Doğal afetlerle ilgili bazı kanunlarda değ.yap.hk.(ss.143)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 86. Birleşim · 1. yasama yılı · 28 Mayıs 2003 · 825 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Koral (AK Parti), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞAL AFETLERLE İLGİLİ BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAP.HK.(SS.143)); konuşma 825 kelime.
Recep Koral (AK Parti, İstanbul). “Doğal afetlerle ilgili bazı kanunlarda değ.yap.hk.(ss.143)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-koral-22-2003-05-28-dogal-afetlerle-ilgili-bazi-kanunlarda-deg-yap-hk-ss-143 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA RECEP KORAL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 143 sıra sayılı, Doğal Afetlerle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu tasarıyla, 1999 depremi sonrası değişen mevzuatın, sonradan olan üç depremde yetersiz kalması üzerine, mağdur olan depremzedeye, acilen, devlet yardımının getirilmesinin yolu açılmaktadır.
27.12.1999 tarihinde getirilen 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yürürlüğe giren zorunlu deprem sigortası, uygulamadaki sıkıntılar nedeniyle, maalesef, son üç depremde yetersiz kalmıştır.
Afyon ve çevresi ile 1 Ocak 2003 tarihinden sonra Tunceli-Pülümür, İzmir-Urla ve Seferihisar ve Bingöl çevrelerinde meydana gelen depremler sonucu konutları ve işyerleri hasar gören vatandaşlarımızın mağduriyetlerini, maalesef, zorunlu deprem sigortasıyla giderme imkânı olmamıştır.
(1) 143 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Zorunlu deprem sigortası ile deprem sonrasında sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların yaptıkları yardım ve hibelerin ihtiyacı karşılamadığı ve devletçe ekyardım yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çözümü sağlamak üzere, 1 inci maddeyle, hasar tespitiyle ilgili uyuşmazlıkların çözümü için idareye otuz gün içinde müracaat süresi getirilerek, sorunların yargı yoluna gitmeden önce idarî olarak çözülmesine imkân sağlanmıştır. Ayrıca, hasar tespit raporları ve hasar oranlarına bakılmaksızın yardım talep ve taahhütnamesi verme imkânı getirilmektedir. Ayrıca, belirtilen süreyi kaçıranlara da, bakanlığa yetki verilmek suretiyle, eksüre verme imkânı getirilmektedir.
Zorunlu deprem sigortası yaptıranların da devlet yardımından eksiksiz yararlanması esası getirilerek mevcut adaletsizlik giderilmektedir; hem ayrıca, sigortayı yapanların hakları da korunmaktadır.
Toplu Konut İdaresinin acil, etkili ve süratli çalışmasına imkân sağlanmaktadır.
Sosyal donatı alanı ve artakalan arsa ve arazilerin, kamu kurum ve kuruluşlarına, sosyal donatıda kullanılmak üzere bedelsiz devrini sağlayan düzenleme yapılmaktadır.
Bu düzenlemelerle, geçmişte, depremde zarar gören belediyelerin ihtiyacı olan kaynaklar, çıkarılan kararnamelerle, diğer belediyelerden kesilen paylarla karşılanmaktaydı. Yapılan bu düzenleme, geçmişte belediyeleri mağdur etmekte olan bu uygulamaya son vermektedir; çünkü, geçmişte bu uygulama belediyeleri mağdur etmişti, hem kararnameye haksız yere giren belediyeler olmuş hem de zor durumda olan diğer belediyelerin kaynakları kesilerek, mağdur edilmişlerdi. Bu haksızlığa son veren bu düzenlemeyle, malî kaynağın özel hesaplarda toplanan kaynaklardan karşılanması esası getirilmektedir.
Ayrıca, son depremlerde zarar görenlere de kredi verilmesi esası getirilmektedir.
Ayrıca, Afyon ve civarındaki depremde, yüzde 70 seviyesinde tamamlanmış ve depremde yıkılan veya ağır derecede hasar gören konut veya işyeri kooperatiflerine de Toplu Konut İdaresince kredi verilmesi esası getirilmekte, ayrıca, arsa temininde ve bedellerinde de kolaylık sağlanmaktadır.
Ayrıca, çevre düzeni planları ve değişikliklerinde ortada kalmış olan onama yetkisi... Çünkü, Çevre ve Orman Bakanlıklarının birleştirilmesi sırasında bu yetki Çevre Bakanlığına devredilmişti; ancak, bu devirden evvel, yani 8 Mayıs 2003 öncesi Bayındırlık Bakanlığına yapılan müracaatların da onanması esası düzenlenmiştir.
Bingöl'e ait olmak üzere, Bingöl depremi sonunda burada bulunan araç ve emlaklerde ekvergiden muafiyet getirilmektedir. Bunların yanı sıra, mevcut düzenlemelerle diğer hususlara da bir düzen getirilmektedir.
Burada, depremde yıkılan veya ağır hasar gören yapılarla ilgili açıkta kalan bir hususu da arz etmek istiyorum. Tabiî, bu, son üç depremin acil olarak mağduriyetlerinin giderilmesini amaçlayan bir düzenleme; ama, ben, şahsen, bu düzenlemelerde, bugüne kadar her deprem sonrası yapılan düzenlemelerde bir boşluğun oluştuğunu düşünüyorum. Bu boşluk da, geçmişte ruhsatsız veya imarsız yapılan yapıların bu düzenlemelerde boşlukta kalmasıdır. Yine, bir deprem olduğu zaman, ruhsata tabi olmayan, ruhsata aykırı yapılan veya gecekondu olan binaların hasar görmesi halinde, burada mağdur olan insanların hak sahibi olamadıklarını görüyoruz. Bu hususun da yeniden bir değerlendirmeye alınması gerektiğini, bir dilek olarak, buradan ifade ediyorum.
Ayrıca, depremde yıkılan veya ağır hasar gören resmî binaların, okulların, adliyelerin, yurtların depremden zarar görmesinin de hiçbir mazereti olmadığına inanıyorum; bunların hepsi, resmî denetimi olan binalardır.
Tabiî, burada aslolan, acil çözüm getiren bu tasarının kanunlaşmasından ziyade, mevzuatın güncelleştirilmesidir. Depremle ilgili birçok mevzuat var; bunların bütünsel bir hale getirilmesi ve güncelleştirilmesi ve ayrıca denetim sorununa da bir çözüm getirilmesi gereklidir. Her depremden sonra yardıma muhtaç olanlara yardım yetiştirmeye çalışmaktan ziyade, mevzuatı bütünleştirmenin daha yararlı olacağına inanıyoruz; çünkü, ülkemizde yeterli işgücü vardır; dış ülkelerde dahi kendilerini ispat etmişlerdir. Yapılarımızın, hele hele resmî yapılarımızın depremden zarar görmesini kabul etmemiz mümkün değildir.
Bu manada yapılan düzenlemelerden bir tanesi de, bilindiği gibi, Ulusal Deprem Konseyidir. Ulusal Deprem Konseyi, Başbakanlık genelgesiyle, 2000 yılında kurulmuş olmasına rağmen, üç yıla yakın bir zamanda, sadece, 2002 yılında "Deprem Zararlarını Azaltma Ulusal Stratejisi" başlıklı bir rapor takdim etmiştir. Bunun uygulamaya dönük planlarının da bir an evvel yapılması gerekmektedir.
Bu arada, bize düşen de, deprem mağdurlarının sıkıntılarını giderecek bu tasarıyı kanunlaştırırken, deprem sonrasında verdiğimiz kredilerle yaptırdığımız deprem konutları ve uydukentleri deprem olmadan önce yapmayı düşünmektir; kaynaklarımızı bu yöne sevk etmek zorundayız. Önceden güçlendirilmesi gereken yapıların tespitinin, onların kredilendirilmesinin, yıkılması gereken yapıların yıkılarak yeniden yapılmasının veya uydukentler oluşturulmak suretiyle yeniden yapılmasının fevkalade önemli ve acil olduğunu, buradan, bu vesileyle ifade etmek istiyorum.
Deprem sonrası eksikleri tespit edip değiştirilen mevzuat düzenlemeleriyle bir sonraki depremde bile yeterli olamayan bu düzenlemelerin yerine, bize düşen, yeniden ve aceleyle deprem mağdurlarına hizmet sunmak ve değişen mevzuatı deprem sonrasına uygun olmak üzere değiştirmektir.
Bingöl depremi sonrası yaraları sarmak üzere acilen hazırlanan ve son üç depremle Afyon'da eksik kalan kooperatiflerin de, hem kredi hem de arsa meselelerine çözüm getiren bu tasarının kanunlaşması yönünde Grubumuz olarak olumlu oy vereceğimizi arz ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 28 Mayıs 2003