce bitirilmesi gerektiğini düşünüyorum ve Sayın Bakanla da bu konuyu görüşmeye hazırım.
Bunun dışında, yolluk ve harcırah sorunları vardır. Ödenek bulunmadığı durumlarda, şehirdışı duruşmaya mecbur oldukları için giden kamu avukatları, yolluklarını, yol masraflarını, maalesef, kendi ceplerinden karşılamaktalar ve kurumlarına döndüklerinde, ödenek bulunmadığı için, bu yaptıkları masrafları, iki üç ay sonra alabilmektedirler. Bu sorunlar, sıralanabilir ve sayı olarak artırılabilir; ama, bir önemli sorun da şudur ki -Sayın Başkan da biraz önceki konuşmacıya tanıdığı 4 dakikalık iltiması herhalde bize de tanır diye düşünüyorum- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesi açıkça şu hükmü öngörmüşken, yani, HUMUK, CMUK, İYUK gereği…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YILMAZ KAYA (Devamla)…karşı taraftan avukat lehine veya davayı kazanan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin o davayı takip eden avukata verileceği açıkça belirtilmişken, ne yazıktır ki, kamu avukatları lehine hükmedilen bu vekâlet ücreti ilgili kurum tarafından toplanmakta, avukatlara, belli limitlerde, bazı yerlerde de hiç verilmemek şekliyle uygulama yapılmakta ve bu açıkça bir hukuksuzluğa neden olmaktadır. Tabiî, bunun nedeni olarak da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki bir hüküm, 164 üncü maddesindeki bir hüküm gerekçe olarak gösterilmektedir. Burada ayrıntılı şekilde belirtilmiş; bu maddenin engel olduğu, tamamının avukatlara verilemeyeceği belirtilmektedir. Oysa, bakın, bu konuda, daha önce, Çine Asliye Ceza Mahkemesi ve İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bu maddenin Anayasaya aykırılığı ileri sürülmüş, ancak, açılan davada Anayasa Mahkemesi Anayasaya aykırılık görmemiş ve hükmedilen vekâlet ücretinin tamamının kamu avukatlarına limitsiz olarak verileceğini öngörmüştür. Buna rağmen, yine buradan Sayın Bakana sesleniyorum, bu kararlar yerine getirilmemekte ve kamu avukatları mağdur edilmeye devam edilmektedir.
Bakın, değerli arkadaşlar, şimdi, bu karar ortadayken, bu tür alacaklarını alamayan kamu avukatları, yani, savundukları kamu, savundukları, avukatlığını yaptıkları devletle, maliyeyle neredeyse hasım haline gelmişler. Bu tabirimi hoş görün. Çünkü, Türkiye Kalkınma Bankası avukatları alacaklarının tahsili için devlete karşı dava açmıştır; TRT avukatları alacaklarının tahsili için devlete, maliyeye dava açmışlardır. Sayın Bakana buradan sesleniyorum. Bu, Anayasa Mahkemesi kararıyla da tescil edilen hukuksuz, kanundışı uygulamaya bir an önce son verilmesi gerekmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kaya.
YILMAZ KAYA (Devamla)Kamuyu, Maliyeyi, devleti savunması gereken ve bunu layıkıyla yerine getiren avukatlarımızın, kamuyla, devletle, Maliyeyle davalı-davacı konumuna getirilmemesi gerekmektedir. Bu uğurda her türlü çalışmayı Bakanlığın yapacağına inanıyorum.
Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
6 konuşma daha · 8 Haziran 2005