İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 97. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2006 · 1.029 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 3 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)); konuşma 1.029 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2006-05-03-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi üzerinde söz aldım. Daha önce grup danışma kurulunda Sayın Çelik ve Sayın Meclis Başkanına ilettiğim Türkiye'nin gelişimi konusundaki tüm hassasiyetlerimi burada da sizinle paylaşmak istiyorum.

Biliyorsunuz, bugün Meclisimizin gündeminde enerji dağıtım kanunu var. Sayın Bakanımın da burada olması çok büyük bir şans; çünkü, birçok konuda müşterek düşündüğümüzü zannediyorum.

Değerli arkadaşlar, dünyada stratejik açıdan, sosyal açıdan en büyük hacmi tutan sorun, enerji sorunudur. Türkiye, maalesef, 2002'den bu yana enerji kanunları üzerinde defalarca tedbir almasına rağmen, bu konunun çözümüne yönelik ciddî bir aşama kaydedememiştir. Bizim verdiğimiz araştırma önergesi, sadece zarara uğratılan yap-işlet-devret modellerindeki yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını içermiyor, Türkiye'de bu enerji sorunlarının ortaya ve açığa çıkarılmasını sağlamak, Türkiye'nin önüne yeni, sağlam yapıya sahip bir enerji politikasını oturtabilmektir. Baştan beri Türkiye'nin buna ihtiyacı vardı. Sadece Enerji Bakanlığı bünyesinde veya Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ya da enstitülerin çalışmasıyla Türkiye'deki enerji sorununu yapısal olarak çözmek mümkün olmadı.

Şimdi, bakın, bir haklılığım var bunu istemekte. Değerli arkadaşlar, yaklaşık bir yıl önce yenilenebilir enerji kanununu çıkardık Meclisten; Sayın Bakanın da onayını aldık, sizlerin de onayını aldık; ancak, orada bir uyarı yapmıştık. Eğer gerekli tedbirleri almazsanız, 5,5 veya 6 euro sentlik bir temel kabulü koymazsanız kamu adına ya da alım süresini, alım garanti süresini on yıla çıkartmazsanız, yatırımcılar kredilerini alamaz demiştik. Biz, geçen hafta bir toplantı yaptık. Dün de, Sayın Bakan, yenilenebilir enerji konusunda yatırım yapan firmalarla, zannediyorum, bir toplantı yaptı.

Değerli arkadaşlar, yenilenebilir enerji konusunda ülkede lisans almış birçok firma var; ama, kaç firma yatırıma başladı biliyor musunuz; sadece 1, sadece 1 firma yatırıma başladı. Yani, Türkiye'de üretim yatırımları yapılmıyor. Sayın Bakan dünkü toplantıda çözüm arıyor, bu yatırımların gerçekleşmesi için. Kendisini destekliyorum; yapsın bu çalışmalarını bizim önümüze getirsin. Bu ikinci basamak olacak; ama, olsun. Biz, doğru ne zaman yapılırsa yapılsın onun arkasında dururuz; ama, şimdi bir yanlış yapılıyor. Elektrik dağıtımının özelleştirilmesi, yeterli çalışma yapılmadan Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getiriliyor. Eğer bu özelleştirme kanununu bugün çıkarırsanız, sadece kanunu çıkarmış olursunuz, Türkiye'nin sorununu çözemezsiniz.

Nedeni şu: Değerli arkadaşlar, yatırımda ve özelleştirmede -ki, Türkiye elektrik dağıtımı da bir yatırımdır- farklı riskler var. Bu kanun hazırlanırken bu risklerin hiçbiri dikkate alınmamış. Birincisi, ekonomik riskler; piyasa riskleri dikkate alınmamıştır. Bunlardan üretim, toplam üretim maliyeti, dağıtımdaki yatırım maliyeti dikkate alınmamıştır. İkincisi, çalışma riskleri. Bunların içerisinde öngörülen sürenin uzaması, maliyetlerin saptanması konusundaki eksiklik var. İşletme riskleri vardır; yetersiz rezervler ve bunların donanımı, dağıtımı konusundaki riskler. Politik riskler vardır; düzenleme riskleri ve bunun hukukî gerekleri.

Bakın, bu dağıtımda eğer bu kanun öngördüğünüz gibi çıkarsa, hemen 9 tane firma mahkemeye başvurur ve sizden hak ister. Sayın Bakan da biliyor ki, bu kanunla birlikte, imtiyaz sözleşmesi hakkından dolayı dağıtımda el konulmuş şirketlerin tamamı dava açma hakkına sahip oluyor. Bu şirketler dava açtı mı, kanun işlerliğini kaybeder. Göz göre göre bunu yapamazsınız. Türkiye'de 21 bölge var; Kayseri'yi çıkarırsak, 20 bölge. Siz, özelleştirmeyi yaparken, 20 bölgeye göre tasarlayarak bir kanun çıkardınız; ama, yapılan bir çalışma var, Türkiye'yi 6 bölgeye düşürüyor.

Bunun anlamı şu, arkadaşlar: Önce özelleştirme İstanbul'dan başlayacak; yani, pazarın yüzde 65'inin olduğu yer İstanbul, Türkiye'de enerji tüketimi yoğunluğunun olduğu yer İstanbul, dağıtım yoğunluğunun olduğu yer İstanbul, yine, kaymağı olan bölgeler özelleştirilecek, yabancı şirketlere kaptırılacak, TEDAŞ'ın elinde sadece ve sadece yatırım sorunu olan güney ve güneydoğu illeri kalacaktır. Bunun altından kalkamazsınız.

İkincisi, mahkemelere verildiği anda bu kanunun işlerliği durur. İşlerliği durduğu anda, siz, Türkiye'de, uygulamada bu işleri yapamazsınız, yeniden kanun getirmek zorunda kalacaksınız. Bunun önünü alabilmek için yapmanız gereken, bizim önerimize kulak vermektir.

Sayın Keleş, burada, araştırma önergesinin görüşülmesini istiyor. Bize fırsat verin. Meclisin çok fazla vaktini almaz. Temel koşulları biz Meclisin önüne getirelim, bunu enine boyuna tartışalım, bir araştırma komisyonu kuralım, hem dünyada enerjinin geldiği boyutu hem de Türkiye'deki enerji riskleri ile enerji üretiminde, dağıtımındaki sorunları birlikte inceleyelim. Bunu yaptıktan sonra, bu kanunları, eğer gerekiyorsa, Türkiye'nin önüne beraber getirelim. Sayın Bakan, eminim, benim gibi düşünüyor.

Bu kanun, getireceğiniz kanun, bir geçiş süresi öngörmüyor değerli arkadaşlar. Geçiş süresi öngörmediği için, tali, kadük kalmaya, yani, pratikte işlerlik kazanmak yerine işletilmemeye mahkûmdur bu kanun. Türkiye'deki mahkemelerin sizin davalarınızla dolup meşgul edilmemesini sağlamak için, kanunda yeni yapısal düzenleme yapmanız şarttır.

Değerli arkadaşlar, şimdi, lehte konuşacak arkadaşlar, şüphesiz, çıkıp diyecektir ki, kanun geliyor, kanuna birlikte katkı koyun, kanunu düzenleyelim. Ancak, değerli arkadaşlar, kanun maddesel açıdan değil, yapısal açıdan müthiş bir uyumsuzluk içerisindedir. Eğer bu kanun çıkarsa, özelleştirmiş olmazsınız, Türkiye'deki enerji dağıtım alanlarını yabancılaştırmış olursunuz. Hele kanunda yabancıların önünü açan "abone sayısı kadar, Türkiye'de dağıtım bölgelerinde referansa tabi işlem yapılır" ibaresi var ki, bu, bizi iyice çıkmaza sokar; çünkü, İstanbul'un abone sayısı kadar bugüne kadar üç yıl deneyim kazanmış bir şirket yok. İstanbul'daki abone sayısı kadar deneyimi olan dünyada birkaç tane şirket var. Bu hazırlık, Türkiye'nin dağıtım ihalelerini büyük uluslararası şirketlere teslim etme hazırlığıdır. Bu nedenle, hem ulusal sanayiciyi korumak hem hukuksal çelişkileri ortadan kaldırmak hem de yapılanmada dikey bütünleşik yapıyı, yani, üretimin özelleştirilmesi ile dağıtımın özelleştirilmesini makul geçiş sürelerine sığdıran, kamunun da enerji üretiminde, enerji dağıtımında yerini saydam ve şeffaf olarak belirleyen bir kanun ihtiyacı var. Bu kanunun hazırlanması, hem süre hem de teknik bilgi açısından, bir güne, bir haftaya sığdırılamaz değerli arkadaşlarım.

Türkiye'de çıkarılan kanunların sorumluluğu Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerindedir. Siz, eğer bunu teknik kurullara, komisyonlara, Meclis dışı komisyonlara, kurullara havale ederek yapılan düzenlemeyi görüş alınmış olarak kabul ederseniz, Türkiye'de yanlışlar zincirine devam edersiniz. Şu duyarlılığı gösterin: Bizim araştırma önergemizin görüşülmesini kabul edin lütfen. Eğer bunu kabul ederseniz, bu süre içersinde hem toplumsal sorumluluğumuz gereği, ülke ihtiyacını sizinle paylaşır hem de elektrik dağıtımı konusunda kanun hazırlanmasında Cumhuriyet Halk Partisi olarak gerekli katkıyı nasıl vereceğimizi birlikte görürüz. Eğer bunu yapmazsanız, yap-işlet-devrette Sayın Bakanın da kabul ettiği yolsuzlukların ortaya çıkarılmasında Türkiye Büyük Millet Meclisini pasif duruma sokmuş olursunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayın Sayın Seyhan.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Eğer bunu yapmazsanız, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye'de şu ana kadar meydana gelmiş duyarsızlıkların ve ihmallerin ve ortaya çıkmış yolsuzlukların ortaya çıkarılmasında pasif duruma getirmiş olursunuz. Sizin de kabul ettiğiniz bu yolsuzlukların, yeni bir çerçevede, kamuya sosyal, siyasal ve ekonomik hak haline dönüştürülebilmesi için mutlak sorgulanması ve hesap sorulması gerekir. Eğer, bunun hesabını soracak bugünkü araştırma önergesinin önünü tıkarsanız, bunun hesabını halk, Türkiye Büyük Millet Meclisinden ve özellikle İktidar Partisinden soracaktır.

Duyarlılığınızı bekliyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 3 Mayıs 2006

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook