Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü
Muş Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Aralık 2003 · 978 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Seracettin Karayağız (AK Parti), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: II.TUR. (BAŞBAKANLIK,GENÇLİK VE SPOR MD.LÜĞÜ,VAKIFLAR GN.MD.DİYANETİŞL.BŞK.VE SHÇEK GN.MD.LÜĞÜ); konuşma 978 kelime.
Seracettin Karayağız (AK Parti, Muş). “Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/seracettin-karayagiz-22-2003-12-19-ii-tur-basbakanlik-genclik-ve-spor-md-lugu-vakiflar-gn-md-diyanetisl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 malî yılı sosyal yardımlaşma kurumları bütçesi üzerinde, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; sizleri ve televizyonları başında bizleri seyreden halkımızı saygıyla selamlıyorum ve konuyla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sosyal yardımlaşma kurumlarını irdelerken, kanayan bir sosyal yarayı da önemine binaen gündeminize getirmek istiyorum. Bu yara, genelde sokak çocukları, özelde de uçucu madde bağımlısı çocuklarımızdır.
Yıllar önce, ilk defa, Taksim Meydanında naylon torbalar içindeki bir şeyleri koklayıp gözleri kayan, kendinden geçen, üstü başı perişan çocukları gördüğümde âdeta şok olmuş, bu görüntünün çok arızî bir durum olduğunu, yetkililerce gereken müdahalenin yapılarak kaybolup gideceğini sanmıştım; ancak, zamanın ilgili kurumları gereken ilgili ve tedbiri almadıklarından olacak ki, bu kötü, kahreden, öldüren alışkanlık, zamanla diğer semtlere, diğer şehirlere, hatta ilçelere varıncaya kadar, doğudan batıya yurdun her yerine yayılmış ve ciddî bir tehlike olarak karşımıza dikilmiştir.
Toplumumuzun yüzde 41'ini 0-18 yaş arası çocuk ve gençlerimiz oluşturmakta olup, bu grubun büyük bir kısmı, bu korkunç tehlikenin tehdidi altındadır. Belli bir yerde durağan yaşamayıp, sürekli yer değiştiren bu çocukların sayısını gerçek olarak tespit etmek mümkün olmasa da, uçucu madde bağımlısı 2 000 civarında çocuk olduğu söylense de, bunun çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Gerekli önlemler alınmazsa, sayının hızla artacağı görülmektedir.
Yaz kış sokaklarda veya terk edilmiş harabelerde yaşayan, orada yatıp kalkın, tehditle, dilenerek veya hurda kâğıt toplayarak, kasa ve kartonları yakarak ısınmaya çalışan bu çocukların ufacık hataları olsa da, sorunun esas sebeplerini araştırdığımızda, talan, hortumculuk ve yolsuzluğun sebep olduğu yoksulluk, işsizlik, aile içi huzursuzluk, göç, plansız kentleşme, toplumun duyarsızlığı ve devletin yetersizliğiyle karşılaşmaktayız.
Her türlü güvenceden yoksun ve her türlü istismara açık olan madde bağımlısı bu çocuklar, iki yanı kesen bir bıçak haline gelmiş, hastalıklı, günbegün eriyen, organları çürüyen, vücutlarının her santimini jiletlerle doğrayarak bir şekilde kendilerini tüketirken, diğer yandan, aklî muvazenesini kaybedip, insanlara karşı saldırganlaşıyor, birçok yaralama ve ölüm olaylarına sebebiyet verebiliyor.
Bunlar, kendi aralarında örgütleniyor, lider seçiyor, çeteye dahil olan üyenin kimliğini saklayarak izlerini kaybettiriyor, aralarında özel dil geliştirerek, başkalarının anlamayacağı bir şekilde birbirleriyle haberleşiyor, çocuğunu almak isteyenlere bile tehditle karşı koyabiliyor.
Bunların bu konuma düşmelerinin sebebi ne olursa olsun, devlet sosyal devlet olma ilkesi gereği bu çocuklarımızı sahiplenmeli, onları düştükleri bataklıktan kurtarmalıyız; kendi istekleri de bu yöndedir. Bir video kaydında, ağlayarak, çığlık atarak ve yalvararak, kendilerinin bu durumdan kurtarılmasını, kendilerine bir şefkat eli uzatılmasını istemektedirler. Tedavi için gönüllü olarak kliniklere başvuranların sayısı da azımsanmayacak ölçüdedir; ancak, hizmet çok yetersizdir.
AK Parti hükümetimizin bu konudaki ciddî gayretleri, bu probleme de çözüm bulunması yönündeki ümidimizi artırmaktadır. Geçmiş iktidarlar döneminde de bazı çalışmalar yapılmış, sokak çocuklarının bir kısmı kurumlara, bir kısmı da ailelerine teslim edilmiş; ancak, bu çalışmalar çok yeterli ve kapsamlı olmadığından, maalesef, hastalığın önü kesilememiş ve bu durum da sayının giderek artmasına sebep olmuştur.
AK Parti hükümeti olarak, ilgili Devlet Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesinde konuyla ilgili yoğun çalışmalar yapılmakta, köklü çözümler için çaba sarf edilmektedir; ancak, bu sorun, bir kurum veya bir bakanlığın tek başına üstesinden gelebileceği bir sorun değildir. Kaldı ki, SHÇEK'in, kurum olarak da çözüm bekleyen birçok sorunu mevcuttur. SHÇEK, Türkiye çapında, il ve ilçelerde müdürlükler, çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakımevleri, huzurevleri, bakım ve rehabilitasyon merkezleri, aile ve rehabilitasyon merkezleri, çocuk ve danışma merkezleri, gençlik evleri, kadın konukevleri, toplum merkezleri, yaşlı danışma merkezleri, aile danışma merkezleri olmak üzere, 560 kuruluşla hizmet vermektedir. Aynı amaçlı diğer kurumların toplamına ayrılan pay, 2003 rakamlarıyla, 2,5 katrilyon lira civarındayken, SHÇEK'in bütçeden aldığı pay 230 trilyon liradır. Bu paranın çoğu da, eskiyen binaların onarımına ve personel giderlerine harcanmaktadır.
Ülkemizde sosyal hizmet ve sosyal yardıma yönelik olarak devletin bütçesinden önemli kaynak aktarılmasına rağmen, yoksulluk, terk edilmişlik, sokak çocukları gibi sorunlarımız, henüz istenilen şekilde çözümlenememiştir. Bunun temel nedeni, benzer hizmetlerin farklı kurumlar tarafından, mükerreren sunulması suretiyle, kaynaklarımızın ve personelimizin israf edilmesidir. Çeşitli kurumlarca uygulanan bu yetersiz ve mükerrer yardımlar ise, sorunlara çözüm getirememiştir. Sosyal hizmet ve sosyal yardımlara ilişkin kurumların ve hizmetlerin birleştirilmesine acil olarak ihtiyaç vardır. Benzer görevleri üstlenen SHÇEK Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Aile Araştırma Kurumu gibi kurumların ve yaşlılık ve sakatlık aylığı, yeşil kart uygulaması, muhtaç er veya ailelerine yardım gibi hizmetlerin tek çatı altında toplanılarak, bütçelerinin ve kaynaklarının en verimli şekilde kullanılması konusu hükümet programında da mevcut olup, en kısa zamanda gerçekleştirilmesini ümit ediyoruz.
Kurum personeli sayısında da sıkıntılar mevcuttur. Kuruluş yılı olan 1996'da 277 kurumda 9 075 personel hizmet verirken, 2003 yılında kurum sayısı 2 katına, 557'ye çıktığı halde, personel sayısı 9 179'da kalmıştır; yani, gerçek anlamda, personel sayısında yarı yarıya azalma olmuştur. Ayrıca, personelin özlük haklarındaki adaletsizlik, personel arasında sıkıntılara yol açmaktadır. Kurum personeli arasında, aynı işe farklı ücret ödenmesi sonucu, çalışma şevki kırılmakta, iş barışı bozulmakta, bu durumdan, hizmet veren ve alanlar olumsuz etkilenmekte ve personelin özlük haklarının düzenlenmesi beklenmektedir.
Bir diğer konu da, sosyal hizmet uzmanı elemanların çok yetersiz olmasıdır. Konunun uzmanı olmayanlar hizmette faydalı olamamaktadır. Bu elemanları yetiştiren okul sayısı çok yetersiz olup, yeni fakültelerin açılması gerekmektedir. Yaşlı, kimsesiz, özürlü, muhtaç birçok kesime hizmet sunan SHÇEK'in şu anda karşısında duran en önemli sorun, tinerci veya balici dediğimiz madde bağımlısı sokak çocuklarıdır. Bu sorun, toplumu önemli ölçüde tehdit eden, SHÇEK'in de tek başına altından kalkamayacağı bir sorundur. Sorunun çözümü için, ilgili bakanlıklar, yani, İçişleri, Adalet, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ile ilgili Devlet Bakanlığının uzmanlarından müteşekkil bir koordinasyon kurulunun acilen oluşması gerekmektedir. Şu anda, uyuşturucu madde bağımlısı çocukların tedavisine yönelik, Sağlık Bakanlığı bünyesinde, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde, kısa adı UMATEM olan bir klinik mevcut olup, çok yetersiz kalmaktadır. Bu klinikte, 130 yatak, 7 uzman doktor, 6 psikolog, 35 hemşire hizmet vermektedir; ancak, tedaviden sonra meslek ve iş edindirme ayağı eksiktir.
UMATEM merkezlerini ülke geneline yayarak, en az 7 merkezde açıp, işe yerleştirme ameliyesiyle tamamlamamız ve çocuklarımızı ve gençlerimizi bu beladan kurtarmamız gerekiyor.
Toplumun her kesimiyle olduğu gibi, bu bahtsız çocuklarımızın sorunlarıyla da ilgilenip çözüm bulacağı konusunda hükümete olan güvenimi belirtmek istiyor, bütçenin toplumumuza huzur ve mutluluklar getirmesini diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 19 Aralık 2003