Burdur ili bucak ilçesindeki sel felaketi nedeniyle
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 41. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Ocak 2004 · 781 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 13 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURDUR İLİ BUCAK İLÇESİNDEKİ SEL FELAKETİ NEDENİYLE); konuşma 781 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Burdur ili bucak ilçesindeki sel felaketi nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-01-13-burdur-ili-bucak-ilcesindeki-sel-felaketi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Burdur Milletvekilimiz Sayın Ramazan Kerim Özkan'ın, Burdur'un Bucak İlçesinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili olarak gündemdışı yapmış olduğu konuşmaya ben de katkı sağlamak düşüncesiyle söz almış bulunuyorum; yine, hepinize saygılarımı ifade ediyorum.
Efendim, geçtiğimiz günlerde Burdur İlimizde yaşanan sel felaketi ve aynı günlerde Antalya İlinde yaşanan benzer felaket ve yine Antalya'da iki gün önce fırtına sebebiyle meydana gelen felaket, bölgemizde gerçekten çok büyük olumsuzluklara sebep olmuş, dolayısıyla, bölgedeki, başta çiftçilerimiz olmak üzere, üretim faaliyetini büyük ölçüde etkilemiştir; altyapıda zararlar meydana gelmiştir. Dolayısıyla, ben, bölge halkına geçmiş olsun diyorum; bu konuda özverili bir çalışma gösteren idarecilerimize, kamu personelimize buradan teşekkür ediyorum.
Tüm tarım sektörünün karşı karşıya kaldığı sorunların başında, hepimizin bildiği gibi, tabiî afetler gelmekte. Aynı tarihte hem Antalya'da hem Burdur İlimizde bu olayı çok canlı olarak yaşadık. Şiddetli yağış ve kanal taşmaları sonucunda, ilk belirlemelere göre, Bucak İlçemizde, Sayın Ramazan Kerim Özkan'ın da belirttiği gibi, 20 köyde yaklaşık 700 çiftçimize ait 24 000 dekar alan, Çeltikçi İlçemizde de 500 çiftçimize ait 5 000 dekar alan olmak üzere toplam 29 000 dekarlık tarım alanımız zarar görmüştür. Zarar gören bu alanlar içerisinde buğday, arpa, haşhaş, macar fiği ve sera alanları da zarar görmüştür. İl müdürlüğümüz tarafından hasar tespit çalışmaları sürdürülmektedir. Kesin hasar sonuçları, yağışların kesilip suların çekilmesinden sonra, elbette, tespit edilecek ve bildirilecektir.
Ülkemiz, başta kuraklık, sel, dolu gibi afetlere daima açık olan ve bu afetlerin sık sık vuku bulduğu bir coğrafyada yer almaktadır. Tabiî, buna, kendi ellerimizle yaptığımız birkısım olumsuzlukları da katacak olursak, meydana gelen bu tabiî gelişmeye, âdeta, kendi ellerimizle, ekstra zarar etkisini artırıcı katkıları da ilave edersek, bölgedeki insanlarımız büyük bir zararla karşı karşıya kalmaktadır. Ancak, daha önce de ifade ettiğim gibi, bugün itibariyle, doğal afete maruz kalan ve bunun gibi, üreticilerimize yardım etmemizi sağlayacak mevcut yasalar bugün için mevcut değildir.
2001 yılından önce, ülkemizde, doğal afete maruz kalan üreticilere yardım yapılmasını sağlayan iki yasa mevcuttu. Bunlardan birincisi, 1950'den önce yürürlüğe giren 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanundu. Bu kanun çerçevesinde, kuraklık, don, sel, haşere, yangın ve benzeri afetlerden mahsulü zarara uğrayıp tohumluğu kalmamış ve kredi kuruluşlarından tohum kredisi alamayacak halde bulunan üreticilere gerekli yardım yapılmaktaydı. Bu, 5254 sayılı Kanun, 3 Mart 2001 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanunla 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır ve böylece, doğal afete maruz kalan üreticilere yardım sağlayan bir önemli kanun yürürlükten kaldırılmış.
Bir diğeri ise, yine 20 Haziran 1977 tarihinde yürürlüğe giren 2090 sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanundur. Yine, bu kanun da, 1 Ocak 2002 tarihinde fonu kaldırıldığı için âdeta işlevsiz hale gelmiştir; böylece, Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun kapsamında, tarımsal ürünleri, canlı-cansız üretim araçları ve tesisleri, değer itibariyle en az yüzde 40 oranında zarar gören ve tarımsal üretim imkânı kalmayan çiftçilere yardım yapılması mümkün iken, gerekli fonun ayrılamaması sonucu, bu da fiilen yerine getirilememektedir.
Dolayısıyla, Hükümetimizin elinde, bugün gündeme gelen Burdur'un Bucak İlçesindeki çiftçilerimizle ilgili, bunların zararlarını telafi edecek bir yasal mevzuat olmadığını bütün milletvekili arkadaşlarımız, Ramazan Kerim Özkan Bey de bilmektedir; ama, elbette, bununla ilgili bu yasal dayanağın olmaması, tedbirleri alacak bir mevzuatın olmaması, tabiî, sorunu ortadan kaldırmamaktadır.
Hükümet olarak, bu konuda daha önce söylediğimiz bir ifadeyi tekrar ediyorum: Bugün, üzerinde ümitle beklediğimiz ve çiftçilerimizin uğrayacakları afetlere karşı zararlarını telafi edecek mekanizma, hepimizin bildiği gibi, programımızda da yer alan bir yasa tasarısıdır. Bu, sigorta yasası olarak ifade ettiğimiz tasarı ve konu, gerçekten de çok ileri bir safhaya gelmiştir; inşallah, kısa bir süre içerisinde, Meclisimizin gündemine gelecek ve dolayısıyla, çiftçilerimiz bakımından önemli bir boşluğu gidereceğiz. Bununla ilgili ifadelerimi, büyük bir samimiyetle, en kısa sürede getirme konusunda zorunluluğu da bilerek ifade ediyorum.
Sayın Ramazan Kerim Özkan Bey, bu vesileyle, Burdur'un birçok sorununa değindi. Bu afet vesilesiyle altyapıda meydana gelen olumsuzlukları, bölgenin, sulama dahil temel sorunlarını, birkısım tarımsal faaliyetlerini, hayvancılık ve bitkisel üretimle ilgili konuları, haşhaş üretiminde meydana gelen, gelmesi gereken iyileşmeyi ve cins itibariyle yeni bir cinsin uygulanmasını dile getirdi. Elbette, bölgelerimizin, illerimizin tarımsal potansiyelini harekete geçirmek konusunda, hep beraber bir gayret ve çalışmanın içerisinde olmalıyız.
Ben, bununla ilgili olarak, bölge çiftçilerimize yönelik olarak, ilk öncelikli üzerinde durduğumuz bir hususu belirterek konuşmamı sona erdirmek istiyorum. O da, Antalya İlimizde 24-25 Aralıkta meydana gelen afetin merkezi olan Antalya Merkez ve Kemer İlçesiyle ilgili, bugün de Burdur'un Bucak İlçesi ve Çeltikçi İlçesiyle ilgili olarak, doğrudan gelir desteğinin öncelikli olarak ödenmesi konusunda, Bakanlığımız, Hazineden sorumlu Devlet Bakanlığına müracaatta bulunmuş -ilk, özellikle Antalya'yla ilgili cevabı sözlü olarak aldığım için, bunu genelleyerek söylüyorum- ve böyle bir gerekçeyi, ödemeyi öne alma konusunda bir tabiî sebep olarak algıladığımızı ifade ediyorum. Bunun takibi konusunda da, gelişmeler konusunda da sayın milletvekilimize bilgi vereceğimi ifade ederek sözlerimi bitiriyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 13 Ocak 2004