İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Doğal afetlerle ilgili bazı kanunlarda değ.yap.hk.(ss.143)

Salih Gün

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 86. Birleşim · 1. yasama yılı · 28 Mayıs 2003 · 501 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Gün (CHP), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞAL AFETLERLE İLGİLİ BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAP.HK.(SS.143)); konuşma 501 kelime.

Salih Gün (CHP, Kocaeli). “Doğal afetlerle ilgili bazı kanunlarda değ.yap.hk.(ss.143)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-gun-22-2003-05-28-dogal-afetlerle-ilgili-bazi-kanunlarda-deg-yap-hk-ss-143 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA SALİH GÜN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli parlamenter arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Deprem konusu, 1999 yılından beri en fazla konuşulan konulardan biri. Esasında, deprem olmadan önce yapılması gereken geziler depremden sonra yapılırken, hiçbir tedbir almayarak bu afetleri yaşamaya devam ediyoruz; çünkü, deprem, doğal afettir; ama, binaların yıkılması, yapay afettir. Bunların tek sebebi de, ruhsatı kontrol etmeyen belediye başkanlarıdır; pek yakın zamanda kurulan yapı denetim bürolarında görev yapmakta olan, denetimi, gidip yerinde yapmadan, bürodan yapan yapı denetimcilerdir. Türkiye'de, zemin etüt raporları alınmadan yapılan binalar devam ettiği sürece, biz, her depremden sonra, bir bölgeye geçmiş olsun demeye gideceğiz, gidenlere de buradan teşekkür edeceğiz. Tabiî ki, gidenlere teşekkür edeceğiz. Oradaki insanlar mal ve can kaybını yaşamadan, gitmeden alınacak tedbirlerle, Türkiye Cumhuriyetinde çıkarılacak yasaların uygulanmasıyla; oraya gidecek insanlar, depremden önce yasaları götürse, Türkiye'ye bu kadar yük olmaz.

Bir deprem sigortası çıktı. Deprem bölgesinde yıkılan evlerin yüzde 33'ü bile sigortalanmamış durumda. Bu, böyle devam ettiği sürece, maalesef, birçok afeti yaşamaya maruz kalacağız.

Ben, Kocaeli'nde, 2,5 kilometrelik fay hattının geçtiği, hiç binası yıkılmamış bir beldenin 14 yıl belediye başkanlığını yaptım. Kocaeli'nden gelen arkadaşlar bilir; Kocaeli, birinci derecede deprem bölgesidir. 1989 yılında, İstanbul Üniversitesinden aldığım bir rapor tüyler ürperticidir. Dikkatinizi çekerim arkadaşlar, 1989 yılında!.. Herkes görevini yapsın, Türkiye'ye yük olmasın. Belediye başkanlarını da, Parlamentodaki arkadaşları da, yapı denetimdekileri de, hepsini göreve davet ediyorum. Alınan raporda "Marmara Bölgesi birinci derecede deprem bölgesidir. Her gün 4,5 şiddetinde bir deprem bekleyin -olası, nadiren de olsa- 7,4 şiddetinde deprem olacak burada" deniliyor. Bu, İstanbul Üniversitesine hazırlattığım bir raporun sonucudur.

Bilim adamlarını yetiştiriyoruz, dinliyoruz; ama, dediklerini yapmıyoruz. Ben, bunları yapan belediye başkanıydım. Sayın Tayyar Altıkulaç Hocamın Tavşancıl'da evi vardır, gayet iyi bilir; yöremde, 3 kattan fazla inşaat yapım ruhsatı vermedim ve ne devlete yük oldum ne de milletin canına kastettim. Neden, diğer yerlerde, Sakarya'da, binalar hâlâ 10 katlı yapılıyor? Fay hattının üzerinde, Bitlis'te veya neredeyse, neden hâlâ 10 katlı binalara ruhsat veriliyor? Bu belediyelerin, fay hattı çıkmış harita üzerinde yapılan imar planlarının kontrolü, Mecliste kurulacak bir komisyonla yapılamaz mı?

Almanya'ya davet edildim bunun üzerine. Almanya'da Maltezer grubunca verilen rapor tüyler ürpertici; Marmara Bölgesinde, Bandırma açıklarında olası bir depremde İstanbul'da çok büyük can ve mal kaybı olacağı söyleniyor. Buradaki teferruatları uygulamak önemli. Bunları burada kanunlaştırmak iş değil, uygulamak önemli; uygulamadığımız sürece, Türkiye'de "geçmiş olsun" dilekleriyle deprem bölgelerine koşmalar devam edecek; Türkiye, dışarıdan ve halkından yardım istemeye devam edecek. Bunlar, ancak buradan çıkan caydırıcı kararlarla olur. Biraz önce söylediğim gibi, eğer, fay hattı üzerindeki Sakarya'da, Kocaeli'nde deprem kurallarına göre bina yapmayan müteahhitler bir gün içeride yatmıyorsa, bedelleri onlardan tahsil edilmiyorsa, küçücük ücretlerinden vergi veren halkımızın vergileriyle, hükümetler -sizi kastetmiyorum, bundan öncekiler- "hiç tereddüt etmeyin, yaralarınız sarılacak..." Kimin parasıyla, kimin yarasını sarıyorsun. Kanunları uygula, Türkiye Cumhuriyetinin maliyesini de kurtar, insanların canını da kurtar.

Deprem sigortası... Deprem sigortasını, acaba, son depremdeki vatandaşlarımızın yüzde kaçı yaptırmış? Ama, politik olarak, deprem sigortası yaptırmış vatandaşa da ev verilecek, deprem sigortası yaptırmamış vatandaşa da.

Arkadaşlar, burada kanun çıkarmak iş değil, uygulamak iş. Depremden önce tedbir alınmadığı sürece, bu afetleri maalesef yaşayacağız. Yaşamamak dileğiyle, hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 28 Mayıs 2003

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook