Genel kadro ve usulü hakkında (s.s.1344)
Kastamonu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 72. Birleşim · 5. yasama yılı · 7 Mart 2007 · 1.606 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sinan Özkan (AK Parti), 7 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA (S.S.1344)); konuşma 1.606 kelime.
Sinan Özkan (AK Parti, Kastamonu). “Genel kadro ve usulü hakkında (s.s.1344)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 7 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sinan-ozkan-22-2007-03-07-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-s-s-1344 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b072/tbmm221490720260.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA SİNAN ÖZKAN (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Emniyet Genel Müdürlüğüne Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın geneli üzerinde AK Parti Grubu adına söz aldım. Konuşmamın başında, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (x) 1344 S. Sayılı Basmayan Tutanağa eklidir. Üzerinde görüştüğümüz kanun tasarısı, 20 bin polis memuru kadrosu ihdasını öngören bir düzenlemedir. Bu tasarı sizlerin oylarıyla kabul edilip kanunlaştığında, Emniyet Genel Müdürlüğünün personel sıkıntısı önemli ölçüde ortadan kalkacaktır. Boşalan kadroların doldurulmasına ilaveten, 20 bin yeni kadronun önümüzdeki dönem içerisinde doldurulması hem emniyet teşkilatımızda ciddi bir rahatlama sağlayacak hem de asayişin temini, suç ve suçlularla mücadele konularında önemli bir ilerleme sağlanmasına yol açacaktır.
Böyle bir düzenlemeye, yani, polis memuru sayısının artırılmasına olan ihtiyaç hepimizin malumudur. Zira, ülkemizin sosyal ve ekonomik yönlerden gelişmesi, yeni yerleşim birimlerinin kurulması, mevcut yerleşim bölgelerindeki nüfus artışı ve mülki yapılanmada meydana gelen değişikliklerle birlikte, jandarma sorumluluk bölgesinde bulunan yerleşim bölgelerinin polis sorumluluk bölgelerine devredilmesi gibi nedenler, emniyet teşkilatının iş yükünü ve personel ihtiyacını sürekli artırmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2000 yılında ülkemizin nüfusu 67 milyon 800 bin iken, bu sayının bugün 73 milyona çıktığı tahmin edilmektedir. Kent ve kırsal kesim nüfus değişim eğilimi kentlere akış yönündedir. 2000 yılında polis bölgesindeki nüfus yaklaşık 43 milyon 500 bin iken, bugün, bu, yüzde 13,8 oranında artarak, 49 milyon 500 bine çıkmıştır.
Avrupa Birliğine üye ülkelerde ortalama 250 kişiye 1 polis düşmekteyken, ülkemizde polis sayısı 167 bin olup, 1 polis 300 kişiye hizmet vermektedir. Avrupa Birliği standartlarına göre bu sayının yetersiz olduğu bir gerçektir. Avrupa Birliği ülkelerindeki 250 kişiye 1 polis standardı dikkate alındığında, bugün olması gereken polis sayısı 198 bin, 2009 yılında 210 bin, 2012 yılında ise 220 bin şeklindedir. Yani, bu düzenlemeyle 20 bin polis memuru kadrosu ihdas edilip, alındığında, bu standarda, bugün itibarıyla önemli ölçüde yaklaşmış olacağız.
Değerli milletvekilleri, Hükümetimiz, göreve geldiği tarihten bugüne kadar her yıl polis memuru sayısını artırmış, buna dönük eğitim altyapısını kurma konusunda önemli adımlar atmıştır. 2002 yılı sonunda, yani, AK Parti İktidarı başında ülkemizde polis memuru sayısı 155 bin civarında iken, bugün, hâlihazırda bu sayı 167 bindir. Yani, dört yıl zarfında ülkemizde polis memuru sayısı 12 bin artmıştır.
Artan personel açığının kısa sürede giderilebilmesi ve ideal personel sayılarına ulaşmak amacıyla, Bakanlar Kurulunun 2003 yılında aldığı bir kararla, polis meslek yüksekokulu sayısı 20'den 27'ye çıkarılmıştır. 2003 yılında 4.630 mezun veren polis meslek yüksekokulları, bugün 6.367 polis memuru mezun verir hâle gelmiştir.
Emniyet teşkilatının polis memuru sayısının artırılmasına yönelik en önemli çalışma ise, yine bizim dönemimizde, 26/4/2005 tarih ve 5336 sayılı Kanun'la polis meslek eğitim merkezi müdürlüklerinin açılmasıdır. Bu kapsamda 9 tane polis meslek eğitim merkezi müdürlüğü faaliyete geçmiştir. 2006 yılı sonu itibarıyla bu okullardan toplam 7.050 polis memuru mezun olmuş, önümüzdeki dönemlerde ise yıllık ortalama 7.500 polis memurunun mezun olması planlanmıştır.
Üniversitelerin dört yıllık fakülte ve yüksekokullarından mezun olanların başvurabildiği polis meslek eğitim merkezi müdürlükleriyle birlikte emniyet teşkilatımızın genel eğitim seviyesinde ve niteliğinde ciddi bir artış yaşanmaktadır.
Bunun yanı sıra, emniyet teşkilatı personelinin eğitim seviyesinin yükseltilmesi amacıyla, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesiyle yapılan protokol çerçevesinde emniyet teşkilatı personelinin en az iki yıllık ön lisans programı mezunu olması amaçlanmış ve bugüne kadar 87.317 personel -ki, bu, toplam personelin yüzde 48'ine tekabül etmektedir- programa kayıt yaptırmış, bunlardan 24.876'sı da mezun olmuştur.
Emniyet teşkilatı personelinin 2001-2006 yılları arasındaki eğitim seviyesine bakıldığında ortaokul ve lise mezunlarının sayısının düştüğü, ön lisans ve lisans mezunlarının sayısında da artış olduğu görülmektedir. Bu yıllar arasında, yani 2001-2006 yılları arasında ön lisans mezunlarının oranı yüzde 7,94'ten yüzde 38,93'e, lisans mezunlarının oranı ise yüzde 9'dan yüzde 16,27'ye yükselmiştir.
Hülasa, 2003 yılından beri, Hükümetimiz döneminde emniyet teşkilatımızın hem personel yönünden ciddi şekilde güçlendirildiği hem de personel kalitesinin artırılmasına dönük ciddi adımların atıldığı ortadadır. Bu tasarıyla hedeflenen 20 bin yeni polis memuru kadrosunun ihdası ve bu sayıda memurun istihdamıyla da, güvenlik hizmetlerinin iyileştirilmesine ciddi katkıda bulunulacak ve polislerin daha iyi şartlarda hizmet vermesi temin edilecektir.
Günümüz şartlarında suçlar çeşitlenmiş, suçların işlenişinde teknoloji çok yoğun biçimde kullanılır olmuştur. İşte bu noktada, teknolojiyi kullanan, özellikle bilişim teknolojisini iyi kullanan suçlular ve organize suç örgütleriyle mücadele etmek ve bu mücadeleyi etkin şekilde gerçekleştirip netice almak için, polisimizin, emniyet teşkilatı personelimizin bu teknolojiyi kullanabilecek yeterlilikte eğitilmesi, personel kalitesinin artırılması son derece önemlidir. İşte, suç ve suçlulukla mücadelede bilişim ve iletişim teknolojilerinin kullanılması ve alan hâkimiyetinin sağlanması gerekmektedir.
Bu dört yıllık AK Parti İktidarı döneminde, personel sayısının artırılması yanında personel kalitesinin artırılmasına da en az onun kadar önem verilmiş, polisin hizmet içi eğitim faaliyetleri artırılmış, göreviyle ilgili konularda polisimizin teknolojiyi kullanması için hem bunun altyapısı oluşturulmuş hem de personel, bu teknolojiyi kullanabilecek şekilde yetiştirilmiştir.
Bu kapsamda, bilişim teknolojilerini kullanarak suç ve suçluluğun azaltılması amacıyla önemli projeler hayata geçirilmiştir. İlk olarak İstanbul'da uygulamaya başlanan MOBESE Projesi diğer illere de yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. 2007 yılı içinde on altı ilimizde bu sistemin kurulması hedeflenmektedir. Suçla mücadele ve suçluların tespitinde çok önemli bir projedir. Hrant Dink cinayeti failinin de MOBESE kameralarının görüntüleri incelenerek tespit edildiği hatırlanırsa bu projenin önemi daha iyi anlaşılabilir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu an Genel Kurulda görüştüğümüz tasarı ile 20 bin yeni polis memurunun emniyet teşkilatı saflarına katılmasının, bu yolla ülkemizde asayiş ve güvenliğin daha arzulanan seviyeye çıkarılmasının yolu açılmaktadır. Bu şekilde, hem 20 bin kadar gencimize kamuda istihdam imkânı sağlanacak hem de toplumumuzu huzursuz eden, rahatsız eden, gasp, kapkaç ve benzeri suçlarla, terörle ve organize suçlarla daha etkin mücadele edilebilecektir. Burada hedeflenen elbette ki budur. Ancak, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülerek kabul edilen tasarıya komisyonun Cumhuriyet Halk Partili üyeleri muhalefet şerhi koymuşlar ve olumsuz oy kullanmışlardır. Emniyet teşkilatımızın personel ihtiyacı bu kadar fazla iken ve Cumhuriyet Halk Partili sayın milletvekilleri de bunu ifade ediyor iken, 20 bin polis memuru kadrosu ihdas eden, emniyet teşkilatımızı güçlendiren, suç ve suçluyla mücadelede önemli bir adım anlamı taşıyan ve bunun dışında hiçbir düzenleme getirmeyen böyle bir kanun tasarısına ana muhalefet partisine mensup milletvekillerinin karşı çıkmasının altında yatan mantığı anlamak gerçekten çok zordur. Gerçi, muhalefet şerhi okunduğunda, buna dair bazı sözüm ona çekincelerini satır aralarında ifade etmişler. Şöyle deniliyor ayrışık oy yazısında: "AK Parti Hükümeti, polis atamalarında, cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmeyi ve yozlaştırmayı hedef alan bir kadrolaşma süreci başlatmıştır." Bu ifade üzerine söylenebilecek tek bir şey olabilir: El insaf! Çünkü, polis memurları polis meslek yüksekokullarına eskiden olduğu gibi yine ÖSYM'nin yaptığı merkezî yerleştirme sınavı, yani üniversite sınavı olarak bilinen ÖSS sınavında alınan puanlar esas alınarak kabul edilmekte, bunun yanında, boy, kilo gibi mesleğin gerektirdiği birtakım şartlar da tabii olarak aranmaktadır. Yani, bizden önce usul neyse, bizim dönemimizde de usul aynen devam etmektedir. Oraya alınan gençlerimizin hepsi de bu memleketin evlatlarıdır. Bizim için, taşıdıkları düşünce, siyasi görüş de önemli değildir. Önemli olan, bunların devlet ve milletlerine bağlılıkları ve görevlerinin gerektirdiği niteliklere sahip olmalarıdır. Bunun ötesinde, bizim, hiç kimsenin kafasının içiyle ya da iç dünyasıyla ilgili bir kehanette bulunma gibi bir niyetimiz yoktur, olamaz da. Her yıl alınan binlerce öğrencinin siyasi görüşünü tespit etmek de zaten mümkün değildir. Bu önemli de değildir. Bizim için, AK Parti için önemli değildir, ama, öyle anlaşılıyor ki, Cumhuriyet Halk Partisi için bu gayet önemli. Herhalde, aradan on yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, "Kendi teşkilatımın mensuplarını almayıp da filanca partilileri mi alacaktım?" diyebilen bir Adalet Bakanının zihniyetini aynen taşımaya devam ediyorlar.
HALUK KOÇ (Samsun)Siz hâlâ problem çıkmasını mı istiyorsunuz değerli kardeşim?
SİNAN ÖZKAN (Devamla)Ama, arkadaşlar, bu zihniyeti, bu anlayışı terk etmemizin zamanı geldi de geçiyor.
HALUK KOÇ (Samsun)Sen, sen, sen... Hâlâ problem çıkarmak istiyor musunuz?
SİNAN ÖZKAN (Devamla)Bu asılsız kadrolaşma iddialarını o kadar yoğunlaşırdınız ki, tamamen objektif kriterlere göre...
HALUK KOÇ (Samsun)Germeyin! Akıl var, mantık var. Mutabakata varıldı. Elindeki yazıyı okuyacağına aklından konuş!
SİNAN ÖZKAN (Devamla)...ya da "kamu personeli seçme sınavı" adı verilen merkezî bir sınavla kamuya alınan gençlerimiz de, artık, bilin ki, bu asılsız iddia ve isnatlarınızdan rahatsız olmaya başladı.
Soruyorum sizlere: Ne demektir AK Parti Hükümeti polis atamalarında cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmeyi veya yozlaştırmayı hedef alan bir kadrolaşma süreci başlatmıştır? Emniyet teşkilatına bu iktidar döneminde alınanlar cumhuriyet düşmanı mıdır? Alınırken özel olarak mı seçilmiştir? Hedefleri demokrasiyi, laikliği, sosyal hukuk devletini ortadan kaldırmak mıdır?
HALUK KOÇ (Samsun)Bana dön de küfür et, bana dön!
SİNAN ÖZKAN (Devamla)Böylesine, akıl dışı, mantık dışı, insanları töhmet altında bırakan böylesine bir iddiayı, iftirayı sırf siyaset yapma adına nasıl ortaya atarsınız?
Değerli milletvekilleri, milletimiz için, memleketimiz için bugün de, gelecek yıllarda da en büyük ihtiyaç ve de sermaye huzur, hoşgörü ve güvendir. Bunları baltalayacak her türlü söylemden, tavır ve davranıştan uzak durmak da bu ülkenin yönetimine talip olan siyasetçilerin ve özellikle şu kutlu çatının altında temsil görevini yerine getiren milletvekillerinin görevidir, sorumluluğudur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; emniyet teşkilatımız, bu dönemde, her zamankinden daha etkin çalışmalarını yürütmüş, özellikle uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadelede önemli başarılara imza atmıştır. Ülkemizin geçmişine şöyle bir göz attığımızda, maalesef, kimin tarafından, ne amaçla işlendiği ilk bakışta belli olmayan, sadece ülke barışı ve huzurunu hedef alan bir seri cinayetin işlendiğini ve hiçbirinin failinin dahi yakalanamadığını, yani hemen hepsinin faili meçhul kaldığını görüyoruz. Son dört yıllık döneme baktığımızda ise, yine huzur ve istikrarı hedef alan birtakım hain saldırı ve cinayetlerin işlendiğini, ancak, öncekilerden farklı olarak, artık, bunların ya faillerinin hemen yakalandığını ya da bu menfur saldırıların henüz planlanma safhasında iyi bir istihbaratla tespit edilip, engellendiğini hepimiz biliyoruz, izliyoruz.
Bu noktada, ülkemizin ve milletimizin huzuru ve geleceği üzerinde oyun oynamak isteyen ve hain emeller besleyen birtakım çeteleri deşifre edip, devletimize ve milletimize çok büyük hizmetlerde bulunan emniyet teşkilatımıza, ben, bu vesileyle bir kere daha teşekkür ediyorum.
Netice olarak: Bu kanun tasarısı, 20 bin polis memuru kadrosunun ihdasını öngören bir tasarıdır. Emniyet teşkilatımızın personel açığını gidermek üzere hazırlanmış, önemli bir ihtiyacı karşılayacak olan bir düzenlemedir. Emniyet teşkilatımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 7 Mart 2007