İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 105. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Mayıs 2008 · 446 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sevahir Bayındır, 15 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)); konuşma 446 kelime.
Sevahir Bayındır (Şırnak). “İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2008-05-15-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hemşireler Günü ile ilgili gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tarihten bugüne kadınlar bilimde, teknikte önemli roller oynamıştır ve tarihin başlangıcı bilge kadınlarla anılır. Sonraki süreçlerde erkek egemen zihniyetin iktidarlaşmasıyla birlikte ne yazık ki kadının bilimle, yaşamla, üretimle, yaratıcılıkla bağı koparılmıştır. Hemşirelik mesleği de… Bilge kadınlar tıp alanında, tedavi anlamında, sağlık anlamında önemli bir misyonu gerçekleştirmişlerdir ve bu nedenledir ki Orta Çağda kadınlar okula gitmemelerine rağmen pek çok hastalığı iyileştirdikleri için hep şöyle ele alınmış: Okullardan mezun olanlar bu kadar bilgiye sahip değillerse, bu kadınlar bu kadar bilgiye sahiplerse bunda bir iş var deyip “cadı” olarak tanımlanmışlardır. Yani “şeytanın arkadaşı” diye tanımlanarak kadınlar katledilmiştir ve Avrupa coğrafyasında yüz binleri aşan kadın katliamlarına yol açmışlardır.
Kadın, toplumsal statüde iş-rol paylaşımında ilerleyen modern süreçte yine hep ikincil planda tutulmuştur ya da sadece hizmet çalışmalarıyla sınırlandırılmıştır.
Modern hemşirelik İtalya’da Florence Nightingale öncülüğünde 1842 yılında açılan okulla başlar. Türkiye’de ise 1911 yılında Hilali Ahmer Cemiyeti aracılığıyla kurslar başlatılır. Bu kurslardan mezun olan hemşireler Balkan Savaşlarında ve Birinci Dünya Savaşı’nda hasta ve yaralı askerlerin tedavisine başlarlar.
Tabii hemşirelik mesleği bu toplumsal değer yargılarının ve yönelimlerin baskısı altında ve bu iş bölümüyle modern yaşamda da çalışmaya başlarken pek çok sıkıntıyla karşılaşır. Her şeyden önce cinsiyetçi bir yaklaşım ve yönelimin hedefi hâline gelirler. Dolayısıyla sağlık bugünkü anlamda daha çok hekimlik hiyerarşisiyle tanımlanır ve sağlık bir ekip işi, bir ortak iş paylaşımı olarak ele alınmaz. Ne yazık ki erkek ve meslek statüsünden kaynaklı, hastanelerde hekim hiyerarşisinin altında diğer meslekler görülmez ya da değişik statülerde çalıştırılmaya çalışılmaktadır.
Bu statülerin, yani hemşirelik mesleğinin hem yüksekokul temelinde bir statüye kavuşturulması için… İşte 40’lı yıllardan başlayan üniversite mezunları var ama ne yazık ki hâlâ sağlık meslek liseleri düzeyinde de eğitim verilmektedir. Birinci anlamda, yani mesleki anlamda hemşireliğin eğitiminin yarattığı bu ayrımcılık ve erken mesleğe başlamanın yarattığı sorunlar var. Diğer bir yönü de yasalarda meslek statüsünün tanımlanmaması eksikliği var. Bir yıl önce bu meslek statüsünün tanımlanması yasal anlamda belli oranda giderilse de ama buna uygun yönetmeliğin çıkarılmaması hâlâ meslekte yaşanan, işte hemşireliğin dışında her türlü çalışma alanında -laborant olarak- değişik değişik meslek işlerini yapıyor pozisyonundadır.
Bu nedenle, Hemşirelik Haftası nedeniyle bu kürsüden hem Hemşireler Günü’nü kutlamak istiyorum hem de hemşirelerin hakikaten sadece “kutsal, melek” tanımlamasının ötesinde bu tanımlamayla neredeyse linç eden, sosyal yaşamı altüst olmuş, ağır yaşam koşulları reva görülmüş… Yani kutsallığın yanında bu muamele tezattır. Bu tezadın acil bir şekilde giderilmesi gerekiyor. Bunun için hemşirelik mesleğinin yönetmeliğinin bir an önce çıkarılması, ILO sözleşmelerine göre sağlık çalışanlarının haftada en fazla otuz beş saat çalışması öngörülüyor. Ama, ne yazık ki bugün bakıyoruz sağlık personeli, özellikle bunun içinde de hemşireler haftada doksan, yüz küsur saat çalışmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 15 Mayıs 2008