Genel Kurul · Açıklamalar
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 7. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Ekim 2026 · 895 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Serkan Sarı (CHP), 15 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇIKLAMALAR); konuşma 895 kelime.
Serkan Sarı (CHP, Balıkesir). “Genel Kurul · Açıklamalar”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serkan-sari-2026-10-15-aciklamalar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148944
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SERKAN SARI (Balıkesir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Öncelikle dün akşam saatlerinde İstanbul'da yaşanan sel felaketindeki mağdur olan vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Bölgede metrekareye 255 kilogramı aşan bir yağış düştü, son seksen dört yılın en yüksek rakamı bu, beraberinde de bir faciaya dönüştü tabii ki doğal olarak. Burada bir üzüntü yaşadık hep birlikte. Fatih'te -henüz 14 yaşındaki bir evladımız- ayakkabıları ıslanmasın diye eline alarak yürümek zorunda kalan ve elektrik akımına kapılarak canını kaybeden bir çocuğumuzdan, bir evladımızdan bahsediyorum. Bunun sebebinin herhâlde iktidar sıralarında oturan milletvekillerimiz kendilerinde olduğunu düşünüyorlardır. Bu çocuğumuz yedek ayakkabısı olmadığı için yarın ne gireceğini düşünürken, ayakkabılarına zarar gelmesin diye bu tedbiri almaya çalışırken ne yazık ki canını kaybetti. Temennimiz, böyle felaketlerin bir daha yaşanmaması ve hiçbir vatandaşımızın da hayatını kaybetmemesi.
Tabii, bu ülkede sorunlar bitmiyor. Nereye elimizi atsak başka bir sorun, başka bir isyan, başka bir itirazla karşı karşıyayız. ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesindeki öğrencilerimizin isyanını dile getirmek istiyorum. Onlara dayanışma dileklerimizi buradan Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak sunuyorum. Boğaziçi Üniversitesinde yemeklere yüzde 70 zam yapılmış durumda, ODTÜ'deki öğrencilerimizin yurtlarına yüzde 30 zam yapılmış durumda. Öğrencilerimizin eğitime, akademik çalışmalarına yoğunlaşmaları gerekirken barınma ve yemek ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ne yazık ki direnmek zorundalar. Tabii, bu direnişlerini karşılığında ne alıyorlar? Takdir, tebrik, bir çözüm mü? Hayır, polis, TOMA ve ne yazık ki şiddetle karşı karşıya kalıyorlar. Düşünün ki bir devlet öğrencilerinin barınma ve yemek ihtiyaçlarını karşılamakta ne yazık ki yetersiz kalıyor; bu yetmiyor, çocukları da coplarla, polislerle korkutmaya çalışıyor. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin temel beslenme ve barınma ihtiyaçları bu Meclisin en önemli konularından biridir, bu Meclisin bu konuda çözüm üretmesi gerekiyor. Bu zam kararlarının acilen durdurulması ve yeniden değerlendirilmesi lazım. Biz gençlerimizin nitelikli, erişilebilir, eşit eğitim hakkını savunmaya devam edeceğiz. Boğaziçi ve ODTÜ'de mücadele eden tüm öğrencilerimizi buradan Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak dayanışma duygularımızla selamlıyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
Bugün 15 Ekim, bütün çalışanların heyecanla beklediği, maaşların yattığı gün. Çalışanların bugün hesaplarına maaşlar yattı, yattığı gibi de kredi kartı borcu, kredi borcu, elektrik, diğer borçlara gitti; sıfıra sıfır, elde var sıfır. Sizin yaratmış olduğunuz bu enflasyon ve kriz altında ne yazık ki çalışanlarımız, emekçilerimiz haklarının karşılığında aldıkları maaşlarla geçinemiyorlar. Her geçen gün kredilerin takibi artıyor. Bugün bireysel kredi kartındaki rakam 199 milyarı bulmuş -takibe düşen rakamdan bahsediyorum- ihtiyaç kredisinde 85, konutta 5 milyar, ticari kredilerde 535 milyar; toplamda yaklaşık 1 trilyon lira takibe düşmüş krediden bahsediyoruz. Enflasyondan arındırdığımızda geçen seneye göre bu sene borç yükü, takibe düşmüş dosya yüzde 40 artmış durumda yani her yıl daha kötüye gidiyor. Diyorlar ya "Bu yıl sabredin, dişinizi sıkın, kemerinizi sıkın, seneye her şey çok güzel olacak." Güzel olan bir şey yok Sayın Akbaşoğlu, her şey daha kötü, her şey daha sıkıntıda ve vatandaşlarımız ne yazık ki borç batağında. Yani vatandaş borç batağında, yandaşlar fon soygununda; AKP'nin başarı diye sunduğu Türkiye Yüzyılı ekonomisi işte tam da budur. Bir tarafta kredi kartının asgarisini ödeyebilmek için mücadele eden vatandaş, diğer tarafta fon piyasasındaki usulsüzlük ve manipülasyon iddialarının üzerini örtmeye çalışan devasa kazançlar. Soruyorum iktidara: Vatandaşın üç kuruşluk borcunun peşine düşen sistem milyarlarca liralık fon skandalının büyümesine neden olan denetim eksikliğinin hesabını neden vermiyor? Küçük yatırımcının birikimini koruyamayan, piyasadaki manipülasyon iddialarını zamanında önleyemeyen bir ekonomi yönetiminin hangi başarısından bahsedebiliriz? Bu ülkenin sorunu kaynak değil, kaynakların adil paylaşılmaması, denetimsizlik ve yanlış ekonomi politikalarıdır.
Bugün bir günü kutlamamız lazım, bu ülkede bir şeyi kutlamak mümkün değil. Bugün Dünya Kadın Çiftçiler Günü; kadın çiftçilerimize ne yazık ki sosyal güvenceleri sağlanamıyor, güvencesiz bir şekilde çalışmak zorunda kalıyorlar. 957 bin kadın çiftçimiz var, bunun sadece 105 bininin sosyal güvencesi sağlanmış durumda yani 100 kadının 89'u güvencesiz bir şekilde çalışmak zorunda bırakılıyor. Çiftçilerimizin yaş ortalaması 59, genç oranı sadece yüzde 5. Tarımda çiftçilerimize umut veremediğimiz için gençlerimiz tarımdan uzaklaşmış durumda. 50 yaş üzerindeki çiftçinin oranı yüzde 70. Kadınlarımızın hakkını vermiyorsunuz, gençlerimize umut vermiyorsunuz, tarımın geleceğini yok ettiğinizin farkında mısınız, iktidar sıralarına soruyorum?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SERKAN SARI (Balıkesir)Biz burada çağrıda bulunmuştuk Cumhuriyet Halk Partisi olarak: Kadınlarımızın ve gençlerimizin sosyal güvenlik primi devlet tarafından karşılanmalı, köye dönüşü hep birlikte teşvik etmeliyiz, köyde yaşayan gençlerimize, kadınlara, emek veren emekçilerimize destek olmalıyız ama iktidar, desteği sadece yandaşlarının rantına sağlamakta. Bu sebeple de ne yazık ki çiftçilerimiz her geçen gün mağdur oluyor.
Zeytin üreticisi... Balıkesir'de bölgemize gittiğimizde bir zeytin üreticisinin isyanıyla karşı karşıya kaldım. 75 liraya mal olan zeytin bugün 25 liraya satılmak durumunda. Bu nasıl bir mantıktır? Bu, çiftçiye zulmetmektir. İlk önce heyecanlandılar hasatlar arttı, verim arttı bu sene diye ama karşılaştıkları rakam karşısında dalında bırakmak zorunda kalıyorlar; 20 lira olan toplama maliyetini dahi karşılayamıyorlar.
Tek sorun tabii ki zeytinde değil; buğdayda, çeltikte aynı sorunları yaşıyoruz. Çeltiğin 45, 46, 47 lira maliyeti olmasına rağmen 32 liraya satılmak durumunda kalıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANLütfen tamamlayın.
SERKAN SARI (Balıkesir)Çeltikçi zararda, hububat üreten vatandaş zararda, buğday üreticimiz zararda ve sonuç itibarıyla da geldiğimiz noktada iktidarın bu tarım politikaları tarımdaki istihsalin ne kadar düştüğünü hepimize gösteriyor. Şu anda, tarımda son yirmi beş yılda 3,2 milyon vatandaşımız -yaklaşık 7,8 milyondan 4,6 milyona- tarım sektöründeki tarım işçiliğinden vazgeçmiş durumda. Güvence yok, gelir yok, destek yok, arkasında ona sahip çıkacak bir iktidar yok; o yüzden, tarımdaki çöküşün sebebi, AKP iktidarının tarım politikalarının ta kendisidir.
Dertler bitmiyor, süre sınırlı.
Bugün 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler Günü. Beyaz baston, görme engelli vatandaşlarımızın bağımsızlığının, özgürlüğünün ve güvenli yaşamın hakkının simgesi ama ne yazık ki engelli vatandaşlarımızın hak mahrumiyetlerini hep birlikte...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 15 Ekim 2026