İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · SALI

Konya ilinde bina çökmesi sonucu meydana gelen facia hk

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Şubat 2004 · 1.579 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 10 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KONYA İLİNDE BİNA ÇÖKMESİ SONUCU MEYDANA GELEN FACİA HK); konuşma 1.579 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Konya ilinde bina çökmesi sonucu meydana gelen facia hk”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-02-10-konya-ilinde-bina-cokmesi-sonucu-meydana-gelen-facia-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Konya İli Merkez Selçuklu İlçesinde 2 Şubatta meydana gelen elim olayla ilgili olarak Hükümetimiz adına bilgi vermek üzere söz almış bulunuyorum.

Milletimizi derin üzüntüye sevk eden bu olayda hayatını kaybedenlere Yüce Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ayrıca, yakınlarını yitiren vatandaşlarımız başta olmak üzere, Konyalı hemşerilerime ve tüm vatandaşlarımıza başsağlığı dileklerimi tekrar dile getirerek, Yüce Meclisimizin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Konya Merkezinde Zümrüt Sitesi, kurban bayramının ikinci günü saat 20.15'te, herhangi bir dış etki olmadan yıkılmış, 11 katlı ve 37 daireden oluşan bina tümüyle çökmüştür. Dördüncü derecede deprem bölgesi olan Konya, bu yönüyle, ülkemizin en az deprem riski taşıyan illeri arasında bulunmaktadır. Böyle bir facianın Konya'da meydana gelmiş olması, Konya halkını, genel olarak da tüm milletimizi derin bir üzüntüye sokmuştur.

Bayram sebebiyle bulunduğum şehrimde kısa bir süre içerisinde olay mahalline intikal etme imkânı buldum. Bina yerle bir olmuştu; Sayın Valimiz ve ekipler oradaydı, bölgeye intikal eden teknik ekipler tarafından arama kurtarma faaliyetleri başlamıştı -bu, hadisenin oluşundan yaklaşık 20 dakika sonra meydana gelen gelişmedir- İl Savunma Arama Kurtarma Birliği, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri itfaiye mensupları, binanın enkazı altındaki vatandaşlarımızı kurtarma çalışmalarını başlatmışlardı.

Sayın Başbakanımız, Sayın Sağlık Bakanımız ve Sayın İçişleri Bakanımızla temas kurulmuş ve kriz masası işletilmeye başlanmıştır. Valilikçe çevre güvenlik ve trafik tedbirleri alınmış, ihtiyaç duyulacak araç ve ambulanslar olay mahallinde hazırlanmış, Konya Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü ekipleri tarafından, yıkılan binanın iki yanında bulunan aynı özelliklere sahip binalarda önincelemeler yapılmış ve bu binalar tahliye edilmiştir.

Olaydan iki üç saat sonra, başta Ankara olmak üzere, Afyon ve diğer illerimizden arama kurtarma birlikleri olay mahalline intikal etmişlerdir. Bu süre içerisinde, başta Konya sivil savunma ekipleri olmak üzere, belediyelerimize bağlı itfaiye ekipleri içerisindeki bu konuda tecrübeli insanların öncülüğünde, üç saate yakın süreyle mahallî bir kurtarma faaliyeti devam etmiş; ancak, olayın ilerleyen saatlerinde, saat 23.30'dan itibaren, Ankara ve Afyon başta olmak üzere, sivil savunma ve jandarma komutanlığımıza bağlı arama kurtarma birliklerinin gelmesiyle birlikte, çok daha organize bir çalışma yürütülmüş, çok sayıda uzman ekibin katılımıyla ve aynı zamanda makine ve teçhizat, kurtarma aracı, bu maksat için kullanılan eğitilmiş köpekler ve çok sayıda iş makinesiyle organize bir faaliyet gerçekleştirilmiştir.

Enkazda yürütülen çalışmalara, bina enkazının ekip sorumlularınca değerlendirilmesiyle başlanılmış, bilahara, binanın daire krokileri çıkarılarak çalışılacak mahaller belirlenmiş, ekiplerin bu bölgede çalışmaları sağlanmıştır. Binada, zaman zaman, hassas cihazlar, köpekler ve seslenme-dinleme yöntemleriyle canlı araması yapılmış, arama kurtarma çalışmaları, doğru araç ve ekipmanlar kullanılarak uygun kurtarma yöntemleriyle yürütülmüştür. Doğal olarak, çalışmalara üst katlardan başlanılmış, alt katlara doğru devam edilmiştir; ancak, eldeki mevcut bilgiler ile bina sakinlerinin beyanlarına bağlı olarak, üst katlarda mahsur kalan kimsenin bulunmadığı kanısına varılmış, bu nedenle, diğer kurtarma ekiplerinin sorumlularıyla toplantılar düzenlenmiş, alt katlardaki mahsur kalan kişilere ulaşılması için, iş makinelerinden yararlanılması amacıyla, üst kat beton blokların enkaza yük bindirmeden kaldırılması çalışmalarının başlamasına karar verilmiştir. Bu karar verilirken, tabiatıyla, enkaza başka türlü müdahale imkânı olup olmadığı da değerlendirilmiştir.

İnsan hayatına dair bu tip kararların yetişmiş teknik ekiplerce alınmış olması rahatlatıcı bir husustur ve bu gibi durumlarda daha önce yaşanan tecrübe ve profesyonel eğitime güvenilmelidir. 136 ve 152 nci saatlerde enkaz altından 2 vatandaşımızın canlı olarak çıkarılması, bir yandan çalışmalara olan güveni artırırken, diğer yandan acılarımızı bir nebze olsun hafifletmiştir.

Yapılan çalışma, enkaz kaldırma çalışması olmamıştır; aksine, tamamıyla binanın alt katlarında diğer yöntemlerle ulaşılamayan kişilere bir an önce ulaşılmasını sağlamak amacıyla yapılan, ağır kurtarma tekniklerini içeren bir çalışma diye tanımlanmaktadır. Nitekim, bu çalışmalar neticesinde, üst katlarda açılan 5 delikten alt katlara enkazın müsaade ettiği ölçüde inilmiş, bu iniş sırasında geçilen her kat arasında tüneller açılmak suretiyle katlar taranmış, canlı ya da ölü vatandaşımızın olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda, 5 inci ve 6 ncı katlara ulaşılarak, vatandaşlarımızın bazıları canlı olarak kurtarılmıştır.

Çalışmalarda görev yapan yerel ekiplerin yanı sıra, Adana, Ankara, Antalya, Kocaeli, Bursa, İstanbul, Balıkesir illerimizden ve Alanya'dan süratle Konya'ya ulaşan ve cansiparane bir şekilde çalışmalara destek veren gönüllü kuruluşlarımızın da katkıları büyük olmuştur.

Öte yandan, sağlık teşkilatımızın yaralıların nakil ve tedavisi konusundaki üstün gayretlerini ifade etmeliyim. Huzurlarınızda, bütün arama kurtarma elemanlarına, sağlık personelimize ve organizasyonda görev alan belediye mensubu elemanlarımıza teşekkür etmek istiyorum.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, şu an itibariyle intikal eden bilgilere göre, maalesef, olayda, 54'ü kadın, 38'i erkek olmak üzere, toplam 92 vatandaşımız hayatını kaybetmiş bulunuyor; kendilerine Allah'tan rahmet diliyorum. Öte yandan, toplam 29 vatandaşımız yaralı olarak çıkarılmıştır.

Saat 14.00 itibariyle, binada enkaz kaldırma çalışmaları son safhasına gelmiştir. Sadece, binanın ön cephesinde, sağ ve sol köşelerinde, binanın çökümünden dolayı meydana gelen, bodrum kata intikal eden, garaja intikal eden çöküntülerin temizlenmesi çalışmaları sürmektedir. Bu alan içerisinde bir insanımızın cesedinin çıkması ihtimali söz konusudur; bu sebeple, o çalışma da özenli bir şekilde sürdürülmektedir.

Daha önceden de ifade ettiğim gibi, bir bayram gününde böyle bir olayın olması şehrimizde ve ülkemizde derin bir acıya sebep olmuştur. Halkımızın bu acısını bölgeye gelerek paylaşan Sayın Meclis Başkanımıza, Sayın Başbakanımıza ve Sayın Anamuhalefet Partisi Liderimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bunun yanında, bakanlarımız, yüksek yargı mensupları ve Meclis dışında bulunan partilerimizin genel başkanları olay yerine gelip, Konya'da bu acımızı paylaşmışlardır; kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Olayla ilgili olarak üç ayrı inceleme, soruşturma yürütülmektedir. Bu çerçevede, Cumhuriyet Başsavcılığımızda olayla ilgili adlî soruşturma başlatılmıştır, siteyi inşa eden müteahhit ve taşeronlar güvenlik ekiplerince Antalya ve Ankara'da gözaltına alınmıştır.

Yine, adlî makamlarca, olayın sebebini bilimsel açılardan ve tüm yönlerden incelemek, değerlendirmek ve adlî sürece ışık tutmak üzere, Selçuk Üniversitesi İnşaat Fakültesi ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan bir bilirkişi heyeti oluşturularak çalışmalara başlanılmıştır.

İçişleri Bakanlığımızca başlatılan incelemeyle de, idarenin, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verilme aşamasında kusurlu olup olmadığı ile kurtarma çalışmalarının yürütülme tarzı araştırılmaktadır.

Son olarak, Bayındırlık ve İskân Bakanlığımızca, Afet İşleri Genel Müdürünün Başkanlığında oluşturulan 6 kişilik uzman heyet tarafından, olayın hemen sonrasında, gözlem, inceleme ve numune alma işlemleri yürütülmüş olup, adı geçen bakanlığımız tarafından konuyla ilgili teknik çalışmalar sürdürülmektedir.

Bu kapsamda, mahallî belediyeler tarafından yapılan ruhsatlandırma işleminin mevzuata uygunluğu, binanın zemin durumu, taşıyıcı sisteme yapım sonrası herhangi bir müdahalenin olup olmadığı, beton ve donatım mukavemetinin tespiti, enkazdan alınan beton karot numunelerinin laboratuvar incelemelerinin yapılması işlemleri sürdürülmekte olup, konu hakkında yapılan spekülasyonlar, bu raporun neticelenmesiyle birlikte açıklığa kavuşacaktır.

Bu aşamada, adlî süreç devam ederken, konuya ilişkin daha farklı bir yorumda bulunmanın doğru olmayacağını düşünüyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu olay da bize çok açık bir şekilde göstermiştir ki, ülkemizde yapı denetimi konusu bütün boyutlarıyla ele alınmaya muhtaç bir konumdadır. Mesele, hukukî, sosyal, teknik ve idarî boyutlarıyla irdelenmeli ve kalıcı önlemler alınmalıdır. Bu konu, hiçbir siyasî mülahazaya konu edilmeyecek kadar önem taşımaktadır. Her şeyden önce, sorumluluk düzeyimiz ne olursa olsun, hiçbir toplum ferdinin böyle bir olaydan kendini soyutlamaması gerektiğine inanıyorum. İnsanlarımızı ansızın yakalayan böylesi bir faciaya ve böylesi bir çarpıklığa hep birlikte dur dememiz gerekiyor.

Mevcut yasanın yeniden gözden geçirilmesi, eksikliklerinin giderilmesi önem taşımaktadır. Burada, Meclisimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, elbette, idare ve Hükümetimize büyük görevler düşmektedir. Toplumun her kesiminin konuya olan duyarlılığı artırılmalıdır. Özellikle denetim sisteminin daha etkin hale getirilmesi ve burada rol alacak kişilerin mümkün olduğunca dış etkilerden uzak tutulması önem taşımaktadır. Burada bize de intikal eden birtakım önerilerle karşılaştık, bunlardan da kısaca bahsetmek istiyorum.

Öncelikle, 2000 yılından itibaren uygulamaya konulan yeni yönetmelikte, 19 ilde yapılan pilot uygulamaların tüm ülke çapına yaygınlaştırılması ve yeni sistemin kurumsallaştırılması önem arz ediyor. Bu aşamada belediyelerin teknik eleman yetersizliğinin, hizmet satın alımları yönünden giderilmesi düşünülebilir.

Diğer taraftan, bir üst teknik yapı denetim kurulunun hayata geçirilmesi, beton laboratuvar santrallarının yaygınlaştırılması, kum ocaklarının etkin bir şekilde denetlenmesi, yapılarda projelendirme ve teknik uygulama sorumluluğunu üstlenebilmek için yetkin mimarlık ve mühendislik uygulamasına geçilmesi, üniversitelerde buna ilişkin eğitim programlarının oluşturulması ve hukukî müeyyidelerin ağırlaştırılması, seslendirilen ve üzerinde çalışılan hususlardır. Sayın Nezir Büyükcengiz'in de önerileriyle birlikte, elbette, bunlar değerlendirilebilecek hususlardır.

Diğer taraftan, yapı sigorta sistemi, yapı denetiminin ayrılmaz bir parçası olarak, tüm bu konular masaya yatırılarak, kalıcı çözüme muhakkak ulaşılması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, burada dile getirilmesi gereken önemli bir husus da, mevcut yapı varlığımızın yeniden ele alınmasıdır. Burada, iktidarıyla muhalefetiyle tüm Meclisimize, sivil toplum kuruluşlarına, merkezî ve yerel birimlere ve vatandaşlarımıza büyük sorumluluk düşmektedir. Konuyu kamuoyuna mal etmenin ve toplumumuzun bu konuda özlenen bilinç seviyesine ulaştırılmasının yöntemleri bulunmalıdır.

Olayın bir tabiî afet kapsamında değerlendirilemeyeceği hepimizin malumudur. Bu olayda Konya halkımızın göstermiş olduğu metanet, tevekkül ve kadirşinaslık, her türlü takdirin üzerindedir. Bu konuda suçluların hak ettiği ölçüde cezalandırılması isteklerini, taleplerini dile getiren Konyalı vatandaşlarımızın sesine elbette kulak vermeliyiz.

Ben, konuşmamı, son kısmında, sehrimize gelerek acımızı paylaşan başta Meclis Başkanımız olmak üzere, biraz önce saydığım zevatın konuşmalarından birer cümle aktararak tamamlamak istiyorum.

Sayın Arınç, konuşmasının bir yerinde "deprem ülkesi olan Türkiye'de, böyle bir tehlikeyle karşılaşırsak neler olabileceği konusunda bu olaydan ders alınarak bazı düzenlemelere gidilmelidir" demiştir. Konuşmasının başka bir yerinde ise "ama, dürüst olalım, mert olalım, her olayda, hepimizin, derece derece, kademe kademe sorumluluğu var" demiştir.

Sayın Başbakanımız, konuşmasının bir yerinde "tabiî ki, bu olay takipsiz bırakılamaz. Bu olayın, şüphesiz ki, bir karşılığı olmalıdır, olacaktır; onun için, gerek yasama gerek yürütme gerekse yargı olarak, inanıyorum ki, bu üç ayrı kuvvet birimi elinden gelen gayreti gösterecektir. Vatandaşımızın geleceğe güvenle bakabilmesi için, her şeyden önce, bu tür yanlışların bir bedelinin de olması lazım ve bu yanlışı yapanlar, bunun bedelini de ödemelidir" demiştir.

Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanı, Konya'ya yaptığı ziyaret sırasında hadiseyi çok derin bir şekilde değerlendirmiş ve şu ifadelerle hepimizin düşüncesine tercüman olmuştur: Olaydan alınması gereken çok ders olduğunu vurgulayan Baykal "bir kişiyi parmağımızı yöneltip suçlu ilan etmek istemiyorum, bütün toplumun suçlu olduğunu düşünüyorum. Hepimiz, üzerine düşen payı çıkarmalıyız, bir daha böyle bir olayın gerçekleşmemesi için ne gerekirse yapmalıyız" demiştir.

Aynen satır satır katıldığım bu düşüncelerle konuşmama son verirken, bu olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabı Allah'tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifa, Konyalı hemşerilerimiz başta olmak üzere tüm halkımıza sabır diliyorum.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 10 Şubat 2004

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook