İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Haziran 2004 · 832 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 10 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)); konuşma 832 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-06-10-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, burada, iki farklı tartışma var. Her iki noktada tartışmak, bu işi, pancardan şeker imal eder gibi, bir tesisin özelleştirilmesi gibi görüşmek yanlıştır. Bir ayakkabı fabrikasının, bir içki fabrikasının özelleştirilmesi değildir burada konuştuğumuz; burada, farklı bir kurumu konuşuyoruz, farklı teknik altyapıları olan, bütünlüğü olan bir konuyu konuşuyoruz; bunun, bir şekilde, böyle algılanması lazım.

İkinci yanlış tartışma kârlılık üzerine yapılıyor. Yani, bir özelleştirmede, hiç kimse bana söyleyemez ki, özelleştirmenin parasal değeri, o özelleştirmeyi başarılı kılmaz. Eğer, özelleştirme sonucunda elde ettiğiniz sosyal, ekonomik, toplumsal faydalar bir bütünlük içerebiliyorsa, özelleştirmenin o zaman faydalı olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanırım, hepimiz aynı düşünüyoruz. Peki, bunlar var mıdır; birlikte bir bakalım.

Önce, ekonomik yönü... Arkadaşlar, hep, özelleştirme tartışıldı; bu tür stratejik kurumların özerk kurumlar haline getirilip, modern, bağımsız bir altyapıyla teknolojik yönetimlere uydurulması tartışılmadı. Bugüne gelinceye kadar, biz, bunu tartıştık. Deniliyor ki: "2003'ten sonra biz bu kurumu toparlayabilir miyiz?.." Hakikaten çok zor görünüyor. Şimdi, elinizde bir kurum olacak, bunun, fiber kapasitesinin dahi, sadece yüzde 3'ünü, yüzde 5'ini kullanabileceksiniz -sadece o kadar kullanıyoruz, diğeri kullanılmıyor; boşta, verilmiyor- internet altyapısına yatırım yapmayacaksınız ve haberleşmede insan yaşamını kolaylaştıracak teknik altyapıyı, düzenlemeleri yapmayacaksınız, idarî düzenlemeleri yapmayacaksınız "zarar ediyor" diyeceksiniz!..

Değerli arkadaşlar, şimdi, şöyle düşünün: Biz milletvekili olduk, milletvekilliğine odaklanan bir işadamının iş yaparken başarılı olma şansı var mı? İş hayatı vardır, siyasal hayatı vardır; siyasal hayatını sürdürene kadar kendi iş yaşamının bir sorumluluğu vardır, onun gereğini yerine getireceksiniz. Siz, özelleştirmeyi başlatmadan önce, yıllar önce yatırımı keserseniz, mantıklı, makul istihdam yaratmazsanız, yapmazsanız, uzmanlığa önem vermezseniz, teknolojik yapılanmada yenilenmeye gitmezseniz, o kurumun kârlılığından veya varlığından söz etmeniz mümkün olabilir mi?! Türkiye'de bugüne şimdi gelinmiştir demiyorum, onbeş yirmi yıldır bir süreç buraya doğru geliyor. Sektörlerimiz yeniden yapılanma olmadığı için zarar ediyor zaten.

Sosyal yanına bir bakalım. Arkadaşlarımız diyor ki: "Biz, stratejik açıdan -onu da konuşacağız birazdan- bu işin önlemini aldık, uydularımızı, uydu operatörlerimizi başka bir anonim şirkete vereceğiz, açacağız, buranın dışında olacak, stratejik açıdan kendimizi güvende hissedeceğiz. Bununla da kalmayacak -aynen gerekçedeki ibareyi okuyorum- yoğun teknoloji gerektiren, başka alanlara transferi mümkün olmayan, yetiştirilmesi uzun zaman alan, maddî kaynak tüketen kamuda istihdamında güçlükler bulunan personelin yerinde görevlendirilmesi de düşünülerek uydu operatörlerinin farklı bir şirket altında faaliyet göstermesi doğru bulunmuştur."

Arkadaşlar, sadece uydu alanında değil, bu anlattığım personel Telekomun tüm sahasında var. Şimdi, devletin katılımı yüzde 50'nin altına düşmese bile, bu personel dağıtılabilecek; bir kısmı devlet kurumlarına dağıtılacak, hakları sınırlanmış, -az sonra arkadaşlarımız da konuşacaklar- bir kısmı isterse emekli olacak, emekliliği gelmemiş olanlar da ayrılmak isterse hakları korunmuştur. Tamam, güzel; ama, düşünebiliyor musunuz, teknik bir adamı oradan koparacaksınız, bir başka kuruma göndereceksiniz; siz, bu ülkeye verdiğiniz her şeyi unutun, gidin orada bir yerde çalışın diyeceksiniz.

Arkadaşlar, bu kurum özel bir kurumdur. Burada istihdam ettiğiniz bir dolu arkadaşımız bir başka kurumda kendi işini yerine getiremez; çünkü, onun eğitim alanı buydu, onun teknisyenliği buradaydı. Özelleştirdiğiniz zaman, bu insanların orada kalmasını sağlayamazsınız ve bir dolu insan da huzursuz. Böyle bir gelişim, böyle bir açılım olmaz.

Stratejik yanına geliyorum; stratejik midir? Hepimiz biliyoruz değerli arkadaşlar, bu yazılım altyapısıyla, ne uydu sistemimizin ne internet ve yazılım altyapımızın sosyal açıdan güvenliğinden söz edilebilir; ne ses ne veri ne data güvenliği vardır. Şimdi, yoktur; nedeni, yazılım altyapısıdır. Bunu iddia eden bir arkadaşım varsa, Sayın Bakanım "bu böyle değil" diyorsa, istediği platformda saatlerce bunu tartışmaya varım. Televizyon programında da varım; böyle bir güvenlik yoktur. Süratle, yazılım altyapısına yatırım yapılmalıydı; ama, yapılmadı. Süratle, kendi uzmanlarımızın kontrolü altında yeni yeni birimler oluşturulmalıydı; bu da yapılmadı; ama, gelindi, şimdi özelleştirilecek...

Değerli arkadaşlar, uyduda da şunu yapamazsınız: Bu da yanlış tartışılıyor; sanki, uydu stratejiktir, ayırırsak güvenliği hallettik. Arkadaşlar, en güvensiz haberleşme alanı uydudur. Dünyada herkes bilir ki, yeraltı kablolama sistemi, haberleşmede her zaman güvenlikte birinci sıradadır. Bu nedenle farklı tartışmayalım; sanki, uydu güvenli, kablo sistemi güvensizmiş gibi. Bu bakış açısı, bu anlayış yanlıştır. Ben, bu yanlıştan dönmek için sizinle bunları paylaşıyorum.

Değerli arkadaşlar, üç ana tema saydım; biri, stratejik olması. Stratejik olması açısından, bu kurumun büyük bir bölümünün özelleştirilmesi, devletin yetkisinin, denetiminin bu kurumun sadece içerisinden değil, yukarıdan yapılmaya çalışılması bir eksikliktir; birinci eksiklik bu. Sosyal politikalar açısından istihdamda bu kadar insanın aynı teknik verimlilikle başka bir kurumda değerlendirilmesi mümkün değildir; sosyal politikalar açısından eksikliktir; iki. Üçüncüsü, değerli arkadaşlar, ekonomiklik. Biz, bu kurumu verimli işletebilirsek, inanın bana, Telekomünikasyon Kurumu, Türkiye'nin en kârlı kurumlarından biri haline gelir.

Teknoloji çağında, bir sonraki dönemde, bizim, istihdam diye bir sorunumuz da olmayacak. Teknoloji geliştikçe istihdam sayınız azalıyor. Oradan açılan, boşalan yerlere siyasî kararlarla insan doldurmazsak, bu kurumu var olan yapısıyla yaşatmak mümkündür. Bu nedenle, tüm arkadaşlarımızı duyarlı olmaya çağırıyorum.

Bu kanunda, özellikle, sadece paraya odaklanarak yapılan bir özelleştirme anlayışının bizi doğru yere götürmeyeceğine inanıyorum.

İnternet altyapısının daha güvenli kullanılabilmesi için, yeterli yatırımın yapılmasını burada defalardır vurguluyorum.

Aynı zamanda, kendi bünyesine alınmayan elektronik imza sağlayıcılarının da... Devletin kendi işlemleri için, kendi bünyesinde yaratacağı bir elektronik imza servis sağlayıcısının olması gereğini özellikle vurguluyorum; diğerlerinin de denetiminin Türk Telekomünikasyon Kurumunun bünyesinde olmasını, Türkiye'nin veri güvenliği açısından da bundan sonraki ikili anlaşmaların güvenliği açısından da zaruret olarak görüyorum.

Hepinizi, bu düşüncelerle, saygılarla selamlıyorum değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 10 Haziran 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook