İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · SALI

Anavatan partisi grup önerisinde

Sinan Özkan

Kastamonu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 99. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Mayıs 2006 · 1.073 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sinan Özkan (AK Parti), 9 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAVATAN PARTİSİ GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 1.073 kelime.

Sinan Özkan (AK Parti, Kastamonu). “Anavatan partisi grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sinan-ozkan-22-2006-05-09-anavatan-partisi-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SİNAN ÖZKAN (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anavatan Grubunun, terörün sebeplerinin tespiti ve ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 101, 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca genel görüşme açılması talebi ve buna ilişkin önerisi üzerinde, şahsî görüşlerimi ifade etmek üzere aleyhte söz aldım; sözlerimin başında, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini saygıyla selamlarım.

Terör, yıllardan beri, maalesef, ülkemizin enerjisini, kaynaklarını tüketen, daha da önemlisi, insanlarını, sivillerini ve güvenlik güçlerini kaybetmesine yol açan bir vakıadır. Bu, zaman zaman sağ-sol çatışması şeklinde ortaya çıkarken, bazen bölücü-yıkıcı terör olarak, bazen de etnik ayırımcılığa dayalı terör olarak karşımıza çıkmıştır. Ama, her zaman, ortaya çıktığı devrin ortamına göre, istismar edeceği şartları ve faktörleri iyi tespit etmiş, iyi seçmiş ve sonuna kadar da bunları kullanmış, sömürmüştür. Ancak, bu bölücü, yıkıcı unsurlarla, her zaman ve zeminde güvenlik güçlerimiz, en etkili şekilde mücadele etmişse de, terörün beslendiği şartların ortadan kaldırılması, üzerinde durduğu zeminin yok edilmesi konusunda yapılması gerekenler, yıllar yılı hükümetler tarafından belki iyi tespit edilememiş ve tabiri caizse, bataklık kurutulamamıştır.

Bugün üzerinde durduğumuz ve son günlerde çocuk ve bebeklere dönük melun eylemleriyle gerçek yüzünü bir kere daha gösteren PKK terörü için de geçmiş yıllara dönük olarak aynı şeyleri söyleyebiliriz. Zira, kanlı terör örgütünün bölge halkını istismar etmesinin, kandırmasının önüne geçmek için yapılması gerekenler yapılamamış, atılması gereken adımlar atılmamış, sivrisineklerin beslendiği bataklığı kurutma yerine, bu sivrisineklerle uğraşılagelmiştir. Şimdi, son dönemde artan terör olayları, beraberinde bazı tartışmaları da gündeme taşımıştır.

AK Parti Hükümetini sıfır terörle iktidara gelip, terör olaylarının, döneminde tırmandığı bir hükümet olarak lanse etmeye çalışanların da, meseleye artık bu kadar sathî, yüzeysel bakmayı bırakıp, objektif ve çok yönlü bakması, olayların çözümlenmesi açısından daha faydalı olur kanaatindeyim. Zira, bir meseleyi ortaya doğru koymazsanız varacağınız sonuç da sağlıklı olmayacaktır.

AK Partinin iktidara geldiği günden bugüne kadar, hiç kimsenin gözardı edemeyeceği kadar terörü bitirmeye, bataklığı kurutmaya dönük açık, net tavırları, ekonomik ve sosyal politikaları olmuştur. Biz, terörle mücadeleyi, daha önceki yıllarda olduğu gibi, yalnızca güvenlik güçlerimizin yürütmesi gereken bir görev olarak görmedik, yalnızca güvenlik güçlerimize havale edilmesi gereken bir vazife olarak addetmedik; siyasî iradenin de yapması gerekenler olduğunun şuurunda, terör örgütünün yıllardan beri istismar ettiği konuları ortadan kaldırmayı hedefledik ve buna dönük adımlar attık. Sağduyulu herkes, bu adımları, yapılanları izlemekte ve takdir etmektedir.

Nedir bu yapılanlar derseniz; her ne kadar, bunlar, herkesin malumları ise de, ben, anabaşlıklar halinde bunlara kısaca değinmek istiyorum:

Birincisi, terör örgütünün yıllardır istismar ettiği, politika malzemesi olarak kullandığı ekonomik geri kalmışlık ve ihmal edilmişliğin izleri silinmeye çalışıldı. 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşviki amacıyla çıkarılan Kanun, özellikle bu bölgemize canlılık kazandırmak için, yeni istihdam sahaları oluşturmak için, bölge insanımıza gelecekte iş sahaları açmak için, millî gelirden aldığı payı bu gelirle birlikte büyütmek için hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.

Değerli arkadaşlar, bunun meyveleri de yavaş yavaş alınmaya başlanmıştır. Sayın Başbakanımız, Diyarbakır'da 21 adet, Adıyaman'da 35 adet sanayi tesisinin açılışını henüz geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi.

İşte, güven ve istikrar ortamı sayesinde sağlanan her kolaylık ve teşvik neticesinde açılan her bir tesis terör örgütüne vurulan öldürücü bir darbedir. Bunları görmezden gelmeye de hiç kimsenin hakkı yoktur.

Yine, bölge insanımızın daha iyi şartlarda hayatını idame ettirebilmesi için, kırsal kesimde altyapı eksiklerinin giderilebilmesi amacıyla, Köye Destek Programı çerçevesinde, valilik ve kaymakamlıklara, köylere hizmet götürme birliklerine bu alanda bugüne kadar görülmemiş büyüklükte kaynaklar aktarılmıştır ve inşallah, iki yıl sonunda yolu ve şebekeli içme suyu olmayan köyümüz, diğer bölgelerimizde olduğu gibi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde de kalmayacaktır.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizdeki eğitim eksikliğini ve buna bağlı olumsuzlukları, ki, terörün en çok istifade ettiği faktör, bu cehalet ve eğitim eksikliğidir, bunu ortadan kaldırmak için, İktidarımız döneminde "haydi kızlar okula" kampanyası başlatılmış ve binlerce kız çocuğumuz bu kampanya kapsamında okula gönderilmiştir. Yine "eğitime yüzde yüz destek" kampanyasıyla bölgedeki okullaşma oranı artırılmış, ihtiyaç duyulan derslikler hızla inşa edilmiş, fizikî mekân sıkıntısı giderilmiştir.

Kısacası, terörü önleme yolunda çok önemli bir adım olduğu herkesçe bilinen, kabul edilen bölge insanının iyi eğitimi meselesinde önemli bir mesafe katedilmiştir.

Bunlara ilave olarak, bölge insanının kendi kültürünü daha rahat yaşaması ve yaşatması için, ifade hürriyetini de içine alacak şekilde, kendi dillerini öğrenmeleri için özel dil kursları, anadilde yayın imkânları sağlanmış, bu konular artık birer tabu olmaktan çıkarılmıştır. Terör örgütü ile bölge insanımız birbirinden çok iyi ayırt edilmiş, neticede, bu bölgede yaşayan, devletine sadık, ama, kendilerine yıllarca farklı gözle bakılan insanlarımıza geniş bir hak ve hürriyetler alanı açılmış, devletin kendilerine güvendiğini, değer verdiğini gören insanlarımız da hiçbir şekilde terör örgütüne destek olmamıştır. Bunun müşahhas örneklerini, son aylarda, özellikle nevruz kutlamaları sırasında terör örgütünün provokatif eylemlerine destek vermeyerek de göstermiştir.

İşte, bölücü terör örgütü, bu tabanı ve zemini kaybediyor olmanın şoku ve sıkıntısıyla son çırpınışlarını ortaya koymakta, hâlâ varlığını sürdürdüğünü ispat gayreti içine girmektedir. Son aylardaki olaylar işte bu ispat gayretleridir; yani, terörist ile masum halk artık birbirinden ayrılmıştır ve bölücü terör bundan böyle taban bulamayacaktır. Hükümetimizin bölgeye dönük ekonomik ve sosyal politikaları netice vermeye başlamıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de yaşanan olayların seyri iyi okunup, tahlil edilip sağlıklı bir biçimde ortaya konulmalıdır. Yoksa, terörü kökten ortadan kaldırma çabası içinde olan Hükümetimizin politikaları anlaşılamaz, ülkemiz kısır çekişmelerle vakit kaybetmeye devam eder. Hak ve hürriyetlerin alanı genişletilerek yeniden kazanılan bu ülkede tek vücut bir millet olmanın lezzetini almaya başlayan bu ülke insanı, yalnızca, bu barış ve huzur ortamının, bu istikrarın devamını arzu etmekte, yeni çalkantılara, istikrarsızlıklara tahammülü olmadığını, her fırsatta, değişik vesilelerle anlatmakta, ortaya koymaktadır.

Elbette, bunların yanında, terörle mücadele de aksatılmadan devam etmektedir, edecektir de. AK Parti İktidarı öncesinde nasıl güvenlik güçlerimiz terör ve terör örgütleriyle mücadele ettiyse, bu mücadele bu dönemde de eksilmeden devam etmektedir, edecektir.

Elbette ki burada bir zafiyet söz konusu değildir. Ancak, bu mücadele hukuk devletine yakışır şekilde olacaktır ve hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Terörle Mücadele Kanununda yapılan değişiklikler de hukuk devleti ilkesini zedelemeyecektir, zedelememelidir. Demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden asla taviz verilmemelidir. Zira, biz inanıyoruz ki, terör belasının kökünün kurutulmasının yegâne çözümü daha çok demokrasidir. Bu konuda, ilgili komisyonlarda ve Genel Kurulumuzda azamî itina gösterilecektir. Bugün, burada, genel görüşme talebiyle Genel Kurula gelen Anavatan Partisi Grubundaki değerli arkadaşlarımız da, Terörle Mücadele Kanununun hem komisyonlardaki hem de Genel Kuruldaki müzakereleri sırasında, terörün çözümüne ilişkin ortaya koyabilecekleri çözüm önerilerini, bu platformu iyi değerlendirerek, buralarda, elbette ki, sunabileceklerdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şayet bu terör belasının kalıcı olarak ortadan kaldırılması arzu ediliyorsa -ki, bundan hiçbirimizin şüphesi yoktur- gelin, bu konuyu burada konuşup, siyasî malzeme yapma teşebbüsünü bir tarafa bırakalım, Hükümetimizin ortaya koyduğu ve herkesin de uygulanmasında fayda gördüğü terörü bitirmeye ve bataklığı kurutmaya dönük sosyal ve ekonomik politikalara destek verelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 9 Mayıs 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook