İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 76. BİRLEŞİM · SALI

Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s.s.580)

Süleyman Sarıbaş

Malatya Milletvekili ·

Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Mart 2005 · 434 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Sarıbaş, 29 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.580)); konuşma 434 kelime.

Süleyman Sarıbaş (Malatya). “Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s.s.580)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2005-03-29-siyasi-partiler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, görüşülmekte olan 580 sıra sayılı 2820 sayılı Yasanın geçici 16 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılmasına dair kanun teklifinin 1 inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, anlaşılan o ki, Mecliste grubu bulunan partilerimizin, kendilerinden başka partilerin devlet yardımı almasını, maalesef, hazmedemediği, maalesef, demokrasinin o bağlamda sesini kesmek üzere bir irade birliğine kavuştukları anlaşılmaktadır.

Ben, paranın miktarından, şundan bundan bahsetmeyeceğim; ben, başka bir şeyden bahsetmek istiyorum. Yani, size gelince, para almak demokrasinin mükâfatı, başkalarına gelince demokrasinin külfeti olarak anlaşılan zihniyetin burada sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.

Bir başka şey düşünüyorum. Her şeye el attınız; federasyonlara el attınız, odalara el attınız... Yani, siyasî partizanlığı bütün sivil toplum kuruluşlarının temeline kadar sokarken, hatta, bu sivil toplum kuruluşlarının başkanlarını "katillerinizi gidin siz bulun" diye aşağılarken, biz kimseye bir şey demedik; ama, bir siyasî partimiz -Parlamentoda olmayabilir- devlet yardımı alsın, başkalarına muhtaç olmasın, karaparaya bulaşmasın, demokrasi şeffaf ve temiz kalsın yollarını tıkadınız, tıkamak üzeresiniz daha doğrusu.

Şimdi, korkunun ecele hiç faydası yok. Bunlar geçmişte denendi; bu Parlamentoda olmayan partiler, geçmişte, bu tür seçim kanunlarında, Siyasî Partiler Kanununda her türlü denemeyi yaptılar ve yaptıkları her oyun ayaklarına dolandı. Şimdi, burada demokrasiyi asmaya, idam etmeye karar verdiniz. Cumhuriyet Halk Partililere soruyorum, bu nereden geldi diyorum, cellat AK Parti diyorlar; AK Partililere soruyorum, cellat Cumhuriyet Halk Partililer... Birlikte cellatlığa soyunduğunuza göre, demokrasiyi katletme noktasında birbirinize söyleyecek lafınız olmadığına göre, ben, artık, hiçbir şey söylemek zorunda değilim.

Değerli arkadaşlar, iktidarlar her rejimde var. Her rejimde iktidar var -bu kürsüden çok söylenen bir laf- muhalefet, sadece demokrasiyle yönetilen ülkelerde var. Şimdi, burada, Parlamentoda olmayan muhalefetin sesini kısmakla -biraz önce söyledim- onun yakıt parasını, elektrik parasını kesmekle, demokrasi adına hizmette bulunduğunuzu zannediyorsanız, hele bunu kendisini sosyal demokrat ifade eden bir partimizin teklifi olarak ele alıyorsanız, bundan üzüntü duyarım, hicap duyarım.

HARUN AKIN (Zonguldak)Yirmi sene soydunuz bu ülkeyi, konuşuyorsunuz.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Çoğulcu demokrasi farklı bir şey, temsilî demokrasi farklı bir şey. Mecliste temsilî demokrasi vardır. Halbuki, aslolan çoğulcu demokrasidir, bu Mecliste olmayanların da sesini duyurduğu demokrasidir.

Şimdi, yüzde 5 oy alanlara da, devlet desteği, oyuna göre ödensin dedik. Teklifimiz bu. Yani, yüzde 5 oyu, Türkiye şartlarında 2 000 000 oyu önemsemiyor musunuz?! 2 000 000 insanımız bu ülkenin insanı değil mi?! Tercihleri farklı diye onların teşkilatlarının sobaları yanmasın mı veya onların lambaları yanmasın mı diyorsunuz. (AK Parti sıralarından gürültüler)

Şimdi, dünün mağdurları, bugünün mağrurları olmayacak. Ne zaman mağdur olursunuz, ne zaman mağrur olursunuz, onu bilemem; ama, mağduriyet, her zaman, herkesin başına gelebilecek bir iş.

"Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var" diyorum ve hepinize saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mart 2005

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook