Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)
Aydın Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 85. Birleşim · 5. yasama yılı · 31 Mart 2011 · 565 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Taner (MHP), 31 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 565 kelime.
Recep Taner (MHP, Aydın). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-taner-23-2011-03-31-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RECEP TANER (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 725 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 22’nci maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz aldım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu madde, takipsizlik kararına itirazı ağır ceza mahkemesinin heyet hâlinde incelemesi, kanunun amacı olan yargının hızlandırılması olgusu ile terstir. Zira, bu madde kabul edildiği takdirde yargı hızlanmaz, tam tersine yavaşlar. Kanun tasarısının başlığı yargı hizmetlerinin hızlandırılmasıyla ilgili ama içeriğine baktığımızda, hiçbirisi yargının içindeki sorunları çözecek maddeler değil.
Dokuz yıldır iktidarda olan AKP, her fırsatta yargı reformundan bahsetmesine rağmen, sekiz yıl yargı ile kavga etti, 2010’da yapılan Anayasa referandumu sonrasında kavga, yerini, kendini kurtarmaya yönelik kaygıya bıraktı ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı değiştirilerek yandaş ve taraflı bir yargı yaratma çabası içine girdiniz.
Değerli milletvekilleri, dokuz yıldır iktidardasınız ve sizin iktidara geldiğiniz 2002 yılında doğan bir çocuk şimdi artık ilköğretim üçüncü sınıfta okumakta. Hâlâ ülke meselelerine köklü bir çözüm bulamamanızın bahanesi de artık yoktur. Bu seçim meydanlarında, yine, yeni anayasa haricinde bir kozunuz olmayacak. Onun da içeriğini TÜSİAD sayesinde milletimiz gördü.
Adalet açısından baktığımızda da iktidara geldiğiniz günden bu yana yaptığınız değişikliklerden, o değişiklikler neticesinde, zina dâhil birçok suç, sizin sayenizde suç değil. 2005 yılında Kabahatler Kanunu’nda yaptığınız değişikliklerle özel hayata ve kişi hürriyetine karşı işlenen suçlarda, mal varlığına karşı işlenen suçlarda indirimler yapıldı. Hırsızlık, darp, gasp, zimmet, yol kesme, küfür, örgüt üyeliği, hatta ve hatta Türklüğe hakaret edenler sayenizde hapis cezası almaktan kurtuldular. Emniyet mensuplarının, güvenlik güçlerinin yetkileri gasp edilirken kamu görevlisine karşı işlenen suçlarda cebir ve tehdit şartı getirildi. “Etkin pişmanlık” adı altında terör örgütü mensupları cezaevlerinden tahliye edilirken, diğer yandan askere, polise taş atan sözüm ona çocuklar affedildi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanarak aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu binlerce kişi, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre geçen yıl 474 bin kişi dolayında aftan yararlanarak serbest bırakıldı. TCK’nın görevi kötüye kullanmakla ilgili 257’nci maddesi yapılan değişiklikle, “Yolsuzlukla mücadele edeceğiz.” diye geldiğiniz iktidarda yolsuzluğa bulaşanların yargılanması neticesinde verilen cezanın üç yıldan iki yıla indirilmesini ve hapis cezasının olmamasını sağladınız.
Değerli milletvekilleri, bu örnekleri daha da artırmak mümkün ve yapılan düzenlemeler neticesinde cezaların caydırıcılığı ortadan kalkınca bugünkü tablo da ortada. Gazete veya televizyon haberlerine baktığımızda, her gün cinayet, soygun, uyuşturucu, kadına ve çocuğa karşı şiddet, organ kaçakçılığı, katillerin, sapıkların cirit attığı bir ortamdayız. Deniz Feneri davası ve binlerce vatandaşımızı dolandıran holding davaları gündemden düşerken yıllardır hakkındaki suçlamaların ne olduğu daha hâlâ belli olmayan bilim adamları, komutanlar Silivri’de yargılanmaktadır. Bir yandan basılmamış kitaba, düşünenlerin düşüncelerine konulan yasak ki daha dün yine bilim adamları, ilahiyatçılar misyonerlik karşıtı söylem ve eylem yaptıkları gerekçesiyle gerçekleştirilen gece yarısı baskını ile gözaltına alındılar. Diğer yanda da ülkeyi ve milleti bölmeye çalışanların devlete başkaldırıları, baskı ve tehditlere milletvekili sıfatı alarak dokunulmazlık zırhına bürünmüşlerin emniyet güçlerine taş ve tokatları.
Evet, değerli milletvekilleri, eserinizle ne kadar övünseniz de azdır ve ortadadır. Şimdi de kalkmış Sayın Osman Coşkun, Asım Aykan, Burhan Kuzu ve diğer bazı AKP’li vekiller, yaşanan olaylar karşısında “İdam cezası tekrar geri getirilmeli mi?” tartışmaları yapıyor. 2002 yılında Milliyetçi Hareket Partisi olarak “İdam kaldırılmamalı, cezaların caydırıcılığı olmalı.” dediğimizde oylamada idam cezasının kalkmaması için oy kullanan 117 milletvekilinin…
AHMET YENİ (Samsun)Apo’yu ne yaptınız?
RECEP TANER (Devamla)117 MHP milletvekilinin destek vermeyenlerin ve idamın kalkması için “evet” oyu kullanan 41 AKP’li milletvekilinin bugünkü duruşu herhâlde timsahın gözyaşları olsa gerek.
AHMET YENİ (Samsun)Apo’yu ne yaptınız? Niye Hükûmeti terk etmediniz?
RECEP TANER (Devamla)Bu duygu ve düşüncelerle saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 31 Mart 2011