İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 29. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

Şerafettin Halis

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 29. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Aralık 2010 · 549 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Şerafettin Halis, 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 549 kelime.

Şerafettin Halis (Tunceli). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serafettin-halis-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ŞERAFETTİN HALİS (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Tabii, aritmetiksel verilere bakıldığında suç işleyen bir ülke hâline geldik. Eğer gerçekten bir ülkede suç işleme oranı çok yüksekse bunun nedenini Hükûmetin gücünde aramak gerekiyor, Hükûmetin yetersizliğinde ya da yeterliliğinde aramak gerekiyor. Elimizdeki verilere göre 119 bin hükümlü var, ama çok ilginçtir dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan bir oran var burada: Yüzde 51’i yani 60 bin tutuklu ve yüzde 49’la 48 bine tekabül eden hükümlü var. Şimdi, böyle olunca da burada geciken bir adaletin olduğunu söylemekte yarar var. “Geciken adalet adalet değildir.” diyoruz ancak Türkiye’de bu, adaletsizlik devam ediyor. Bu yüzde 51’e tekabül eden tutuklular arasında ne yazık ki iki yıla yakın bir süre tutuklu kalan insanlar var. Tabii böyle olunca da ciddi bir mağduriyet, ciddi bir çöküntü yaşıyor bu insanlar. Dünyaya bakıldığında, en yüksek oran üçte 1’e tekabül ediyor tutukluluk hâli ve Avrupa normlarına göre de tutukluluk hâlinin kesin bir sınırı yok, makul bir ölçü olarak veriliyor. Şimdi, makul ölçüye bakıldığında makul ölçü elbette ki iki yıl olmaz, üç-beş ay arasında değişmesi gerekiyor. Ancak Türkiye’de AİHM kayıtlarına geçmiş on dört yıllık tutukluluk hâli var. Bunu Türkiye yargıcı Işıl Karakaş söylüyor. Tabii, böyle olunca da bu durumun düzeltilmesi her şeyden önce burada yasa koyucuların ve Hükûmetin işidir diye düşünüyoruz. Bunun mutlaka giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bakın, KCK davasından yargılanan Kürt siyasetçileri bir yıl sekiz ay sonra mahkemeye çıkarıldılar, ama sudan bahanelerle “Ana dilde savunma yapılamaz.” gerekçesiyle gene gerisin geri cezaevlerine gönderildiler. Yine bu ülkede Ergenekon sanıkları var. Ne kadarı gerçekten Ergenekon sanığı; bu da ayrıca bir tartışma konusudur, Ergenekon sanıkları bugüne kadar bu haklarını kulla-namadılar. Hak herkes için haktır, benim için hak olan başkası için de hak olmalıdır, böyle bakılırsa ancak bir hukuk ve adalet sistemini yakalayabiliriz.

Oysaki 1 Ekim 2010 Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışında Sayın Gül “Yargılama süresindeki gecikmelerin sebebi her ne olursa olsun tutukluluğun bilfiil mahkûmiyet durumuna dönüştürülmemesi gerekir.” demişti ancak biz bunu göremiyoruz.

Tabii süre bitiyor.

Ben “Geciken adalet, adalet değildir.” demiştim ancak bazıları için geciken kararlar adalet olabiliyor ne yazık ki -tırnak içinde söylüyorum- işte, zaman aşımından kaynaklı davalar. Türkiye'de, 2009 yılında, zaman aşımından kaynaklı 15 bin dava düşürülüyor. Eğer yanlış bir rakamsa bu, Sayın Bakanım düzeltebilir. Bu zaman aşımına uğrayan davalar arasında kimler var? İnsan Hakları Derneğinin verilerine göre, daha önce işlenmiş suçlar, 1999-2003 yılları arasında yüzde 23 oranında zaman aşımına uğradı. Yine, Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, işlenmiş suçlardan, 2000-2005 yılları arasında 133 polisle ilgili dava zaman aşımına uğruyor.

Şimdi, zaman aşımına uğrayan ilginç davaları sizinle paylaşmak istiyorum:

Kemal Türkler’in kızının feryadı ve gözyaşları kulaklarımızda ve gözlerimizin önünde. Bile bile öldürülen bu kişinin davası zaman aşımına uğratılarak katilleri kurtarıldı.

Yine, Emniyet Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin’in de aralarında bulunduğu 10 polisin kayıp silahlar davası yedi buçuk yıl sonra zaman aşımına uğradı.

DYP eski Genel Başkanı Tansu Çiller’in Başbakan olduğu dönemde örtülü ödenekten dolandırıcı Selçuk Parsadan’a verdiği ileri sürülen 5,5 milyar liranın tahsili davası zaman aşımına uğradı.

KAMER GENÇ (Tunceli)5,5 milyarın lafı mı olur? Katrilyon oldu şimdi!

ŞERAFETTİN HALİS (Devamla)Yani Sayın Genç, 5,5 milyar belki küçük bir paradır.

Evet, yine, Cavit Çağlar’ın şirketi Nergis Holdingin 91 paravan şirketten aldığı sahte faturalarla 445 milyar liralık haksız KDV aldığı davası zaman aşımına uğradı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 9 Aralık 2010

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook