İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Selahattin Demirtaş

Diyarbakır Milletvekili ·

Genel Kurul, 84. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Nisan 2008 · 608 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Selahattin Demirtaş, 1 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 608 kelime.

Selahattin Demirtaş (Diyarbakır). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selahattin-demirtas-23-2008-04-01-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SELAHATTİN DEMİRTAŞ (Diyarbakır)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Divan, değerli arkadaşlar; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Doğrusu, 5510 sayılı bir yasa var, daha önceki uygulamalar var ve işte, geçen haftadan bu yana görüşmekte olduğumuz değişiklik kanunu var. Bütün bunları bir arada değerlendirip yasayı bütüncül bir şekilde anlayabilmek, değerlendirebilmek de kolay bir iş değil. Sayın Bakan bu konuda muhalefet partilerinin yönelttiği eleştirilere karşı “Yasayı bütünüyle inceleyip anlasanız, aslında eleştirileriniz çok haklı değil, eleştirileriniz yersizdir.” diye bazen serzenişte bulunuyor ama, yani bu yasayı bütünlüklü olarak anlayabilen kaç kişi var Genel Kurulda, bu yetkinlikte kaç kişi var bilmiyorum ama, bu yasayı tümüyle anlayabilmek için hukukçu olmak yeterli değil, sosyal güvenlik alanında da uzman olmak gerekiyor aynı zamanda. Dolayısıyla, yani bir yandan bu yoğunluk içerisinde bu yasayı -ne getiriyor, ne götürüyor- tümüyle anlamaya çalışıyoruz, bir yandan da eksik bulduğumuz yönleri eleştirerek, önergeler vererek tamamlamaya çalışıyoruz. En azından, yaptığımız yasa, sosyal taraflar tümüyle, bütün maddeler üzerinde anlaşmadığı için, sosyal tarafların da ihtiyacını, taleplerini karşılayabilecek hâle gelsin diye büyük bir uğraş veriyoruz.

Ama diğer arkadaşlarımın da dile getirdiği gibi, bugün, bu yasa üzerinde tümüyle uzlaşmamış, anlaşmamış sosyal tarafların demokratik bir hakkını kullanmak üzere Güven Park’a, Kızılay’a yürümeleri, orada basın açıklamaları yapma istekleri -sonrasında demokratik olmayan- yine güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanımıyla engellenmeye çalışıldı. Bu yasaya karşı çıkan emekçilerin, gaz bombalarıyla, coplarla, düşüncelerini açıklamaları veya eleştirilerini sunmaları bir yönüyle engellenmeye çalışıldı. Bu durumun haksız bir durum olduğunu ve kabul edilemez olduğunu, protesto ettiğimizi ben de ifade etmek istiyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Sayın Bakan ısrarla “Bu sosyal güvenlik şemsiyesi, çatısı altında herkes bulunacak, hiç kimse dışında kalmayacak, en azından sağlık hizmetlerinden istisnasız herkes yararlanacak.” diye ifade ediyor ama bazı maddelerde öylesine kısıtlayıcı, engelleyici düzenlemeler var ki haklı olarak şunu soruyoruz: Yani madem herkes bütün haklardan yararlanacak, madem herkes sosyal güvenlik şemsiyesi, çatısı altında olacak bir şekilde, işte, malullere ilişkin prim veya prime dayalı her türlü borcu olanlara ilişkin, iş göremezlik durumu olanlara ilişkin bu kadar ağır ve engelleyici düzenlemeleri neden yapıyoruz o hâlde? Önceki 5510 sayılı Yasa’da bile tanınmış olan hakları bu değişiklik yasasıyla geriye çekiyoruz, süreleri yükseltiyoruz, prim ödeme gün sayısını yükseltiyoruz, yine çalışma gün sayısını yükseltiyoruz. Dolayısıyla, yani bir yandan “Herkes zaten bu haklardan faydalanacak.” diyoruz, ama öbür taraftan özellikle sosyal güvenliğin temel amacı olan bakıma muhtaç olan insanların devlet tarafından sosyal güvenceye, sosyal korumaya alınması amacını güden bu yasada yine bu kesimlere yönelik ağır düzenlemeler getiriyoruz. Bunlardan biri de işte bu değişiklik önergesi verdiğimiz maddede değerli arkadaşlar. Yani madem malullük durumuna düşen insanları koruyacağız, o hâlde bu kişilerle ilgili, prim ödeme gün sayısı veya çalışma süreleriyle ilgili daha düşük günler öngörerek bu yasa tasarısında, bu maddede daha düşük primler öngörerek daha ciddi bir koruma sağlayabiliriz. En azından 5510 sayılı Yasa’daki düzenlemeye benzer düzenlemeler yapılabilir. Beş yılık hizmet süresi ve dokuz yüz günlük prim ödeme gün sayısı bizce yeterli olmalıdır. Zaten malulen emekli olan insanlar çalışma gününü doldurmadığı için emekli maaşını hak ettikleri zaman da çok düşük emekli maaşları alacaklar. Bu yasayla emekli aylığı bağlama oranı zaten düşüyor, bir de malulen emeklileri düşündüğümüzde iyiden iyiye zor duruma sokmuş olacağız. Eğer bu maddedeki, bu düzenlemedeki değişiklik önergeleri kabul edilmezse değerli arkadaşlar, maalesef ki yasanın sosyal amacı, özellikle korunmaya muhtaç olan maluller, çocuklar, yaşlılar gibi kesimleri görmezden gelen, yani emekçileri bir tarafa bıraktık, onların hakları zaten korunmuyor ama sosyal güvenliğin temel amacı olan bu kesimleri koruma amacını da bu maddelerle görmezden gelmiş olacağız, onların aleyhine, onların çıkarına olmayan düzenlemelere imza atmış olacağız.

Biz, DTP Grubu olarak, değişiklik önergesi vererek bu duruma bir kez daha dikkat çekmek istedik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Demirtaş, konuşmanızı tamamlayınız.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ (Devamla)Önergemize destek vereceğinizi umut ederek, hepinizi saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

44 konuşma daha · 1 Nisan 2008

44 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook