Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Adana Milletvekili ·
Yeni Yol
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 28 Ekim 2026 · 2.023 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sadullah Kısacık (Yeni Yol), 28 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 2.023 kelime.
Sadullah Kısacık (Yeni Yol, Adana). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 28 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-kisacik-2026-10-28-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90916
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SADULLAH KISACIK (Adana)Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Meclis Başkanım, değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli bürokratları ve Değerli Sayıştay Başkanımız, Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanımız, basınımızın güzide mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yarın Cumhuriyet Bayramı; cumhuriyet milletin kendi kendini yönetme iradesidir ve bu iradenin tecelligâhı da Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu bilinçle cumhuriyetimizin ilanının yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını ve bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını rahmetle ve minnetle anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nızı kutluyorum.
Bugün Plan ve Bütçe Komisyonumuzda Türkiye Büyük Millet Meclisimizin, aynı zamanda Sayıştayın ve Kamu Denetçiliği Kurumunun bütçelerini görüşüyoruz. Şimdi, Başkanım, gördünüz, en iyi örnekte de olduğu gibi, mesela, burada Meclis haricinde 2 kurumumuzun bütçesi görüşülüyor. Başkanlarımız beş dakikalık bir konuşma yaptılar, konuşma hazırlamışlar ancak selamlayıp bazı şeyleri konuşabildiler, gerisi olduğu gibi burada ve bu konuşmalar bize siz gelmeden bir dakika önce dağıtıldı. Şimdi, Meclis o hâldeki bakanlıklarda sayın bakanlar da geliyor, burada oturuyor, bir yarım saat konuşuyor, sonra, soru -cevap vesaire derken ta bütçe kabul edildikten sonra bir yıl biz hiçbir kurumu görmüyoruz Meclis olarak yani bütçe burada onaylanıyor ve biz bir yıl, bir sonraki bütçeye kadar bu bütçe nasıl gidiyor, gerçekleşme durumu nedir.... Bazı şartlar değişiyor, coğrafi şartlar değişiyor, ülkede şartlar değişiyor, belki bütçenin bazı açıkları oluşuyor, fazlaları oluşuyor, her neyse, bunun denetimini biz basit bir şekilde, şurada sadece bir güne sığdırıyoruz. Koskoca bakanlığın, tüm Türkiye'nin bütçesini yirmi iki-yirmi beş günde burada arkası arkasına sabah onda başlayıp gece on bir, on ikiye kadar, hatta bazen ikiye, üçe kadar süren görüşmeler sonrasında yapıp bir yıl görmüyoruz. Aslında, bu, bütçe hakkına yakışmıyor Sayın Başkanım.
Aynı diğer Avrupa parlamentolarında olduğu gibi bizde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir bütçe ofisi kurulmalı. Bu bütçe ofisi yıl ortasında ya da belirli periyotlarda bütçe durumunu gözden geçirmeli, bütçenin durumunu izlemeli. Mesela, bu uygulama Fransa'da, İsveç'te, Almanya'da ve İngiltere'de var yani burada, en azından yılın yarısında bütçe tekrar Meclise gelir, tekrar konuşulur. Harcamayla hedeflenen sonucun alınıp alınmadığına da bakar bu bütçe ofisi yani bu bütçe ofisi aynı zamanda da fikir üreten, uzmanlardan oluşan, takip eden, sonuçlarını da ölçen.... Burada, bakana, ilgili bakana en azından "Tamam, geçen yıl bu kadar bütçe sana verdik ama bir sonuç alamadık, hâlâ oranlara baktığımız zaman oranlar düştü veya değişmedi." gibi hesap da sorabilen, bununla ilgili, milletvekillerini raporlarla besleyen, Meclisimize yakışır böyle bir bütçe ofisinin, bütçe alt komisyonlarının ve kesin hesap komisyonlarının kurulması lazım. Bu, Avrupa parlamentolarında var, bizim Parlamentomuzun da denetim etkinliğini son derece artırır diye düşünüyorum. Bunu bu şekilde öneriyorum.
Şimdi, bu başkanlık sistemine geçişle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisinin etki ve gücünün zayıfladığı konusunda gerek basında gerek halk arasında sürekli bir yaygın kanı var. İşte, başkanlık sistemine geçildi, artık, daha çok yürütme etkili, Meclisin bir fonksiyonu kalmadı, Meclis sadece sadece el kaldır, indirin olduğu bir yere hâline geldi, prosedürlerin gerçekleştirildiği yer hâline geldi gibi bir kanı var ve biz Meclis olarak bu kanının tersine hiçbir şey yapmıyoruz. Aslında, bilmiyorum, bunu yürüten bir birim var mı ama Meclisin de bir iletişim biriminin kurulması lazım; kurumsal iletişim. Kurumsal iletişimden kastım, sadece basın-yayın değil yani şu andaki, Başkanımızın veya Meclisin birtakım faaliyetlerinin basında yer alması vesaire değil; Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını, kurumsal saygınlığını ölçecek, bu tür şeylere atraksiyon geliştirecek, cevap yazacak, açıklama yapacak veya bununla ilgili birtakım alt çalışmaların yapılacağı böyle bir... Türkiye Büyük Millet Meclisiyiz biz ya; bir kurumun bile, bir firmanın bile, bir özel şirketin bile bir iletişim birimi var, kurumsal iletişimi var, bu iletişimi yürüten birimleri var. Dolayısıyla Mecliste de böyle bir iletişim birimi tarzı bir şey kurulup en azından Meclisin kurumsal saygınlığının ve itibarının yönetilmesi konusunda çalışmaların yapılması lazım. Tabii, Meclisin saygınlığı ve kurumsal itibarı en çok bizlere düşüyor. Bizim temel görevimiz yasama, bizim milletvekili olarak yasama görevimiz var, denetim görevimiz var ve aynı zamanda da temsil görevimiz var. Şimdi, yasamanın yürütmeden gelen kanun tekliflerinin Mecliste olduğu gibi görüşülüp geçildiği bir yer gibi, Meclise de sadece prosedürmüş gibi, bir notermiş gibi bir görüntünün verilmesi Meclisin şu anda itibarına uygun değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kadim geçmişine de uygun değil ama maalesef şu anda Meclis kendi bünyesinde yürütmeyi zorlayacak, yürütmeyi sınırlandıracak şu ana kadar bir kanun teklifini geçirmiş, yürütmeye rağmen bir kanun teklifini geçirmiş şeklinde henüz bir uygulama yok, onu da söyleyeyim.
Şimdi, bizim ikinci görevimiz denetim. Şimdi, bu kapsamda, denetim demişken bu büyük fon vurgunu konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi çok büyük bir imtihandan geçmektedir, net söyleyeyim. Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi yüzyılın vurgununun yapıldığı bir fon vurgununu araştırmak için bir komisyon kurmuyorsa, denetim faaliyetini gerçekleştirmiyorsa bu denetimi başka nerede gerçekleştirecektir? Sayın Başkanım, bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçesi 33 milyar 787 milyon, vurgunda çalınan para, halkın çalınan parası 800 milyar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçesinin neredeyse 25 katını çalmışlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinin çeyrek asırlık yani bugün o parayı alsak çeyrek asırlık bütçesi orada var, çeyrek asırlık. Şimdi, biz bunu araştırmayacağız da neyi araştıracağız ya? Yani böyle bir vurgunu araştırmayacağız da milletvekili o zaman niye var, neden var, bizim başka ne görevimiz var? Onun için tekrar söylüyorum, şimdiye kadar Meclis araştırması komisyonunun çoktan kurulması gerekiyordu ama tekrar söylüyorum, bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin çok büyük bir imtihanıdır. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevi test edilmektedir. Eğer bu testten geçemezsek yarın şunu diyecekler: "Ya, siz 800 milyar için araştırma komisyonu kurmadınız da yarın küçük şunun için mi kuracaksınız? Yarın 100 milyar için mi kuracaksınız? Ya, ne olmuş, adam orada 50 milyon götürmüş. Onun için şimdi araştırma komisyonu mu kurulacak ya da kamu kaybı olmuş bir yerde 30 milyon, 50 milyon, 100 milyon, ne olmuş yani 800 milyarı araştırmadınız, bunu araştırıyorsunuz?"a döner bu iş. Onun için araştırma komisyonu kurulmalı. Evet, diğer kurumlar da görevlerini yapıp denetimlerini yapmalıdırlar ama sonuç olarak, suçlular, hırsızlar, vurguncular bir an önce tespit edilip, halkın parası geri alınıp ve ibretiâlem için cezalandırmalar net olmalıdır. Bir daha Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes görmelidir, vatandaşın cebine el uzatan herkesin, bu ülkenin yargısından, bu ülkenin adaletinden, bu ülkenin hukukundan kaçamayacağını herkes görmelidir ve bizim bu, aynı zamanda Türkiye olarak uluslararası itibarımız için de son derece önemlidir Değerli Başkanım.
Şimdi, yıllardır her Meclis açılışında -galiba siz de konuşmanızda dile getiriyorsunuz- Meclis İçtüzüğü'nün değiştirilmesini dile getiriyoruz ama şimdiye kadar Meclis İçtüzüğü'nün değiştirilmesiyle ilgili herhangi bir çalışma, herhangi bir adım atılmadı. Bu yıl konuşmanızda da değindiniz Meclis İçtüzüğü'nün değiştirilmesi gerektiğine "Yasama kalitesini yükselten, daha hızlı, daha çalışabilir bir İç Tüzük..." Ben buradan soruyorum, bununla ilgili bir çalışma var mı? En azından bu yıl bu çalışma gelecek mi? Çünkü Meclis İçtüzüğü'nde değiştirilmesi gereken noktalar var. Meclisin daha etkin çalışması lazım, o konuda bize de düşen görevler var, iktidara da düşen görevler var. Mesela, önergeleri artık daha etkili hâle getirmemiz lazım. Her şeye önerge değil de gerçekçi önergeler sunup onun da Meclis tarafından dikkatle ele alınması lazım. Örnek vereyim: 2026 Haziran ayında MSCI'nın Türkiye'yi uyarmasıyla beraber, "Bak, endeksten seni çıkartırım." demesiyle beraber gündeme gelmedi ama biz 1 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine YENİ YOL Grubu olarak önerge verdik ve önergede ben konuştum ve dedim ki tam bugünleri de anlatarak: Eğer biz gerekli önlemleri almazsak, SPK gerekli işlemleri almazsa -Türkiye açısından- son derece sermaye piyasalarımızı risk altına alacak yerlere doğru bu iş kayıyor. Acilen bir araştırma komisyonu kurulup Meclis bunu tüm boyutlarıyla araştırılmalıdır dedim ama yani artık orada kaide olmuş "Kabul edenler... Etmeyenler..." iktidar oylarıyla reddedildi ama keşke kabul edilseydi, Meclis itibarı açısından ne kadar iyi olurdu, keşke biz bunu Meclis olarak MSCI'nın önerisi çerçevesinde de, uyarıları çerçevesinde de "Gelin bakayım." deyip biz bu işi araştırsaydık, işte o zaman görevimizi gönül rahatlığıyla yapmanın huzuru olurdu hepimizde, bu bir skandalla patlamazdı, 455 bin kişinin canı yanmazdı, birikimi gitmezdi. Bizim işimiz bu, denetim, önleyici faaliyet bizim bu anlamda temel görevimiz.
Diğer bir şey soru önergeleri. Birçok arkadaş bahsediyor, evet, soru önergeleri Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurumsal saygınlığı açısından önemli. Bakanlığa bir soru soruyorsunuz, bunun acil bir şekilde cevaplanması lazım ama hâlâ bakıyoruz -sizin şu andaki konuşmanızdan aldığımız rakamlar- 51.125 önergenin 35.628'i cevaplanmış yani hâlâ cevaplanmamış 15.497 önerge var, cevaplamamış bakan. Bu yüksek bir rakam Sayın Başkanım, bu hâlâ yüksek bir rakam. Şunu kabul ediyorum: Bunların içerisinde alakasız, ilgisiz, belki yerini de bulmayan sorular, soru önergeleri olmakla birlikte ama en azından "Bu bizim işimiz değildir." denilip yönlendirmeyle beraber de bakanların buna bir cevap vermesi lazımdı. Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurumsal... Şuna da söyleyeyim: Belki bakan o sorunun içeriğine bakıp "Ya, bu soru yanıtlanmaya değmez." diyebilir ama onu Türkiye Büyük Millet Meclisi makamı göndermiş, en azından o makama saygı olarak mecburen onu cevaplamak zorundadır. Böyle bir rakam kabul edilemez yani 15.497 cevaplanmamış soru önergesinin olması kabul edilemez.
Şimdi, dijital Meclisten bahsediyoruz. Burada, ben, özellikle dijital hizmetler anlamında Türkiye Büyük Millet Meclisinin potansiyelinin çok gerisinde olduğuna inanıyorum. Mesela, neden Meclis TV hâlâ yirmi yirmi dört hizmet vermiyor? Yani yirmi saat dediğim, Meclis Genel Kurulunun tamamını yayınlamıyor. Ya, şu anda zaten her taraf kanal. Hani eskiden kanal zordu, TRT 3'ün belli bir şeyi alınırdı, vesaireydi, şuydu, buydu. Şimdi, artık kanaldan bol bir şey yok yani kanal bol. Hadi ondan vazgeçtik, Türkiye Büyük Millet Meclisinin neden bir Youtube kanalı yok? Yani dijital ortamda Meclis görüşmeleri neden yayınlanmıyor? Siz bunu yayınlamadığınız için gidiyor, başka basın kuruluşları yayınlıyor bunu. Biz bir milletvekili olarak bile hani bir konuşma yaptık "Acaba ne dedik, şöyle mi oldu?" ya da geçmişte bir arkadaşımız orada diyelim bir konuşma yapmış ya da bir olay gelişmiş. Gidiyoruz, başka bir basın kuruluşunun YouTube kanalından geriye dönüp, bakın, YouTube kanalından geriye dönüp olaya bakıyoruz. Şimdi, şu Mecliste, şu dijital ortamda artık Meclisin geriye dönüp izleyeceği vesaire bir mecra yok, bakın. Dolayısıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının kendi dijital mecralarını kurup bunu geliştirmesi lazım. Yine, buna ek olarak şimdi, bize yaptığımız konuşmalar mail olarak geliyor, eğer açmazsak galiba kırk sekiz saat diyelim, seçim bölgesindesiniz gittiniz, işte pazartesi döndünüz o konuşma yok, iptal, ulaşamıyorsunuz. Ya, şimdi niye iptal? Yani, ben konuşmayı yapmışım, almamışım, mail düşmüş. Dışarıda program vardı, seçim bölgeme gitmişim, kırk sekiz saat sonra ona ulaşamıyorum. Yani böyle bir şey olur mu? Şunu öneriyorum: Mecliste her bir milletvekilinin bir bulut hesabı olmalı. Çekilen resimler, yayınlanan videolar, yapılan konuşmalar; bulut hesabı artık zor değil ya. 600 milletvekili o buluta atmalı, bu, sizi de rahatlatır. Vekil sizi aramaz "Şu nerede?" "Bu nerede?" sormaz. Bulut hesabında o konuşmalar kalsın, bunlar birer arşivdir. Dolayısıyla, böyle bir bulut hesabının oluşturulmasını da buradan öneriyorum.
Şimdi, 147 dostluk grubumuz var ama baktığınız zaman hâlâ etkin olmadığını görüyoruz dostluk gruplarının. Sayın Başkanım, geçen yıl önermiştim, dedim ki: En azından talimat verirseniz yılda 1 kez bu dostluk grupları kendi arasında konuşup istişare etsinler çünkü benim bulunduğum dostluk grubu şimdiye kadar hiç toplanmadı. Açık söyleyeyim, ben hangi dostluk grubunda olduğumu da unuttum. Hangisindeyiz? Sırbistan'mış. Unuttum, Başkanım yani dostluk grubuna bir seçildik, ondan sonra biz dostluk grubu falan gidiş, o gidiş...
ORHAN YEGİN (Ankara)B12 tavsiye ediyorum.
SADULLAH KISACIK (Adana)B12 tavsiye ediyorlar, helal olsun. Yani, üç yıl olmuş dostluk grubu toplanmamış.
ORHAN YEGİN (Ankara)Niye unutuyorsunuz?
SADULLAH KISACIK (Adana)Çünkü toplanmamış üç yıl, artık bir kere duymuşum "Şu dostluk grubuna girmişsin." diye. Sayın Yegin, sizi esefle kınıyorum bu konuda gerçekten, açıkça kınıyorum yani, bu küçümsemenizden dolayı da kınıyorum. Yani olaylara böyle küçümser bakışınızdan dolayı kınıyorum. Yani şurada bir öneri getiriyoruz, B12 tavsiye ediyorsunuz.
ORHAN YEGİN (Ankara)Unutmak olabiliyor.
SADULLAH KISACIK (Adana)Tamam, evet, üç yıl toplanmayan grup şey değil, biz B12 alalım unutmamak için. Tamam.
TAHSİN OCAKLI (Rize)İktidar verdiği ne sözlerini unuttu Orhan Bey!
SADULLAH KISACIK (Adana)Şimdi, en azından bu gruplarda etkin olarak... Yani 147 olmasın isterse 1.473 olsun; o zaman bir anlamı olmuyor ki yani. Toplanmadıktan sonra, bir işlem yapmadıktan sonra, bir şey yapmadıktan sonra 1.470 grup olsun; ne olacak?
Son olarak Sayın Başkanım, siz bizim Başkanımızsınız, Meclis Başkanımızsınız, milletvekillerinin Başkanısınız. Ulaşılabilirlik ve diyalog kurma konusunda sorun yaşamayan bir Başkanlık süreciniz var. Bu konuda teşekkür ediyorum, o anlamda bir sıkıntı yok ama Başkanların kendi üyeleriyle en az yılda 1 defa toplanıp bir istişare etmesi de temel bir yönetim kaidesidir. Yani, bu anlamda, siz, Meclis Başkanı olarak, en azından, yılda 1 kere böyle grup hâlinde olur, il bazında olur -artık nasıl olursa- milletvekilleriyle en azından yılda 1 kere oturup yani, bir istişare edip, bir konuşup "Nedir, ne değildir?" gibi böyle de bir süreç yönetmeniz Meclis Başkanlığının daha etkin yönetilmesi açısından önemli olacaktır diye düşünüyorum.
Benim sözlerim bu kadar teşekkür ediyorum, bütçenin hayırlı olmasını diliyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
3 konuşma daha · 28 Ekim 2026