Yücel artantaş'ındevlet üretme çiftliklerinin kiralanmasına ilişkin (6/663),orhan eraslan'ın niğde-altunhisar-yakacık kasabası hayvancılık projesine ilişkin(6/729),elma ithalatının yerli üreticiye etkisine ilişkin(6/740),niğde -ulukışla porsuk göleti sulama kanallarının ne zaman yapılacağına ilişkin(6/742),ferit mevlüt aslanoğlu'nun pancar üretimindeki kota uygulamasına ilişkin(6/754),vedat melik'in tmo şanlıurfa-bozova ve ceylanpınar ajans müdürlüklerinin kapatılacağı iddiasına ilişkin(6/770),osman özcan'ın antalya-gündoğmuş-ümitli köyünün içme suyu sorununa ilişkin (6/793 ) soru önergelerine cevaben
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 55. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Şubat 2005 · 2.156 kelime · yaklaşık 11 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 8 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜCEL ARTANTAŞ'INDEVLET ÜRETME ÇİFTLİKLERİNİN KİRALANMASINA İLİŞKİN (6/663),ORHAN ERASLAN'IN NİĞDE-ALTUNHİSAR-YAKACIK KASABASI HAYVANCILIK PROJESİNE İLİŞKİN(6/729),ELMA İTHALATININ YERLİ ÜRETİCİYE ETKİSİNE İLİŞKİN(6/740),NİĞDE -ULUKIŞLA PORSUK GÖLETİ SULAMA KANALLARININ NE ZAMAN YAPILACAĞINA İLİŞKİN(6/742),FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN PANCAR ÜRETİMİNDEKİ KOTA UYGULAMASINA İLİŞKİN(6/754),VEDAT MELİK'İN TMO ŞANLIURFA-BOZOVA VE CEYLANPINAR AJANS MÜDÜRLÜKLERİNİN KAPATILACAĞI İDDİASINA İLİŞKİN(6/770),OSMAN ÖZCAN'IN ANTALYA-GÜNDOĞMUŞ-ÜMİTLİ KÖYÜNÜN İÇME SUYU SORUNUNA İLİŞKİN (6/793 ) SORU ÖNERGELERİNE CEVABEN); konuşma 2.156 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Yücel artantaş'ındevlet üretme çiftliklerinin kiralanmasına ilişkin (6/663),orhan eraslan'ın niğde-altunhisar-yakacık kasabası hayvancılık projesine ilişkin(6/729),elma ithalatının yerli üreticiye etkisine ilişkin(6/740),niğde -ulukışla porsuk göleti sulama kanallarının ne zaman yapılacağına ilişkin(6/742),ferit mevlüt aslanoğlu'nun pancar üretimindeki kota uygulamasına ilişkin(6/754),vedat melik'in tmo şanlıurfa-bozova ve ceylanpınar ajans müdürlüklerinin kapatılacağı iddiasına ilişkin(6/770),osman özcan'ın antalya-gündoğmuş-ümitli köyünün içme suyu sorununa ilişkin (6/793 ) soru önergelerine cevaben”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-02-08-yucel-artantas-indevlet-uretme-ciftliklerinin-kiralanmasina-iliskin-6 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bugün Meclisin denetim günü; dolayısıyla sözlü sorulara cevap vermek istiyorum.
8 soruya birlikte cevap vereceğim; yalnız, baştan belirtilmesi gereken bir husus var; bu bilgi alışverişi konusunda bir zaman sorunu ortaya çıkıyor. Bu sorular, 2003 yılına ait sorular genellikle ve ancak bugün sıra geliyor. Dolayısıyla güncelliğini büyük ölçüde kaybeden noktalar var. Bazı konular ise, yine devamlılık arz eden yönleri itibariyle cevaplandırılmasında pek fazla bir problem yok. Dolayısıyla bunların içerisinden bazılarına çok kısa cevap vereceğim; ama, Iğdır Milletvekilimiz Sayın Yücel Artantaş'ın sorusu bizim kiralama usulüyle özel sektöre devrettiğimiz üretim istasyonlarıyla ilgilidir. Dolayısıyla, sorusu çok kapsamlı ve uzun bir izahı gerekmektedir; diğerleri ise nispeten daha kısadır. Dolayısıyla, sabırlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum ve açıklamalarıma Sayın Artantaş'ın sorularına şu şekilde bir cevapla başlıyorum:
Sayın Artantaş, üretme istasyonlarımız hakkında, bunların kiralanması usulüyle ilgili olarak bilgi soruyor.
Bakanlığımıza bağlı üretme istasyonları kurulduğundan bugüne kadar yetiştiricilerin -yani, üreticilerin- tohum, fide, fidan ve hayvan gibi damızlık ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, teknik konularda da eğitim ve önderlik yaparak üreticilerimizin bilinçlendirilmesine önemli katkılar sağlamıştır; ancak, bu istasyonlar zaman içerisinde gelişen teknolojiye çeşitli sebeplerle ayak uyduramamış, özel sektörün girişimciliği karşısında rekabet etme şansını da kaybetmiştir; bir başka ifadeyle, öncülük yapma rollerini kaybetmişlerdir. Bu nedenle, bu üretme istasyonları tarafından etkin bir şekilde değerlendirilemeyen tarım arazileri, tarımsal üretimde bulunmaları şartıyla özel sektörün kullanımına açılmıştır. Bu çerçevede, Bakanlığımıza bağlı üretme istasyonları, araştırma enstitüleri gibi tesislerin üretim alanları 18.5.2002 tarihli ve 24559 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tarım ve Köyişleri Bakanlığına Tahsisli Olan Bazı Yerler ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Müteşebbislere Tahsisinde ve Değerlendirilmesinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ esasları çerçevesinde kiraya verilmektedir. Adı geçen tebliğ hükümleri kapsamında kiraya verilecek olan işletmelerle ilgili olarak kiralama işlemlerine başlanmadan önce Bakanlığımızın ilgili birimlerinin yanında, Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet Personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı gibi ilgili kamu kuruluşlarının uygun görüşleri alınmaktadır.
Müteşebbislerin kiralama talebinde bulunduğu tesis ve arazilerin kiralamaya uygunluğu tespit edildikten sonra ilan aşamasına geçilmektedir. Tesisin ilk yılı için kiralama bedelinin tespiti de ilgili tebliğ hükümleri çerçevesinde, müteşebbis tarafından teklif edilen projenin yatırım bedelinin binde 25'inden az olmamak kaydıyla Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılmaktadır. Kiraya verilecek alanda bulunan bina ile makine, teçhizat ve diğer demirbaşlar rayiç bedelleri üzerinden kira bedelinin tespitinde dikkate alınmakta ve ön izin süresince müteşebbislerden, komisyonca belirlenen yıllık ön izin bedeli olarak, proje maliyet bedelinin binde 5'inden az olmamak üzere kira bedeli alınmaktadır.
Ayrıca, tesisin işletmeye geçmesinden sonra ise, birinci yıl için belirlenen kira bedeline, her yıl için komisyonca belirlenen yıllık hâsılat üzerinden binde 1 ilâ 3 arasında pay Hazineye yatırılmaktadır. Müteakip yılların kira bedelleri de, bir önceki yılın kira bedelinin, Devlet İstatistik Enstitüsünce ilan edilen toptan eşya fiyat endeksi oranında artırılması suretiyle hesaplanmaktadır.
Ayrıca, komisyon tarafından kira bedelinin belirlenmesinde, emsal arazilerin kıymet takdirleri de dikkate alınmaktadır.
Kiralanacak tesis ve araziler için ilanlar, Türkiye genelinde günlük tirajı 100 000'in üzerinde olan gazetelerde beşer gün arayla 2 kez yapılmakta; ayrıca, kiralanacak tesisin bulunduğu tarım il müdürlüğünün ilan tahtasına asılmakta ve Bakanlığımızın web sayfasında yayımlanmak suretiyle duyurulmaktadır.
Müteşebbislere ait her bir proje teklifi için komisyonun raportörlüğünü yapan birim tarafından ayrı ayrı rapor ve dosya tanzim edilmektedir. Proje Değerlendirme Komisyonu, müteşebbisler tarafından verilen proje teklif dosyalarını ve raportör birim raporlarını inceleyerek karar vermektedir.
Tebliğ hükümleri gereğince, Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından, müteşebbislere, yatırım için gerekli hazırlıklarını tamamlamak üzere altı aya kadar ön izin verilmekte ve ön izin süresi içerisinde yükümlülüklerini yerine getiren müteşebbislere kesin kiralama izni verilmektedir.
Tebliğ kapsamında, şimdiye kadar 18 adet arazi ve tesise kiralama kesin izni verilmiştir. Bunların, kimlere, ne kadar bedel karşılığında kiralandığına ilişkin bilgileri tek tek belirtmem uzun zaman alacağından, kayıtlara girmesi için bu bilgileri Başkanlık Makamına sunacağım. Sayın Milletvekilimize de, ayrıca, bu konuşma metninin bir suretini takdim edeceğim. Dolayısıyla, sorusuna kapsamlı bir cevabı, bu ek ifadede bulacak.
Sayın milletvekilimizin sorularının diğer kısımlarında cevaplanmasını arzu ettiği, öğrenmek istediği hususlarla ilgili olarak cevaplarımı şöyle tamamlıyorum: Bakanlığımıza bağlı Bitlis Arıcılık Üretme İstasyonunun kiraya verilmesiyle ilgili olarak 4 Nisan 2003 ve 10 Nisan 2003 tarihlerinde 2 kez olmak üzere Akşam Gazetesinde ilan edilmiştir. Söz konusu ilan ve diğer duyuruların yapılması sonucunda, Bitlis Arıcılık Üretme İstasyonunu kiralamak üzere, sadece Bitlis Arıcılık Kireç Toprak İthalat ve İhracat Sanayii Ticaret Anonim Şirketi tarafından proje teklifinde bulunulmuş ve adı geçen müteşebbise ait proje teklifi, tebliğ gereğince oluşturulan komisyonca uygun görülmüş ve 23 milyar Türk Lirası yıllık kira bedeli karşılığında kiralanmıştır.
Diğer sorusuna gelince: Antalya-Alanya Meyvecilik Üretme İstasyonunun Oba İşletmesinden toplam 101 dekar alan, yıllık 65 milyar Türk Lirası kira bedeli karşılığında, Alanya Ziraat Odası Başkanlığına kiraya verilmiştir.
Tebliğ gereğince, Bakanlığımıza tahsisli tesis ve arazilerin kiraya verilmesiyle ilgili olarak, Türkiye genelinde günlük tirajı 100 000'in üzerinde olan gazetelerde 2 kez ilan verilmek suretiyle ve kiraya verilecek illerde il tarım müdürlüğü ilan panosunda ve Bakanlığımızın web sayfasında yayımlanarak, bunlar kamuoyuna duyurulmaktadır.
Ben, Sayın Milletvekilimiz Yücel Artantaş buradaysa, kısaltarak okuduğum bu metni de zabıtlara geçmesi için ilgili arkadaşlara vereceğim metni kendilerine takdim edeceğim.(x)
Niğde Milletvekilimiz Sayın Orhan Eraslan, Yakacık Kasabasına ait bir kalkınma kooperatifinin süt sığırcılığı konusunda başvurusuna ne zaman kaynak aktarılacağını soruyor.
2004 yılında, Niğde İl Müdürlüğü tarafından 30 kooperatif teklif edilmiştir. Halbuki, bizim, aynı yıl, bütçeden destekleyebileceğimiz süt sığırcılığı projesinin miktarı 24'tür. Dolayısıyla, Niğde'nin talebinin çokluğu ortadadır. Buna rağmen, Niğde'de, bütçe kaynaklı 2 kooperatife, kırsal alanda sosyal destek kapsamında ise 3 kooperatife destek verilmiştir. Yani, 5 kooperatif desteği alan il sayısı çok sınırlıdır. Dolayısıyla, tercih itibariyle, Yakacık Kasabası kooperatifine çıkmamıştır; ama, Niğde'nin 5 kooperatifi destek görmüştür. Normal gelişmeler içerisinde, bütçe imkânlarının elverdiği ölçüde, önümüzdeki zaman içerisinde, durumları uygun olan kooperatiflerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Sayın Orhan Eraslan'ın bu husustaki sorusuna cevabımızı bu şekilde arz ediyorum.
Yine, Sayın Orhan Eraslan, elma üretimiyle ilgili konuda sorunları dile getirdikten sonra özellikle ithalat konusu üzerinde duruyor; fakat, bu konu da güncelliğini 2003 yılının kasım ayı itibariyle sürdürdüğü bir döneme ait; dolayısıyla, elma üreticilerinin zor durumda olduğu bir zaman dilimi. Bugün için ise elma üretiminde çok fazla bir sorunumuz yok. Piyasa fiyatları, bugün, Niğde İlimizde 400 000 ile 750 000 lira arasında -üreticinin eline geçen fiyat- Denizli İlimizde ise 550 000 ile 650 000 lira arasında. Dolayısıyla, 2004 sonu 2005 yılı başlarında elma üreticilerinin, geçen yıllara göre durumu nispeten daha iyi.
Dolayısıyla, bu konuda ithalat politikasıyla ilgili sorusuna, bugün için de yaklaşımımızı dile getirmek üzere, şu kısa bilgiyi arz etmek istiyorum: Bilindiği üzere, ülkemiz, Dünya Ticaret Örgütüne üye 148 ülkeden biridir ve dolayısıyla dışticaretimizin bu uluslararası kuruluşun kuralları çerçevesinde yürütülmesiyle bir yükümlülüğü söz konusudur. Ülkelerin tarımsal ürün ithalatında uygulayabileceği tedbirler Dünya Ticaret Örgütü anlaşmasında belirtilmiştir. Buna göre, ülkemiz, tarımsal ürün ithalatında üreticilerimizin mağdur olmaması için Gümrük Vergisi ile insan, hayvan ve bitki sağlığının korunması için de hayvan ve bitki sağlığı tedbirlerini uygulamaktadır. Elma için, 2003 yılı itibariyle, Dünya Ticaret Örgütüne taahhüt edilen Gümrük Vergisi oranı yüzde 43'tür. Ayrıca, hayvan ve bitki sağlığı tedbirlerinin uygulanmasında da Bakanlığımızca azamî titizlik gösterilmektedir.
Şimdi, ülkemizde yaklaşık 2 500 000 ton elma üretilmektedir. Türkiye'nin 2004 yılında elma ithalatı 2 100 tondur. Yani, tekrar etmek gerekirse, 2 500 000 tonluk bir üretimimiz var, 2 100 tonluk da bir ithalatımız var. Fiilî ithalat miktarının ihmal edilecek kadar az olduğu ortadadır. Ayrıca, 1 Temmuz ile 1 Ocak dönemi içerisinde, tarife kontenjanı ve dahilde işleme izin belgesi kapsamı haricinde elma ithalatına da izin verilmemektedir. Dolayısıyla, bir taraftan, toplam üretim içerisinde ithal edilen elmanın payı ihmal edilecek kadar az; ayrıca, bir de, Türkiye'deki üretim sezonu içerisinde elma ithalatına bir kısıt da getirilmektedir. Peki, buna rağmen ithal edilen ürünler nedir diye soracak olursak, o da, özellikle turizmin çok yoğun olduğu bölgelerde gelen misafirlerimizin ihtiyaç duyduğu ve Türkiye'de yetiştirilmeyen farklı özellikte ve kalitede olan elmalarla ilgilidir. Türkiye'de üretilen yaygın çeşitlere izin verilmemektedir. Dolayısıyla, ithalat politikamızda, yurtiçi üreticilerimizi, sadece elmada değil, diğer bütün ürünlerde de benzer bir yaklaşımla korumaya çalıştığımızı tekrar ifade ediyorum.
Sayın Orhan Eraslan, bir başka sözlü sorusunda, Porsuk Köyünde inşa edilen göletle ilgili konuyu gündeme getiriyor. 1994 yılında inşaına başlanmış olan ve 2008 yılında bitirilmesi öngörülen Porsuk Göleti Sulamasuyu Projesi halen devam eden bir çalışmadır. Projeyle, 530 hektar tarım alanına sulamasuyu götürülmesi hedeflenmektedir. 2004 yılı birim fiyatlarına göre toplam proje tutarı 2,8 trilyondur. Proje kapsamında 2003 yılı sonuna kadar 1,8 trilyon harcanmış olup, bu sürede gölet inşaatı tamamlanmıştır. Başlangıçta, açık kanal olarak hazırlanmış olan Porsuk Göleti Sulamasuyu Projesi, daha sonra açık kanallarda olabilecek kayıpları azaltarak daha fazla tarım alanını suya kavuşturmak amacıyla kapalı sistem olarak tasarlanmış olup, kapalı sistemli proje çalışmaları son aşamaya gelmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca alınan ilke kararı doğrultusunda, müteahhit taahhüdünde olmayan 2005 yılı yatırım programında işlere 1 milyar Türk Lirası iz ödenek konulduğundan, söz konusu proje için de -cari yıl için söz konusu olmak üzere- ancak bu kadar bir ödenek konulmuştur. Durumu bilgilerine arz ediyorum.
Malatya Milletvekilimiz Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu ise, şeker, şekerpancarı, şeker kotası ve bunun devamıyla alakalı konuları gündeme getirmiş, bir soru önergesi şeklinde. Tabiî, Bakanlığımızdan daha çok Sanayi Bakanlığını ve Şeker Şirketini ilgilendiren bir konudur. Biz de sorumlu kuruluştan aldığımız -ama soruyu bize yönelttiği için- ilgili kurumdan aldığımız cevabı kendi üslubumuz içerisinde takdim ediyorum. Sayın Mevlüt Aslanoğlu'nun bilgilerine arz olunur.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Estağfurullah...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Ülkemizin şeker üretiminde ana politikası, ithalat ve ihracata meydan vermeyecek... İthalata imkân vermeyecek şekilde; düzeltiyorum... "İhracata" ifadesi de var; ama, niçin olmasın ihracat; bir gün o da olur inşallah... Ülkemizin şeker üretiminde ana politikası, iç talebin yerli üretimle karşılanması şeklinde belirlenmiştir. Bu nedenle, şeker üretiminde istikrarı ve kendi kendine yeterliliği sağlamak, stoklardan gelen kamu finansman yükünü azaltmak, üreticilere düzenli bir gelir temin etmek, uluslararası yükümlülüklerimiz çerçevesinde öngörülen tarım politikalarına uyum sağlamak amacıyla, 1998 yılından itibaren kotalı üretim ve kademeli fiyatlandırma uygulamasına geçilmiştir.
Şeker Kurulu, ülke şeker kotasını tespit edip, şeker üreten şirketlere tahsis etmektedir. Pancar üretim kotası ise, her yıl Şeker Kurulunca tahsis edilen şeker kotalarına uygun olarak belirlenmektedir. Üreticiler kota fazlası pancarlarını teslim edip etmemekte serbest oldukları için, düşük fiyatla pancar alımının istenmesi, yani, bir zorluğu söz konusu değildir.
Şekerpancarı ve şeker üretimi, son yıllarda ülke ihtiyacının üzerinde bir üretim miktarına ulaşmış ve bunun sonucunda, ülkede zaman zaman şeker stokları meydana gelmiştir. 2001 yılından itibaren uygulamaya konulan tarımsal programın bir ayağını da, şekerpancarı gibi ihtiyaç fazlası ürünlerin ekim alanlarının daraltılarak yerine ülke ihtiyaçlarına cevap verecek alternatif ürünlerin yetiştirilmesi oluşturmaktadır. Nitekim, 2003 yılında bununla ilgili bir uygulamayı ve alternatif ürünler için telafi edici bir ödemenin yapıldığını Sayın Mevlüt Aslanoğlu da bilmektedir; ancak, konunun hepimizin bildiği genel akışı, çerçevesi bu söylediğim noktadadır.
Özellikle (C) kotası kapsamında fiyat farkıyla ilgili de birkaç cümle söyleyeyim. Yine, çok bilindiği için, tekrar olduğunu bilerek ve çok kısa tutmaya çalışarak söyleyeceğim.
Pancar üretim kotaları, Şeker Kurulunca tahsis edilen şeker kotası ile pazarlama yılı başı şeker stok durumu dikkate alınarak tespit edilmektedir. Şeker Kanunu ile Hammadde ve Şeker Fiyatları Yönetmeliğine göre (A) ve (B) kotaları dışında üretilen ve teslim edilen pancar, (C) pancarıdır ve dolayısıyla bundan üretilen şekere de (C) şekeri denmektedir. Yurtiçi tüketimden ziyade ihracat yapma amaçlı olan bu şekerin ihraç edilebilmesi için, uluslararası fiyatlara yakın bir üretim yapılması söz konusudur ve dolayısıyla, buna uygun olarak şekerpancarının fiyatının da düşük olması gerektiği konusunda bir uygulama yürürlüktedir.
Sayın Mevlüt Aslanoğlu, bilgilerinize sunuyorum efendim.
Şanlıurfa Milletvekilimiz Sayın Vedat Melik, Toprak Mahsulleri Ofisinin bazı birimlerinde, Şanlıurfa Şube Müdürlüğüne bağlı Bozova ve Ceylanpınar Ajans Müdürlüklerinin kapatılma kararı alındığı doğru mudur diyor. Ben, bu soruya bir cümleyle cevap vermeden önce, kısa bir gerekçemizi ifade etmek istiyorum.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve Avrupa Birliğine uyum sürecinde hazırlanan Ulusal Programda yer alan, Bakanlığımızla ilgili kuruluşlardan Toprak Mahsulleri Ofisiyle ilgili hükümler doğrultusunda, bu kurumun, AB ülkelerinde faaliyet gösteren müdahale kuruluşları şeklinde yeniden yapılandırılması öngörülmüş olup, çiftçilerimize götürülen hizmetlerin daha verimli ve dinamik bir hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
Tarımsal alanların yoğunluklarına göre ve birimlerin sahip oldukları hububat alım, satım, ihracat, ithalat, depolama kapasiteleri, işyerleri arasındaki mesafeler ve yerleşim yerlerinin sosyal imkânları gibi kriterler de dikkate alınarak yapılan yeni organizasyon çalışmaları sonrası, 302 olan alım merkezinin adedi 210'a indirilmiştir. Dolayısıyla, alım merkezlerinde bir azalma söz konusu olmuştur, yaklaşık üçte 1 civarında.
Bu kapsamda Adıyaman işyeri faaliyetine "ajans amirliği" olarak devam edecek olup, Şanlıurfa Şube Müdürlüğüne bağlı Bozova ve Ceylanpınar Ajans Amirlikleri faaliyetlerini "tesisli ekip" olarak sürdüreceklerdir. Ceylanpınar'da bu kampanya döneminde yaklaşık 13 000 ton alım yapılmıştır. Bozova'da ise alım olmamıştır.
Şanlıurfa Şube Müdürlüğünün görev alanı kapsamında, her yıl olduğu gibi bundan sonraki yıllarda da alım, satış, sevk, tesellüm ve diğer tüm faaliyetlerine aynen devam edilecektir. Bu işyerlerinde çiftçilerimize hizmet verilmeye devam edilecek, üretici mağduriyeti söz konusu olmayacaktır, 2004 yılında olduğu gibi.
Antalya Milletvekilimiz Sayın Osman Özcan ise, Antalya Gündoğmuş İlçemizin Ümitli Köyündeki sulama ve içmesuyu sıkıntısından bahsetmiş ve 2004 yılı programına alınarak, köyün susuzluktan kurtarılması konusunu dile getirmiş. Ben, kendisine kısaca şöyle cevap veriyorum:
Pınarözü kaynağının drenaj çalışması sonucu yeterli su bulunamamıştır. 2004 yılı ek sondaj programına alınmış; ancak, yılsonu nedeniyle sondaj çalışmasına başlanılamamış olup, 2005 yılında sondaj açımı çalışması tamamlanacaktır.
Sulamasuyu konusuna gelince: Sulamasuyu projesi Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce incelenmiş ve söz konusu proje, teknik yönden hatalarının ve eksiklerinin giderilmesi için Antalya Bölge Müdürlüğüne iade edilmiştir. Projenin onayından sonra, finansmanı 2005 yılı özel idare bütçesinden karşılanmak suretiyle yıl içerisinde tamamlanmaya çalışılacaktır.
Sayın Osman Özcan'a bu bilgileri özellikle ifade ediyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, arkadaşlarımızın sordukları sorulara cevap vermeye çalıştım. Hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum efendim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
18 konuşma daha · 8 Şubat 2005