İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 82. BİRLEŞİM · SALI

Sulama ve tarım konusunda

Seracettin Karayağız

Muş Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 82. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Nisan 2005 · 643 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Seracettin Karayağız (AK Parti), 12 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SULAMA VE TARIM KONUSUNDA); konuşma 643 kelime.

Seracettin Karayağız (AK Parti, Muş). “Sulama ve tarım konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/seracettin-karayagiz-22-2005-04-12-sulama-ve-tarim-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; suyun, ülkelerin kalkınmasındaki rolü konusunda şahsım adına gündemdışı söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlamadan önce, sizleri ve televizyonları başında bizleri izleyen saygıdeğer vatandaşları saygı ve hürmetle selamlıyorum.

Su, hayatın vazgeçilmez unsurudur. Canlıların yaşayabilmesi için de, tarımsal üretim için de, sanayi için de, medenî bir hayat için de su, olmazsa olmazdır. Su, dünyada yaşayan tüm canlıların hayat kaynağıdır. Bu vesileyle, su kaynaklarının bugünkü durumuna, kullanımına, geleceğine ve suya dayalı projelere biraz değinmek istiyorum.

Gelişmiş ülkelerin hemen hepsi su zengini ülkelerdir. Gelişmişliklerinin sırrı da, büyük ölçüde bu zenginliklerinde yatmaktadır. Özellikle Avrupa ülkelerine baktığımızda, bol su kaynaklarıyla ve aldıkları yağış miktarlarının fazlalığıyla dikkati çekerler. Ülkemizdeki gelişmişlik durumlarına baktığımızda da, aynı şekilde, bol yağış alan ve su kaynağı olup da bundan istifade eden bölgelerimizin kalkınmışlıkta ileri fırladığını görürüz.

Gelişmiş dünya ülkelerinin birçoğu, suya dayalı projelerini 1960-1970'li yıllarda tamamlamışlar ve bugünkü seviyeyi yakalamışlardır.

Sürdürülebilir bir kalkınmanın ve tarımsal üretimde verimi artırmanın itici gücü olan su, yoksullukla mücadelenin de temel unsurudur.

Değerli milletvekilleri, gelişmiş ülkelerin zengin, geri kalmış ülkelerin de kıt su kaynaklarına sahip olması gerçeğini bir kenara bırakarak, geri kalmışlığımızın nedenini ideolojik söylemlerle izah etmeye kalkarsak, yerimizde saymaya ve gelişmiş ülkelerin peşinden koşmaya devam ederiz. Üçte 2'si sularla kaplı olan dünyamızın ancak yüzde 2,5'i tatlısu kaynaklarıdır. Bu oranın zamansal ve mekânsal dağılımı da eşit değildir; yani, bazı bölgeler çok fazla miktarda suya sahipken, bazı bölgelerde de su kıtlığı çekilmektedir.

Bir de, bu kaynakların sanayi atıklarıyla kirletilmesi ve özellikle tarımsal alanda suyun hatalı kullanılması sebebiyle su kaynaklarında sürekli azalma görülmektedir. İşte, bu nedenle, gelecek yirmibeş yıl içerisinde bu süreç devam ederse, şu anda su sıkıntısı çeken 1,3 milyar kişinin iki katına çıkacağı tahmin edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, güneydeki komşularına bakıldığında su zengini bir ülke gibi görünse de, dünya standartları açısından bakıldığında su fakiri bir ülke konumundadır ve olan kaynakları da kullanamamaktadır. Bir ülkenin su zengini olabilmesi için, kişi başına düşen su miktarı en az 10 000 metreküp olmalıdır. Halbuki, ülkemizde bu rakam 1 430 metreküp civarındadır. Birçok bölgemizin aldığı yağış oranının azlığı da dikkate alınırsa, suyun ve tarımsal sulamanın önemi çok açık olarak kendini gösterecektir.

Türkiye'nin, bugün, kalkınması da, kırsal kesimde yaşayanların refah seviyesini yükseltmesi de, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması da, su kaynaklarının korunmasına ve bunların etkili ve ekonomik olarak kullanılmasına bağlıdır. Bunun yolu da, tarımsal sulamalarda modern sulama sistemlerinin kullanımından ve sulama bilincinin geliştirilmesinden geçmektedir. Ülkemizde suyun bu denli azlığına rağmen, bilgisizlikten dolayı, tarımsal sulamalarda, bitkilerin ihtiyacının 2-3 katı fazla su verildiği bilinen bir gerçektir.

Ülkemizde, yerüstü su kaynakları sanayiciler tarafından kirletildiği için, çiftçiler, haklı olarak, yeraltı su kaynaklarına yöneliyorlar; bu da, yeraltı su rezervlerinin giderek azalmasına yol açıyor. Bir örnek olarak söylemek gerekirse; onbeş yirmi yıl önce 20-25 metreden su çekilen bölgede, bugün, ancak, 180-200 metreden su çekilebilmektedir.

Değerli milletvekilleri, konu su olduğuna göre, 1 500 kilometrekarelik bir ovası ve içinden geçen 2 nehir ve 10'dan fazla dere olduğu halde, en geri kalmış il olan Muş'tan, yani, ilimden söz etmeden geçemeyeceğim.

Daha önce rantabl olmayan, gerçekleşmesi yılları alacak projelerin sadece lafı edilmiş ve ovamız, öylece, suya hasret kalmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Karayağız.

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Devamla)Biz, onun yerine, çok daha ucuza, kısa zamanda gerçekleşebilecek, dereler üzerine göletler projesini gündeme getirdik. Bu yıl, konum ve zemin olarak müsait olan bir yere, bir dere üzerine bir gölet yapımının başlayacağı müjdesini, Sayın Enerji Bakanımız ve Devlet Su İşleri Genel Müdürümüzden almış bulunmaktayız. Bu müjdeyi hemşerilerime verirken, Sayın Bakanıma ve Genel Müdürüme buradan teşekkürü bir borç biliyorum.

Ayrıca, ilkbaharda taşkınlara sebebiyet verip, ovamızın ve onlarca köyümüzün su altında kalmasına neden olan Karasu Nehrinin de ıslah çalışmalarına başlanacağını ve Bulanık Ovamızı sulayacak olan Hınıs Ulusu Sulamasının kanal çalışmalarına hız verileceğini de müjdelemek istiyorum. Ümit ediyoruz ki, yılların ihmali, AK Parti Hükümeti döneminde son bulacak, bu konuda önemli yatırımlar olacak ve Türkiye'nin üçüncü büyük ovası susuz ve suya hasret konumdan kısa sürede kurtulacaktır.

Saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 12 Nisan 2005

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook