İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2005 mali yılı bütçe kan.tas. (7 nci tur görüşmelerinde ) tarım ve köy işl.bakanlığı,ulaştırma bakanlığı

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 38. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Aralık 2004 · 657 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 23 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (7 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) TARIM VE KÖY İŞL.BAKANLIĞI,ULAŞTIRMA BAKANLIĞI); konuşma 657 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (7 nci tur görüşmelerinde ) tarım ve köy işl.bakanlığı,ulaştırma bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-12-23-2005-mali-yili-butce-kan-tas-7-nci-tur-gorusmelerinde-tarim-ve-koy-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Konya Milletvekilimiz Sayın Ahmet Işık'ın bana yönelttiği sorudan başlayarak cevap vermek istiyorum. Kendileri, gelecek yıllar içerisinde Türkiye'nin nüfusunun artacağından, bunun, beraberinde ek talepler doğuracağından, Avrupa Birliğiyle olan ilişkilerimizi de dikkate alarak Bakanlığın uzun vadeli çalışmalarından bahsettiler. Ben, kısaca bunlara değinmek istiyorum.

Evvela hedeflerimizi ifade etmek için şunu söyleyebilirim: Rekabet gücü yüksek bir tarım sektörünün oluşturulması en temel hedefimizdir. Bunun basit bir tanımlama olmaktan öteye, altının doldurulması için, iki ana kalemin, maliyet ve verimlilik gibi iki önemli kalemin olduğunu ve bunların oluşabilmesi için de her birinin altında yüzlerce unsurun yer aldığını ifade edebiliriz.

Dolayısıyla, sektörümüzün bugün içerisinde bulunduğu ve bu rekabet gücü itibariyle onu gelişmiş ülkelerin rekabeti karşısında daha geri planda tutmasının sebeplerini ortadan kaldıracak tüm çalışmalar bu kapsamın içerisindedir. Bununla ilgili olarak, evvela, genel bir ifadeyle, başta toprak ve su olmak üzere, doğal kaynaklarımızın sürdürülebilir kullanımını esas alarak, artan nüfusu besleyecek, yeterli, kaliteli ve güvenilir gıda üretimini sağlamak ve tarım ürünleri ihracatımızı artırarak ülke ekonomisine daha fazla katkı yapmak genel hedefimizdir.

Bu hedef doğrultusunda, 2006-2010 döneminde uygulanmak üzere bir Tarım Stratejisi Belgesi hazırlanmıştır. Biraz önceki konuşmamda, bunun uluslararası kurumlarla olan boyutunu belirtmiştim. Bu belgede, değişen ve gelişen beklentiler ışığında önümüzdeki dönemde yürütülecek tarım politikalarının temel doğrultuları belirlenmekte, uygulanacak destekleme araçları tanımlanmakta ve bunların bütçedeki payları tespit edilmektedir. Yeni tarım stratejisi, sektörde yatırım yapan çiftçiler, sanayiciler, kredi ve sigorta kuruluşları ile kamu kuruluşları için bir rehber niteliğindedir. Stratejilerin bir kısmının 2005 yılında uygulamaya konulması; ancak, esas uygulamanın 2006 yılında başlaması öngörülmektedir.

Tarım Stratejisi Belgesiyle uygulayacağımız destekleme araçlarını daha önce saydığım için tekrar etmek istemiyorum; ama, bunun devamında, anabaşlıklar olarak, tarım işletme yapılarının iyileştirilmesi, tarımsal araştırma ve yayın faaliyetlerinin özel sektörün de gücünü alarak geliştirilmesi, sürdürülebilir tarım ilkelerine uygun olarak tarımsal girdi ve teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, gıda üretiminin artırılarak ve gıda güvenliğinin sağlanarak toplumumuzun ihtiyaç duyduğu nitelikte ve seviyede üretimin sağlanması, tarımsal piyasaların ve pazarlama mekanizmalarının güçlendirilmesi, çiftçilerin tabiî afetlere karşı korunması amacıyla modern risk yönetimlerinin devreye sokulması, çiftçilerin kredi ve finansman ihtiyacının uygun koşullarda ve zamanında karşılanmasını sağlayacak sistem ve kurumların oluşturulması, tarım çerçeve kanununun yürürlüğe konularak tarımsal desteklemelerin yeniden yapılandırılması gibi anabaşlıklarda hedeflerimizi ifade edebileceğimizi sizlere aktarıyorum. Kendisine, sorusundan dolayı teşekkür ediyorum.

Sayın Koçyiğit, Diyarbakır Kulp İlçesiyle ilgili olarak sorduğu soruda, birkısım kayıtların birbiriyle ahenkli olmamasından dolayı, Bakanlığın inisiyatif kullanarak ödemeleri durdurduğunu ve bunun ne zaman başlayacağını ifade ettiler. Ben, konunun teftiş kurulunda incelemeye alındığını ve soruşturmanın devam ettiğini ifade ediyorum. Prim ödemeleri ise, Hazinenin ödeme planına göre devam ediyor. İlave bir açıklamayı, daha geniş bir bilgi alarak kendilerine iletebilirim.

Sayın Koçyiğit'in, pamuk maliyetleri ve primleriyle ilgili olarak devamında sorduğu sorulara kısaca cevap vermek istiyorum. Evvela, arkadaşlarım, bir yanlış anlamayı mutlaka önlemeliyiz. "69 sent prim" diye bir kavramın ifade edilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Maliyetinin tamamını prim olarak ödeyen bir sistem, daha sonra da piyasada oluşacak fiyatla üreticinin ürününü satması halinde, bu sisteme prim sistemi denilemez. Çiftçinin eline geçen fiyatı prim diye kabul etmek doğru olmaz. Dolayısıyla, bir başka ülkenin pamuğa bu kadar yüksek oranda prim vermesini Türkiye'ye emsal göstermek de, Türkiye'nin malî bünyesi ve şartları itibariyle doğru değildir. Türkiye'de, üç yıldır, üreticisine kâr sağlamayan ürünlerin varlığını ve zaman zaman bu zararların çok yaygınlaştığını, bu seneki tabiî afetlerden dolayı ülkemizde çok sayıda ilimizde benzer zararların olduğunu dikkate alırsak, pamuk üreticimizin bu seneki durumunu çok özenle, dikkatle takip ediyoruz; telafi edecek bir ödeme konusunda, ilgili tüm kurumlarımızın, başta Başbakan Yardımcımız Sayın Abdüllatif Şener'in inisiyatifinde yürüyen bir çalışmanın devam ettiğini biliyoruz. Bununla ilgili, geçen yıllara nispetle, pamuk üreticilerine daha yüksek bir prim verilmesi konusunda bir karar oluşmuş durumda; ama, bunun, telaffuz ettikleri gibi 650 000 lira olmayacağını, 400 000 lira da olmayacağını -Sayın Gürol Hocama da böylece cevap vermiş oluyorum- ifade ediyorum. Daha realist olmalıyız, daha gerçekçi olmalıyız. 400 000 lira prim verdiğimiz takdirde ihtiyaç duyduğumuz rakam 900 trilyon lira olacaktır, Türkiye'nin pamuk üreticisine 900 trilyonluk bir prim ödemesi fevkalade zordur. Dolayısıyla, çiftçi örgütleriyle, çiftçilerimizle yaptığımız görüşmelerde, daha kabul edilebilir, daha makul bir orana doğru yaklaştığımızı ifade ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

44 konuşma daha · 23 Aralık 2004

44 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook