Azerbaycan Hava Yollarına ait uçağın düşmesine, açıklanan asgari ücrete, dezenflasyon programına, Suriye politikalarına, cezaevlerindeki uygulamalara ve Muş Valisi Avni Çakır’a ilişkin açıklaması
Muş Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 42. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Aralık 2024 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Sezai Temelli (DEM Parti), 25 Aralık 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Azerbaycan Hava Yollarına ait uçağın düşmesine, açıklanan asgari ücrete, dezenflasyon programına, Suriye politikalarına, cezaevlerindeki uygulamalara ve Muş Valisi Avni Çakır’a ilişkin açıklaması); konuşma 562 kelime.
Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Azerbaycan Hava Yollarına ait uçağın düşmesine, açıklanan asgari ücrete, dezenflasyon programına, Suriye politikalarına, cezaevlerindeki uygulamalara ve Muş Valisi Avni Çakır’a ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2024-12-25-azerbaycan-hava-yollarina-ait-ucagin-dusmesine-aciklanan-asgari-ucret (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=131212
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SEZAİ TEMELLİ (Muş)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Azerbaycan Hava Yollarına ait uçak kazasında yaşamını yitirenlere biz de rahmet diliyoruz, yaralılara geçmiş olsun diyoruz; gerçekten elim bir kaza. Balıkesir'deki kazada da 8 öğrencimiz ağır yaralı, onlara da geçmiş olsun diyoruz; umarız bir an önce tedavileri tamamlanır ve sağlıklarına kavuşurlar.
Evet, bugün için en önemli sorun dün açıklanan asgari ücrettir. Bu sorun, 2025 yılının nasıl geçeceğini bize gösteriyor. 2025 yılı, 2024'ten çok daha kötü geçecek. Emekçiler için bunun nasıl sonuçları olacağı bu açıklanan asgari ücretle aslında ortaya konulmuştur.
Bakın, ekonomi programını dile getirirken hep bir kavram kullanılıyor: "Dezenflasyon" Bu programın adı "dezenflasyon programı"dır. Kime dezenflasyon, kime enflasyon? Servet sahiplerine yüzde 50 faiz verirken dezenflasyon, asgari ücretliye enflasyonun altında zam yaparken enflasyon, öyle mi? Dolayısıyla kim bu enflasyon döneminden kazançlı çıkıyor? Servet sahipleri çünkü enflasyonun üzerinde artı bir faiz geliri elde ederek servetlerine servet katıyorlar. İşte, o, servetlerine servet katanlar, kârlarına kâr katanlar enflasyona neden olurken enflasyonun mağdurları, aldıkları bu ücretle aslında tüm bu maliyete, toplumsal maliyete katlanmaya devam ediyorlar. Bu maliyetin adı "sefalet"tir, bu maliyetin adı "yoksulluk"tur. Dolayısıyla bu program, bu anlamıyla halka zulüm programıdır. Ekonomik bir şiddetin geçerli olduğu bir süreci yaşıyoruz ve bu şiddetin mağdurları emekçilerdir. Dolayısıyla sizin dezenflasyon programınız iflas etmiş bir programdır, zaten başından yanlış bir programdı. Bunun böyle sürdürülebilmesi mümkün değil, mümkün olmadığını da gördük. Açıkladığınız asgari ücret, zaten aslında tükenmiş bir programın dile gelmesinden başka bir şey değildir.
Şimdi, emekli maaşları gelecek, emekli maaşlarında da aynı tabloyu göreceğiz; kamu emekçilerine zam gelecek, yine aynı tabloyu göreceğiz. Sizi artık TÜİK bile kurtaramıyor. Her türlü yalanla bir sene idare ettiniz, işte sonuç ortada. "Hayat pahalılığı ve enflasyon en büyük sorunumuzdur." diyen Hazine ve Maliye Bakanı aslında programının neden iflas ettiğini de dile getirmiş oldu. Dolayısıyla biz kendisini istifaya davet ediyoruz. Birisi bu sorumluluğu taşımak zorundadır. Dolayısıyla sizin bir buçuk yıldır uyguladığınız program sonucunda ortada bu tablo varsa demek ki bunun bir sorumlusu da olmak zorundadır. Tabii, sadece Hazine ve Maliye Bakanı mı sorumlu? Hayır, topyekûn iktidar sorumlu. İktidar bu yanlış politikalarında devam ettiği sürece aslında bu krizlerden çıkmak mümkün değildir.
Bugün bir kez daha Suriye'ye dair yaklaşımları dinledik, Cumhurbaşkanı dile getirdi. Suriye'ye bu türden bir yaklaşımla devam ederseniz ne bu ekonomiyi düzeltebilirsiniz ne Türkiye'deki siyasi krizi engelleyebilirsiniz ne de Suriye'de bir çözüme ortak olabilirsiniz. Suriye'ye parçalı yaklaşım değil bütünlüklü bir yaklaşım gerekiyor, Suriye demografisini anlamak gerekiyor. Oradaki nüfusun yüzde 30'undan fazlası Kürtlerden oluşurken Kürtleri yok sayan bir yerden, Suriye'nin tek bir bölgesine odaklanıp geçmişin hatalarından ders çıkarmadan, bir barış siyaseti ve demokratik Suriye çözümünü dile getirmeden yol almak mümkün değil; hem Suriye için mümkün değil hem de bunun maliyetinin bu ülke tarafından taşınması artık mümkün değil.
Sizin maceracı Suriye politikalarınızın maliyetine emekçiler artık katlanamayacak. 22 bin liralık asgari ücret aslında bu maliyetin yansımasıdır. On yıldır sürdürmüş olduğunuz yanlış politikalar geldi, işte duvara çarptı. Bu duvara çarpmanın sonucunda hâlâ emekçilere bu maliyeti yüklemeye çalışmanız vicdanen kabul edilebilir değildir. Bu siyaset değildir, bu maceracılıktır ve buna artık son verme zamanı gelmiştir; topyekûn barış, topyekûn demokratikleşme, topyekûn bir hak mücadelesi zamanıdır. Bu mücadeleyi hep birlikte vereceğiz hem Suriye halkları için hem Türkiye halkları için. Topyekûn barış ve demokrasi için aslında tarihin bize sunduğu fırsatlar vardır. Gelin, bu fırsatları doğru bir yerden değerlendirelim. Gelin, barışta siyaseti hâkim kılalım hem Suriye halkları için ama öncelikle de Türkiye halkları için bu zulüm, şiddet düzenine hep birlikte son verelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 25 Aralık 2024