İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Süleyman Latif Yunusoğlu

Trabzon Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 89. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Nisan 2008 · 568 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP), 10 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 568 kelime.

Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2008-04-10-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı kanun tasarısının 68’inci maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında görüşlerimizi arz etmek üzere huzurlarınızdayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının 68’inci maddesinde, aile hekimleri tarafından başlatılan sevk zincirine uygun olarak alınan sağlık hizmetlerinde belirtilen katılım paylarının üç yıl süreyle yüzde 50 oranında azaltılarak uygulanabileceği öngörülmektedir. Bizim önergemizde ise gelir düzeyi düşük olanlar için bu sürenin beş yıl süreyle yüzde 50 oranında uygulanması önerilmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre 12 milyon 930 bin yurttaşımız yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu mart başında kişi başına düşen geliri 5.480 dolar olarak açıklarken mart ayının ortasında 7.500 dolar, 31 Martta ise 9.333 dolar olarak açıklamıştır. Yani millî gelirimizde bir ayda 2 misline yakın bir artış olmuş. Bu tespit, Türkiye İstatistik Kurumunun rakamlarının ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koyması bakımından önemlidir.

2007 yılı içinde yeşil kart alan yurttaşlarımızın sayısı 16 milyon 400 binin üzerindeyken TÜİK tarafından açıklanan 533 YTL’nin altında gelirli kişi sayısı ise 12 milyon 930 bindir. Bu çelişki acaba neden kaynaklanmaktadır? Yeşil kart alabilmek için, mevcut uygulamada, aylık gelirin ya da aile içindeki gelir payının net asgari ücretin üçte 1’inden az olması gerekmektedir. Yeşil kart alma şartlarını da değiştiriyorsunuz ve zorlaştırıyorsunuz. Artık, kişinin geliri yanında taşınır ve taşınmaz malları ve bunlardan doğan hakları da dikkate alınacak. Bunun anlamı: Seçim dönemlerinde yeşil kartlı sayısı artacak, seçim sonrasında hızla azalacaktır. Katılım payı ödemelerinde vatandaşlarımızın sıkıntı yaşayacağı da açıktır.

Diğer taraftan, dün kabul edilen bir önergeyle, vatandaşlarımızın özel hastanelerden yararlanmaları durumunda tedavi için komisyon tarafından belirlenecek ücretin yüzde 100’üne kadar ek ödeme yapması kabul edilmiştir. Bu sistem içinde, katılım payını dahi ödemede zorluk çekmesi muhtemel vatandaşlarımızın özel hastanelere gitmesi hayaldir.

Hâl böyle iken Sayın Başbakan çıkacak ve ses düzeyi yüksek mikrofonlarda, bütün yurttaşlarımızın özel hastanelere gidebileceğini açıklayacaktır! Eskiden işçi, memur, BAĞ-KUR’lu ayrımı vardı; şimdi A grubu hastanelere gidebilenler, B grubu hastanelere gidebilenler ayrımı yapılacaktır. Hani siz hastaneleri birleştirdiğinizde SSK’lı, BAĞ-KUR’lu, memur ayrımını kaldırmakla övünüyordunuz? Şimdi, kişinin en temel insan hakkı olan sağlık hakkında bile ayrıma gidiyorsunuz. Parası olan nitelikli sağlık hizmeti almaya devam edecek, parası olmayan sürünecek. İşte Adalet ve Kalkınma Partisinin adaleti budur.

Dün bu görüşmeler yapılırken Sayın Bakan “Gerek işverenlerle gerek sivil toplum örgütleriyle gerek meslek odalarıyla gerek çalışanların temsilcileriyle mutabakata vardık, onlara zamanımı ayırdım, onları bıkmadan usanmadan dinledim.” dediler. Evet, doğrudur. Takip ediyoruz, Sayın Bakan bu grupların hepsiyle görüşmüştür. Dolayısıyla, kendisine müteşekkir olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ancak vakit ayırıp dinlemekten daha önemli olan, onların önerilerini dikkate alıp bu yasada gündeme getirmek ve onların önerilerini yerine getirmektir diye düşünüyorum.

Yine, bu kanunun üçüncü bölümü görüşülürken Adalet ve Kalkınma Partisinin sayın konuşmacısı burada sokak eylemlerinin çalışanlar ve temsilcileri tarafından yapılmasını haksızlık olarak niteledi “Ben de sokaktan geliyorum.” dedi. Ancak gerek çalışanlar ve gerek çalışanların temsilcileri bu kanunun ülkeyi sosyal kaosa götüreceğinden bahsediyor ve bu konuşmacı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Yunusoğlu.

SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Trabzon)… bu değerli arkadaşımız bize öyle bir devlet profili, sosyal devlet profili çizdi ki ben akşam yatağıma yatarken, acaba biz başka ülkelerden mi buraya geldik, Türkiye’de yaşamıyor muyuz diye kendimden şüphe etmeye başladım. Şimdi, aynı değerli arkadaşımız, burada sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirdiklerini ifade etmek suretiyle, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğuna gıda yardımı ve yakacak yardımı yaptıklarını söyledi. Peki, acaba bu ifadeler ile bize sosyal devleti mi anlattı, yoksa fakirleşen milletimizi mi anlattı?

Bu sorunun cevabını takdirlerinize sunuyor, önerimizin kabulü dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 10 Nisan 2008

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook