Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)
Adıyaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 85. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Nisan 2010 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şevket Köse (CHP), 13 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:487)); konuşma 531 kelime.
Şevket Köse (CHP, Adıyaman). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevket-kose-23-2010-04-13-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz değişiklik teklifi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, vakıf üniversiteleri akademik kadro ihtiyacını devlet üniversitelerinin akademik kadrolarından karşılamaktadır ancak akademik kadrolarda da bir dizi sorun yaşanmaktadır. Özellikle asistan kadrolarında, geçtiğimiz yıl YÖK’ün çıkardığı yönetmelikle tam bir kıyım yaşanmaktadır. YÖK tarafından, üniversite araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran ve onları sözleşmeli hâle getiren bir sistem ortaya konuldu. Yani yapılan düzenlemeyle, doktora çalışmalarının bitiminde asistanların üniversiteyle ilişkileri kesilmektedir. Daha önce gerekli akademik ölçütlere sahip oldukları sürece yükselme yolları açıktı. Bu düzenlemeyle, doktorasını bitiren asistanlar kapının önüne konulmaktadır. Üzüntüyle belirtmeliyim ki bütün bunlar “reform” adı altında gerçekleştirilmektedir.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde 3 milyona yakın öğrenciye hizmet eden 100 bin öğretim üyesi bulunmaktadır. Eğitim sistemimizin kalitesi, üniversitelilik oranımız, üretilen bilimsel eser sayımız ortadadır. Siyasi yatırım olsun diye gerekli ölçütleri yerine getirmeyen her yere üniversite kurulması yeni tabela üniversiteleri oluşturmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Nitelikli kadroların yetiştirilmesi gerekmektedir ancak bu, tasarruf etmek adına üniversitelerde ana bilim dallarının kapatılmasıyla olacak bir şey değildir. “Reform yapıyoruz.” diye geçtiğimiz yıl YÖK’ün talimatıyla birçok üniversitede de bölümler kapatılmıştır, asistanlar güvencesiz ve sözleşmeli personel hâline getirilmiştir.
Değerli arkadaşlar, öğretim görevlilerinin ellerinden güvencelerini alırsanız özerkliklerini de alırsınız ve sonuçta bu üniversiteleri bilim üretmeyen yerler hâline getirmiş olursunuz. Bu durum geleceğimiz açısından hiç de olumlu bir manzara değildir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır idari ve bilimsel anlamda özerk üniversite için çaba gösteriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak özerkliğin üniversiteler için olmazsa olmaz bir kavram olduğunu anlatıyoruz. Ancak, yıllardır bu YÖK rezaletiyle karşı karşıyayız. Hükûmetin uzantısı gibi davranan bir yükseköğretim kurumu, üniversitelerimizin üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır. YÖK bugün bir kadrolaşma aracıdır. AKP Hükûmeti, YÖK eliyle üniversiteleri ele geçirmek telaşındadır. Öğretim üyelerinin oylarıyla birinci sıraya yerleşmiş aday yok sayılmakta üçüncü sırada en az oy alan aday rektör yapılmaktadır ve ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı sanki bu kadrolaşmanın onay makamı hâline gelmiştir. Bu koşullarda bilimsel ve idari özerklikten söz etmemiz mümkün değildir.
Sayın milletvekilleri, üniversite sistemimizi YÖK kamburundan mutlaka kurtarmak zorundayız. Bakınız, AKP iktidara geldiğinde YÖK’ten şikâyetçiydi. Ne zaman YÖK Başkanı kendilerine benzeyen, talimatla iş yapan birisi oldu ve o zaman AKP’nin şikâyetleri anında bitiverdi. Sekiz yıl önce şikâyet ettikleri YÖK kadrolaşma aracı hâline gelince ve istediklerini de yerine getirince sorun ortadan kalktı.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde eğitim kalitesinin yükseltilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak, gösterilen her türlü çabayı destekliyoruz. Okullarımızın sayısının artması ve üniversite mezunlarının sayısının da artması elbette sevindiricidir. Ancak bu yapılırken kalite faktörü göz ardı edilmemelidir.
Bakın, bugün kurulan pek çok üniversite hâlâ gerekli akademik kadrolardan ve gerekli donanımdan yoksundur. Tabela üniversitesi yaratmak ülkemizin eğitim sorunlarına çözüm üretmemektedir ve eğitim kalitesini de artırmamaktadır, netice itibarıyla, sistemin sorunlarını daha da derinleştirmektedir. Bu konuda ihtiyaçları doğrudan saptamak ve yönelik planlamaları yapmak gerekmektedir. “Ben yaptım, oldu.” mantığıyla, “Şuraya da bir üniversite kuralım, şurada az oy aldık, oraya da bir tane kuralım.” mantığıyla üniversite kurulamaz. Hedefimiz, yaşadığımız sorunlara doğru çözümler üretecek, nitelikli, çağın gereklerine uygun, eğitilmiş kuşaklar yaratmak zorundayız. Bunun olmadığı koşulda çok sayıda üniversite olan ama bilimsel kabul görmeyen, eser üretmeyen bir ülke durumuna geliriz. Bu konuda kaygılarımızı iletiyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak.
Kurulacak olan vakıf üniversitelerinin ülkemize yararlı olmasını, her şeye rağmen hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 13 Nisan 2010