Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)
Malatya Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 608 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLERİNİN BAZI DİSİPLİN CEZALARININ AFFI HAKKINDA (S.S 952)); konuşma 608 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-06-21-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlerinin-bazi-disiplin-cezalarinin-affi-hak-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Değerli arkadaşlarım, sayınız çok olabilir, grup olarak gönderip, bizi dışarı da atabilirsiniz, bu mümkün, bu mümkün; fakat, biz, demokratik haklarımızı kullanacağız. Hepsini kullanacağız. Bunda bir kere anlaşalım.
Değerli arkadaşlar, biraz önce, Salih Kapusuz, olayı çarpıttı. Biz, kimseden ulufe falan filan istemiyoruz. Benim istediğim bir şey var -Hayati Bey hukukçu- mahkeme bir yürütmeyi durdurma kararı vermiş, yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Mantığı da şu arkadaşlar: Diyor ki mahkeme: 1.4.2005 tarihinde, Anavatan Partisi 10 milletvekilini aşmıştır, o tarihte geçici 16 ncı madde yürürlüktedir. Devlet yardımı siyasî partilere bir seçim dönemi için mükteseplik arz eder, her yıl ödenmesi bütçenin yıllık yapılmasından kaynaklanan bir şeydir. Dolayısıyla, yürürlükten kalkan 16 ncı madde Anavatan Partisinin müktesebini ortadan kaldırmaz. Bunu, Maliye Bakanlığı her yıl ödemek zorundadır, resen ödemek zorundadır, hiçbir parti talep ederek almamıştır, direkt öder; ödemediği için, bu talebi yerine getirmediği için, hukuka aykırı işlem yapmıştır, ödemesi gerekir diye idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Maliye Bakanlığının avukatları, bunun usul olmadığını, biraz önce Salih Beyin burada anlattıklarını, Bölge İdare Mahkemesine uzun uzun itiraz etmişler. Bölge İdare Mahkemesi de, Maliyenin bu itirazlarını reddetmiş, usule, hukuka uygun bulmamış, mahkemenin kararının doğru olduğunu ve ödenmesi gerektiğine dair yürütmeyi durdurma kararını onaylamış.
Şimdi, bizim istediğimiz şey nedir; mahkeme kararına uyun, Maliye Bakanlığı mahkeme kararına uysun. Yani, hukuka uymayı istemek… Az mı hukuka uyma istediniz siz geçmişte?! Az mı istediniz yani?!. Şimdi, hukuk kararlarına uyulmayacaksa, yargı kararlarına uyulmayacaksa, yargı kararlarını, Sayın Grup Başkanvekili, gelip, bu kürsüde tartışma konusu yapacaksa, bunun hukuk devleti olduğundan bahsetmek mümkün mü?! Şimdi, öyle anlatıyor ki, efendim, ortada şey yok da, biz de… Böyle bir şey var mı?! İşte karar; elinizde sallıyordunuz, okudunuz. Cumhuriyet Halk Partisinin çok değerli Maliye Başhukuk Müşavirliğinden emekli hukukçusu okudu "karar doğru, Hükümetin buna uyması lazım, devletin buna uyması lazım" dedi. Ha devlet uyuyor. Parayı da devlet ödeyecek. Yani, size devlet ödemedi mi 42 trilyon lirayı?! Devletin parası, hiçbirimizin parası değil. Siyasî partiler de babamızın malı değil. Siyasî partiler milletin partileri. Anavatan Partisi de bu milletin partisi, AK Parti de milletin partisi; ne liderlerin partisi ne de bir başkalarının partisi. Partiler millete ait. Ha, milletin adına, milletin partisinin hak ve hukukunu… Yani, yargının kararına rağmen…Karşı mı geliyorsunuz bu yargı kararına?! "Efendim, bizim hukukçularımız böyle diyor." Sizin hukukçularınız bunu Bölge İdare Mahkemesine, idare mahkemesine defaten söylediler; reddetti mahkeme, haksızsınız dedi. O zaman hakka ve adalete gelin.
Değerli hukukçu Ali Bey biliyor, kendi hukukçuları Maliye Başhukuk Müşavirliğinden emekli "olur mu böyle bir eylem, olur mu böyle bir işlem, buna uyması lazım" dedi. Kaldı ki…
Şimdi deniliyor ki: Hazinede, Maliyede, bütçede para konulmamış. Değerli arkadaşlar, AK Parti 4 Ağustosta kurulmadı mı?! 4 Ağustos 2001. Peki, 2001 bütçesinde AK Parti için ödenek konulmuş muydu; hayır, konulmamıştı; ama, kurulduktan sonra hazine yardımını aldı; çünkü, devletin görevi, bir parti şartlarını oluşturmuşsa ödeneğini vermek devletin görevi. Şimdi, ben, devleti idare edenlerin devleti idare edemediğini, hukuka uymadığını, bunda devletin bir kabahati olmadığını, aslında idarecilerin bu basireti gösteremediğini dillendirirsem, bir hukuksuzluk ortaya getirirsem… Para pul filan istediğim yok, yok!.. Biz Anavatan Partisi olarak, devlet para yardımı edecek diye mi ayrıldık?! Devlet yardım edecek de mi siyaset yapacağız diye ayrıldık?! Asla yok. Bu millet bilsin ki, asla yok. Anavatan Partisinin milyonlarca üyesi var. Bu, Özal'ın partisi. Anavatan Partisinin hiçbir zaman tabelası da inmez, hiçbir zaman bu millet Anavatan Partisini bu durumda da bırakmaz. Vallahi harçlıklarından verirler. Hele hele 355 kişilik Grup 20 kişilik Anavatan Partisinin kapısına kadar, onu dışarı atmak için, dövmek için ayağına kadar giderse, bir de Grup Başkanvekili, bu millet bu Anavatan Partisini daha çok yaşatır, çok da yaşatacaktır. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
Olay bu, hukukî durum bu. Kimseden ulufe istemiyorum; ama, siz devleti yönetiyorsunuz, devletin mahkemesinin verdiği kararlara uymak mecburiyetindesiniz…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 21 Haziran 2006