İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)

Taner Yıldız

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 98. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Mayıs 2006 · 526 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Taner Yıldız (AK Parti), 4 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)); konuşma 526 kelime.

Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2006-05-04-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TANER YILDIZ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de, bir kez daha, sizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, bu maddede, özellikle muhalefetin endişesini giderebilecek önemli bir düzenleme yapılıyor; o da, enerji piyasasının serbestleşmesinde yerli şirketlerin payının yükseltilmesini istemiştik haklı olarak -ki, bu, son derece yerinde bir istek, hepimizin talebi de budur- ama, dün akşam da belirttiğimiz gibi, eğer, özel sektör ve kamu sektörü, hep beraber, o yıl yaptıkları tasarruf miktarı, o sektörün büyüme hızının tasarruf miktarından, büyüme hızından düşükse, mutlaka, uluslarararası sermayeye ihtiyaç hissedeceklerdir dedik. Bu, iktisadî bir kural. Bu açıdan, öncelikle, şirketlerin nama yazılı hisseleriyle alakalı bir düzenleme yapıldı. Biliyorsunuz, bu şart kaldırıldığı zaman -üretim faaliyeti gösteren tüzelkişilere ilişkin düzenlemelerin olabileceği ve serbestleşmenin ve yeni üretim yatırımlarındaki teşvik edici bir ortamın tesis edilmesinde- hem dağıtım hem de üretim varlıklarının özelleştirilmesinde, direkt katılabilecekler. İMKB'de ve halen işlem gören, malî açıdan daha güçlü şirketlerin oluşmasıyla beraber bu yatırımların artması sağlanacaktır.

Tabiî, diyoruz ki, özellikle malî varlıkları ve özsermaye miktarları açısından, yerli şirketlerimizin, olabildiğince fazla bir oranda dağıtım şirketlerinin ve üretim şirketlerinin özelleşmesine katılması gerekmekte. Bunun birçok faydasını görmekteyiz; ancak -zaman zaman konuşmalara şahit oluyoruz- öyle bir konuşma yapılabiliyor ki, hem hukuka uygun olsun isteniyor -ki, doğru- ama, hukukun karar verdiği bir konu üzerinde ise, tekrar karar vermemiz istenebiliyor.

Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığımız çalışmalarda, ÇEAŞ ve Kepez hisselerinin azınlık hisselerine bir hak tanınmasıyla alakalı bir talep vardı; bunun üzerinde uzun uzadıya konuşmuştuk. Tabiî ki, biz de istiyoruz; yaklaşık 105 000 000 dolarlık bir portföyün, mutlaka, azınlık hisselerine sahip olan bu vatandaşlarımızın karşılığında bir hak sahibi olabilmelerini. Ama, tabii ki, hukukî düzenlemelerin ötesinde olmayacak bu düzenlemeler.

Bakın, bu konuyla alakalı, kamuoyunun da bilgisine sunmak açısından diyorum; ÇEAŞ ve Kepez azınlık hisselerinin statüsünü belirlemek açısından bir bilgiyi vurgulamak isterim. Biliyorsunuz hem İmar Bankası hem de ÇEAŞ ve Kepez şirketleriyle alakalı bir karar alınmıştı; ama, bu iki kararın da statüleri, hükümleri farklıdır. Bir tanesi TMSF'ye devriyle alakalı, diğer bir tanesi ise elinde bulunan imtiyaz hakkının kaldırılmasıyla alakalı. Yani, siz, imtiyaz hakkı kaldırılmış bir şirkete TMSF'ye devrolmuş muamelesi yapmak isterseniz, burada alacağınız sonuç farklı olur. İmtiyaz hakkı elinden alınmış bir şirketin ticarî faaliyetleri devam etmektedir; ama, elektrik dağıtım ve üretimiyle alakalı ticarî faaliyetleri durdurulmuştur.

O açıdan, bizim, ÇEAŞ ve Kepez Anonim Şirketinin şu anki faaliyet gösterdiği alanla alakalı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu gibi muamele etmemiz mümkün değildir. Biliyorsunuz ÇEAŞ ve Kepez, azınlık hisseleri dava etmişlerdi ve Danıştayın bir kararı vardı. Ben, Danıştay kararını kısaca okumak istiyorum: "Dava konusu olayda davacının borsada işlem görmesi… Borsada işlem görmesi men edilen falan şirketin hisse senetlerinin sahibi ve ortağı konumunda bulunduğu, her ticarî faaliyette kâr sağlamak asıl olmakla beraber, zararın da olası olduğu ve zarara uğrama riskini, sürdürülen faaliyetten soyutlanma olanağının bulunmadığı açık olup, uğranıldığı ileri sürülen zarar nedeniyle dava idarelerinin tazminiyle sorumlu tutulması mümkün değildir."

Şimdi, böyle bir yargı kararı var. Bu yargı kararına, tekrar itiraz edilmiş ve ilgili idarî dava idareler kuruluna gitmiş ve orada da reddedilmiştir. Şimdi, bununla alakalı, bizim, tekrar, artı bir düzenleme yapmış olmamızın farklı bir statüsünün kurulması lazım.

O yüzden, bu kanun tasarısına derç edilmesiyle alakalı konular, hem alt komisyonda hem de ilgili Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüş; ama, bu düzenlemenin yerinin burası olmadığı konusunda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 4 Mayıs 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook