Çalışma saatleri ve konuları hk.
Malatya Milletvekili ·
Genel Kurul, 11. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Ekim 2005 · 903 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş, 25 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 903 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Malatya). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 25 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2005-10-25-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; AK Parti Grubunca verilen 1004 sıra sayılı Anayasa değişikliği teklifi üzerinde Anavatan Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce, benden önce konuşan AK Parti Grubu temsilcisi, sözlerini tamamlarken Cumhuriyet Halk Partisinden destek istedi; ama, Anavatan Partisinden böyle bir destek istemedi. Daha işin başında bizim desteğimize ihtiyaçları olmadığını çok açık bir şekilde ifade ettiler.
Ben, tabiî, işin esasına girmeyeceğim; çünkü, Sayın Maliye Bakanı Müsteşarının Anayasa Komisyonunda yaptığı konuşmada, bu düzenlemenin 2000 yılından beri tartışıldığını, hakikaten, ileri bir bütçe düzenlemesine önayak olacağını, bunun çağdaş ülkelerde olmazsa olmaz olduğunu, bütçe performanslarının artık üç yıllık öngörüyle Meclise sevk edilmesi gerektiğini, teknik bir olay olduğunu çok güzel bir şekilde izah etmiş ve 2000 yılından beri de bu çalışmanın devam ettiğini, yani, o gün, Maliye Bakanlığının Anavatan Partisinde olduğu günde dahi bu çalışmanın devam ettiğini, bugün, kürsülerde "biz, işte, üç yıllık bütçe getiriyoruz" diyenlerin, geçmişteki bu çalışmaları inkâr etmediklerini, edemeyecekleri de çok açık bir şekilde bu tutanaklarda yazılmış.
Değerli arkadaşlarım, bizim bu anayasa değişikliği teklifinin esasına dair bir itirazımız yok. Hakikaten, yapıcı muhalefet anlayışıyla bu anayasa değişikliği teklifinin, mutlaka, zarurî olarak, çağdaş bir bütçe uygulaması için gerekli olduğunu düşünen bir siyasî kadroyuz. Ancak, bizi esas üzen yapıcı muhalefet değil, yapıcı iktidarın olmayışıdır. Yani, kamuoyunda hep denir ya, bu iktidarın neden milletin hayrına getirdiği düzenlemelere muhalefet yapıcı olmaz. İşte, bugün, karşı karşıya olduğumuz sorun, muhalefetin yapıcı olmayışı değil, maalesef, iktidarın yapıcı olmayışıdır.
Nedenini açıklamak istiyorum; nedeni şu: Anavatan Partisi, 13 Ekim 2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde grup kurdu ve grup olduğuna dair resmî belgeyi Meclis Başkanlığına verdi. Tüzelkişilik olarak var. Anayasamızın 95 inci maddesi açık. Anayasamızın 95 inci maddesi diyor ki, Mecliste temsil edilen siyasî parti grupları, Meclisin her türlü faaliyetine katılmak zorundadır. Eğer, bu hususta İçtüzükle bir çelişki var ise, İçtüzüğü de buna göre düzenlemek zorundasınız. Yani, 13 Ekimde Anavatan Partisi tüzelkişilik olarak var, 17 Ekimde bu teklif, Meclis Başkanlığına veriliyor, 21 Ekimde de Plan ve Bütçe Komisyonu toplanıyor. Anavatan Partisi olarak biz bu teklifi bugün arkadaşlarımızdan aldık. Maalesef, İktidar Grubu bu teklifi bize resmen tebliğ etmedi.
Komisyonun çalışması Anayasaya aykırıdır. Komisyonun bu teklifi tartışması, Anayasanın 95 inci maddesine aykırıdır arkadaşlar. Komisyonun, bir siyasî parti grubunun Anayasanın amir hükmüne rağmen temsil edilmediği bir çalışmayı yapmasını, yani bir siyasî partinin o Meclis faaliyetine katılmamasını Anayasamız maalesef men ediyor. Şimdi, benim katılmadığım, Anayasa gereği toplanmaması gereken, benim temsil edilmediğim bir komisyon çalışmasının olmaması gereken bir durumda, daha başta usulen Anayasaya aykırı bir teklife kırmızı oy veya beyaz oy vermemin bir anlamı var mı? Yani, usulen Anayasaya aykırı yürütülen bir işlemi, bir hukukî eylemi, bir davranışı benden tasvip etmemi nasıl beklersiniz, işin esasını bir tarafa bırakalım ve Anayasa Komisyonu Başkanımız Sayın Burhan Kuzu Bey anayasa hukuku profesörü. Çıksın bu kürsüden "evet, siyasî parti grupları komisyonlarda temsil edilmeden de komisyonlar çalışır, Meclisin geleneklerinde bu vardır" desin. Var mı böyle bir şey? Var mı Sayın Hocam? Olması mümkün mü?
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Söyleyeceğim, söyleyeceğim. Sen tamamla da iki laf da ben edeceğim.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Benim katılmadığım, benim dahil edilmediğim, benim yok farz edildiğim… Esasını bir tarafa bırakın; esasını söylüyorum, milletin hayrınadır, olması gerekir, yapıcı muhalefet olarak buna destek olmamız gerekir; ama usulleri de iktidarın ayarlaması, Anayasaya aykırı işlem yapmaması gerekenin de iktidar olduğunu bu kürsüden milletin huzurunda haykırıyorum.
Anavatan Partisi grup kurduktan on gün sonra Anayasa Komisyonunda bir teklif tartışılıyor ve Anayasa hukuku Profesörü Sayın Başkan bir tüzelkişilik var ve temsil edilmesi gerekir. Aksi takdirde yaptığımız işlem Anayasaya aykırıdır, bunu yapamayız, bu Anayasaya açık aykırı, usule açık aykırı, bunu yapsak bile Anayasa Mahkemesinden döner, bunu yapsak bile Sayın Cumhurbaşkanından döner demiyor ve bir oldubittiyle, bir yaptım olduyla karşı karşıya olduğumuzu söylemek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, bundan vazgeçelim, yok saymaktan vazgeçelim. Anavatan Partisi burada gruptur ve Meclisin her faaliyetine katılacaktır, katılmak zorundadır. Aksi takdirde, yaptığınız bütün faaliyetler kadük kalır ve hangi oy çıkarsa çıksın bu uygulama Anayasanın 95 inci maddesine açık olarak aykırıdır. Bu yanlıştan dönün, yeniden komisyona çekilsin bu teklif, Anavatan Partisi o komisyonda temsil edilsin, hukuka uygunluk hali ortaya konsun ondan sonra gelelim milletin hayrına gördüğümüz bu teklife de burada oy verelim.
Şimdi, her şeyi meydanlarda konuşmak kolay, her şeyi meydanlarda yaptık oldu demek kolay; ama, Türkiye bir hukuk devleti, Türkiye bir anayasal hukuk devleti. Bu Anayasayı yapanlar, halkoylamasıyla halkın huzurundan geçirenler hukukun üstünlüğü ilkesinin daim olacağını da bu Anayasaya yazmışlar, 2 nci maddesinde var. Peki, yaptığınız iş daha başta hukuka aykırıysa, hukuksal hiçbir yönü yoksa, usulen hukuk çiğnenerek yapılmışsa, bunu da açık sözle burada söylüyorsam, bütün milletin huzurunda söylüyorsam, buna nasıl oy vereceğim ben. Öğlenki konuşmamda söyledim, bizim desteğimize ihtiyacınız yok mu dedim; içinizden "yok" dediniz.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Var, var...
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Buyurun yapın diyorum. Buyurun yapın arkadaşlar. Böyle bir şey yok. Biz, bu teklifin bir an önce tekrar komisyona çekilmesini, Anayasal zorunluluğu yerine getirdikten sonra yeniden Meclisin gündemine getirilmesini ve hukuka uygun, hukukun üstünlüğüne uygun bir yapıyla bu Meclisten geçirilmesini diliyoruz. Aksi takdirde, çok aceleye getirdiğiniz bu iş, Sayın Cumhurbaşkanından dönecek; çünkü, Anayasaya açık olarak aykırı; tekrar, yeniden bir oylama yapılacak ve bir süreç daha yaşanmış olacak. Buna meydan vermeyelim arkadaşlar. Buna meydan vermeyelim. Biz, yapıcı muhalefetliğimizi gösterelim; ama, siz de, yapıcı iktidar olduğunuzu, yapıcı çoğunluk olduğunuzu lütfen gösterin arkadaşlar.
Ben, sözlerimi daha fazla uzatmıyorum; çünkü, usul olarak zaten karşı olduğum, hukuka usul olarak aykırı gördüğüm böyle bir teklifin görüşülme zemininin olmadığını söylüyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 25 Ekim 2005